Turhan Çömez güven vermedi…

Peki…programı izleme isteğimiz, o saatten sonra niçin azaldı ve televizyonumuzu program bitmeden neden kapattık, aşağıda ki gerekçeleriyle açıklayalım.


Programın konuğu AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez; partisinin grup toplantısında, kimi bakanların icraatlarını ve özelleştirmelerle ile ilgili hükümetin bazı uygulamaların usulsüz ve yanlış olduğunu ileri sürerek grubunda sert bir konuşma yapmış olduğunu hepimiz biliyoruz.


Ayrıca Sayın Çömez, grup toplantısında,  AKP’de parti içi demokrasinin olmadığından yakınarak, partinin milletvekilleri olarak kendilerinin birer kurşun asker konumunda olmadıklarını, anlamlı bir açıklama ile ortaya koymuştu… 


Ne olduysa, üç gün kadar önce, partisinin grup toplantısında sert ve kararlı bir tavır ortaya koymuş bulunan Turhan Çömez’in; program sürecinde saatler boyu “ne şiş yansın ne kebap” tarzı çekingen ve durumu idare edici bir konuşma tarzını ortaya koyması, çok sayıda ki izleyici gibi; bizim de, hem programı izleme isteğimizin, hem de Sayın Çömez’in şahsına karşı yeni yeni oluşmaya     başlayan güven duygumuzun,  büyük ölçüde azalmasına neden oldu?    


Bu satırların yazarı olarak, altını çizerek söylüyoruz; AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez’in son çıkışında, demokrasi arayışı ve toplumculuk adına hiçbir şekilde samimiyet yoktur.


Programda ki konuşmalarıyla, gerçek amacı ortaya çıkmış olan Çömez, ikbal arayışı içerisindedir. Kendisine partisinden itidal, en azından şimdilik olayı somut verilerle ileriye götürmemesi tavsiyeleri geldiği anlaşılan Çömez’in, programda şaşılacak ölçüde geri dönüşle, yuvarlak cümlelerle durumu idare etmeye çalışmış olması izleyicilerin gözünden kaçmadı.   


Partisi ile uzlaşmaya varamadığında;  işin boyutu (sanmıyoruz ya), ihraca kadar  giderse görün bakın; Turhan Çömez, programda sayın Cevizoğlu’nun karşısında saatler boyu, geçiştirdiği ve anlamazlığa geldiği sorularda ki gerçeği, kamuoyuna ne sert cümle ve açıklamalarla yansıtacaktır!


Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, geçmişte özel kalem müdürlüğü’nü yapmış olduğunu, Tayyip Erdoğan’la seçimden önce ABD’ye özel kalem müdürü konumuyla gittiğini, izleyicilerin sorularından önce kendisi açıklamayacak denli tedbir içerisinde olan bir Turhan Çömez, ne yaparsa yapsın, birçok izleyicinin gözünde bundan böyle soru işaretli bir şahsiyettir…


İnandırıcılığını yitiren Çömez’in, AKP adına propaganda yaptığı ve grupta ki  çıkışını, bazı beklentilerine yanıt almak için gündeme getirdiği izlenimini vermiştir.
Neden sorulara yuvarlak yanıtlar veriyor sunuz biçiminde ısrarla gelen izleyici sorularını da, yine sürekli yuvarlak söylemlerle yanıtlayan Çömez;  partisine karşı ileri sürmüş olduğu iddialarında eğer gerçekten samimi idiyse,  programdaki tutumu ve sergilemiş olduğu tavır, şahsı adına talihsizlik olmuştur.


Programdan sonra, pek çok izleyici gibi biz de Çömez’in bir şekilde ikbal arayışı içerisinde olduğu kanaatına vardık. Bir buçuk yıl özel kalem müdürlüğünü yapmış olduğu Tayyip Erdoğan’a karşı çıkışının; birçok özel, resmi hatta gizli konuları zamanında genel başkanıyla paylaşmış bir insan konumuyla, doğal ve anlaşılabilir olduğunu kabul etmiyoruz…


Programda Brezilya’ya gidip,  Devlet Başkanı Lula ile birlikte yemek yediğini söyleyen Çömez, bu ülkeye 40 yıl sonra iktidara gelmiş olan sol bir partinin, iktidara ulaşmada ki, başarı öyküsünü araştırıp incelemek için gittiğini söylüyor.


Bu gidiş nasıl olmuştur?
Milletvekili olarak bir devlet başkanıyla yemek yiyebilme olanağı nasıl ve kimler tarafından sağlanmıştır?
Kendi isteğiyle ve kişisel maddi olanaklarıyla mı gitmiştir?
Yoksa partisinin, hatta genel başkanının talimatı ile mi gitmiştir?
Uzak bir ülkede, iktidarda ki sol tandanslı bir partinin başarı öyküsünü araştırmak, neden akla gelmiş ve sonuçta, Sayın Çömez partisine bu gezi ile bir rapor sunmuş mudur? Sunmuşsa raporun mahiyetini açıklayabilir mi?


Kıbrıs’ı köy köy dolaştığını söyleyen Çömez, yine bu gezisini partisinin imkanlarıyla ve AKP adına mı yapmıştır? Yoksa, kişisel bütçesiyle mi bütün bu dış gezileri hayata geçirmektedir?


Eğer öyleyse, öbür milletvekillerimizin pek çoğunda göremediğimiz, bu yoğun çaba, sayısız iç ve dış geziler, konferanslar, paneller, parti hesabı dışında, sadece vatana hizmet duygularıyla yapılmakta olan aktiviteler midir?


Konunun bir başka yönü.


Bu kez sözümüz,  takdir ettiğimiz ve dürüstlüğünden kuşku duymadığımız sayın Cevizoğlu’na.


Programa telefonla katılmak için illa emekli albay, emekli general, emekli pilot, belediye başkanı ya da bir sivil toplum kuruluşunun örneğin sendikanın başkanı mı olmak gerekiyor?


Telefon başında ki genç arkadaşlar, söylenenleri ellerinden geldiği ölçüde eksiksiz not almaya çalıyorlar ama, onların çabalarının pek çoğu beyhude!
Nasıl olsa sorulanların yüzde 80-90’nı sorulmayıp çöp kutusuna atılacak? Ayni şekilde kısa mesajlar, gelir kaynağı olmaktan öte işlevsel değiller.


Ne yazık ki yılların,  köşe yazarı ve televizyon programcısı olarak, “emekli genaral”, “emniyet müdürü” “belediye başkanı”…. Olmadığımız için, programa ulaştığımız halde canlı yayına bağlanmadık ve sorularımız konuğa yöneltilmedik? Programa bağlanmak umur kazanmak isteğimizden değil di, adam gibi birkaç soruyu toplum adına sayın Çömez’e sormaktı.


Eğer bağlanabilseydik, sorularımızın bazıları yukarıda ki gibi olacaktı…


Belki bu uyarı bundan sonra ki programlarda dikkate alınır da, sokakta ki sade vatandaş ta sesini duyurma olanağına sahip olur!


burhanaozbey@yahoo.com 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.