Turizm dedikleri…(IV)

Sıkıcı siyaset havasından uzaklaşıp, 3-4 gün turizm yazmak bayağı iyi geldi bana.
Gözlem yapmak ve bunları okuyucuya aktarmak çok yararlı da, bu gözlemleri çeşitlendirmek daha iyi ve yararlı sanırım.
Gerçi sokağın, halkın sesine hep kulak veren biriyim.
Bu yaz da turizmci, otel sahibi, tatilci, gurbetci seslerine kulak kabarttım.
Bir çok “Alamancı” aile tanıdık tatil yaptığımız Febeach Otel’de.
Tabii, eski bir gazeteci olarak otelin sahibi Fehmi İncidiş’e de kulak verdim.
Bu arada hemen belirteyim, iki yıllık bu otel yönetiminde (A) takımını iyi kuran Fehmi bey yönetici bayanları büyük yetkilerle donatmış. İyi de etmiş. Kadın eli değen her sorun çabuk çözüme kavuşuyor olmalı. Yüzleri de devamlı gülüyor.
Kadınlar için yaptığım bu kadar pozitif ayrımcılık yeter.
Erkek yöneticiler de etkililer ve güleryüzlüler. Haklarını yemeyelim.
Fehmi bey sayesinde Manavgat’ın ileri gelenlerini de tanıma şansım oldu kısa süre içinde..
Fırsat bulup, turizmi kendi çaplarında masaya yatırırken önyargılı değillerdi.
Hepsi yöreye daha fazla turist gelmesini, daha fazla dövizin akmasını istiyorlardı.
Side-Manavgat Turizm İşletmecileri Yönetim Kurulu üyesi olan İncidiş’in bir ayağı Side, diğer ayağı Avrupa’da.
Bazen de Moskova’da.
Turizmcilik oturarak yapılmıyor.
Yani, “beş dönüm bostan, yat gel Osman” demekle olmuyor bu işler.
Tanıtımından başlayarak, dev tur işletmecilerinin ayaklarına kadar gitmek, yatağı erkenden satmak öyle kolay değil.
Fehmi beyle konuştukça turizmin dev sorunları olduğunu farkettim.
Denizi, güneşi, kumu hazır.
Tarihi yerler de öyle.
Tesisleri yapmak, dev yatırımlara milyon dolarları akıtmak zor ama hadi bir yerde “o da kolay” diyelim.
Önemli olan daha sonra buraları doldurmak.
Doluluk oranlarını tüm mevsimlere yaymak.
Antalya yöresine yılda gelen turist sayısıni kimse net olarak bilemiyor. Sayı tartışımalı yani.
Nedenini anlamadım.
İddialar 5 ile 8 milyon arasında değişiyor.
Hayret edilecek rakamlar.
Asgarisini yani 5 milyon turistin bu yörede ağırlandığını varsaysak, elde edilen geliri bir köşeye yazsak iyi olur., Yılda 12 milyar dolara yaklaşan turizm geliri Türkiye’yi ayakta tutan rakam. unun yarısından fazlasını Antalya ve yöresi kazandırıyor. Bir iddiaya göre yüzde 70’ni.
12 milyar ülkeyi ayağa kaldıran bir gelir.
70 sente muhtaç bir ülke 2007’de sadece turizmden 12 milyar dolara ulaşmış.
Bu kadar önemli yani.
Peki bu kadar  döviz kazandıran tesislerin geleceği ve denetimi neden “ikibuçuk” belediyeye teslim edilir?
Antalya Valisi ne yapar?
Turizm il müdürünün görevi nedir?
Bakanlık müsteşarı yılda bu yöreye kaç kere gelir.
Dahası Turizm Bakanları mevsim açılışı yapıp kurdelayı kestikten sonra Antalya ve ilçelerine yılda kaç kez uğrarlar?
Başbakan Erdoğan Kabinesinde görev alan eski solcu Ertuğrul Günay çok titiz, duyarı ve tuttuğunu koparak bir politikacı olarak tanınıyor, biliniyor..
Turizmden fazla anlamasına gerek yok. Rakamlara baksın ve sorunu uzmanlarından dinlesin, önemini kavrasın yeter.
Ben bakan olsam yılın altı ayını Antalya’da geçirirdim.
Geriye kalan zamanımın da 80 ildeki sorunlara ayırırdım.
Ya da Bakanlığın müsteşar yardımcılarından birini 12 ay Antalya’da görevlendirirdim, müsteşara ve genel müdürlerin hepsine sorumluluklar verirdim.
Ülkeye 12 milyar getiren dev tesislerin tek yatağının boş kalmaması için Turizm Bakanı Ankara’da neden oturur, niye oturur anlamak zor.
Yarından tezi yok, ülke ülke dolaşan, yatak satmak için ellerinden geleni yapan tanıtımcılar ve otelciler, kimler varsa tuizm bakanı onlara katılmalı.
Ülke ülke gezmeli.
Fuar fuar tur atmalı.
Bir ayağı Antalya’da, diğer ayağı Istanbul ve Egede olmalı.
Sadece ihracata dayalı büyüme dünyanın neresinde kalmış.
Biraz Yunanistan, İtalya ve biraz da İspanya’ya bakılsa yeter.
Bakın Fransa’ya. Somurtkan garsonlar yüzünden turizm gelirleri düşünce nasıl paniğe kapıldılar. Turizm bir anda krizin eşiğine geldi. Fransız hükümeti garsonların gülmesi için kampanyalar açıyormuş.
Misal yani.
Güleryüzlü garsonlarımız, yöneticimiz, aşcılarımız, kat temizleyicilerimiz, resepsiyon görevlilerimiz, barmenlerimiz  var. Bunlar en büyük servetimiz.
Değerini bilelim beyefendiler…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here