Turizm uğruna doğaya zarar verilebilir!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Karadeniz yaylalarını yağmaya açan Yeşil Yol projesine karşı açılan davayı reddeden mahkeme, kamu yararı gerekçesiyle turizm uğruna doğa katliamına göz yumarken projenin geçtiği güzergâhlar şantiyeye dönüştü…

Karadeniz’de doğa turizmi uğruna doğa katliamı yaparak inşa edilen Yeşil Yol projesinin iptali için açılan dava Rize İdare Mahkemesi’nce reddedildi. Kaçkarlarda yapılacak turizmin, doğanın korunmasından daha önemli olduğuna hükmeden mahkemenin kararında, doğaya zarar verilecek olsa da yolun yapılmasında ve turizm faaliyetlerinde kamu yararı bulunduğu kaydedildi. Fırtına İnisiyatifince yapılan açıklamada 2015 yılından bu yana yöre halkının tepkilerine rağmen devam eden Yeşil Yol inşaatının büyük oranda tamamlanmasıyla davaların aynı zamana denk gelmesinin tesadüf olmadığına dikkat çekilerek, Yeşil Yol güzergâhındaki yaylaların imar barışı ile birlikte şantiye alanına döndüğü belirtildi. Yaylaların kapanın elinde kalacak şekilde yağmalandığının altı çizilen açıklamada, “Bunun sonucu, bu alanların çok hızlı bir şekilde kentleşmesine yol açmaktadır. Bu gidişatın akıbetini yıllar sonra değil artık şimdiden yaşıyoruz” denildi. 

Samsun’dan başlayarak Karadeniz Bölgesinin doğusundaki yaylaları ve turizm merkezlerini birleştirmeyi amaçlayan turizm yollarının inşaatı büyük ölçüde tamamlandı. Yeşil Yol olarak sunulan ancak büyük bir yeşil kıyımına neden olan projenin iptal edilmesi için açılan dava ise Rize İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. 2015 yılından bu yana sürdürülen yol inşaatının bitmesiyle davanın reddedilmesinin aynı zaman denk gelmesinin basit bir tesadüf olmadığını ileri süren Fırtına İnisiyatifi, konuyla ilgili bir açıklama yaparak dava sürecinde yaşananları kamuoyu ile paylaştı.

‘DOĞAYA ZARAR VERİLECEK OLSA DA YOL YAPIMINDA KAMU YARARI VAR’

Fırtına İnisiyatifi’nin açıklamasına göre Yeşil Yol projesinin iptali istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararının gerekçesinde özetle “Kaçkarlarda yapılacak turizmin, doğanın korunmasından daha önemli olduğu; dolayısıyla, yol yapımında/turizm faaliyetlerinde, doğaya zarar verilecek olsa da, kamu yararı bulunduğu” görüşüne yer verildi.

BİLİRKİŞİ RAPORLARI ‘BÖLGE İNŞAAT FAALİYETİNDEN KORUNMALI’ DİYOR

Dava dosyalarında bulunan bilirkişi raporlarında dağ ve mera ekosistemlerinin zarar görmemesi gerektiğinin bilimsel tespitlerle açıklandığına dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi:

“Yeşil yol projesinde neden ve hangi kapsamda kamu yararı olmadığı, planlama ilke ve esaslarına aykırılığı detaylıca belirtilmiştir. Nihayetinde, bilirkişiler: Üstün kamu yararının; bölgenin, hiçbir inşaai faaliyete konu olmaksızın mutlak surette korunmasında olduğunu bildirmişlerdir.

MAHKEMEDEN ‘DAVACILAR PROJEDEN ETKİLENMEYECEK’ GÖRÜŞÜ

Ancak, Mahkeme; bilim insanlarının bu tespit ve görüşlerine itibar etmemiştir.

Neden etmediğini de açıklayalım: Rize İdare Mahkemesi, davanın başından bu yana çeşitli sebeplerle, bahanelerle adil bir yargılama gerçekleştirmemiş, 3 yıl boyunca adalet bekleyen bizleri adeta oyalamıştır. Davalar, 2015 Haziranında açılmıştır. Mahkeme önce, bilirkişi/keşif incelemesine karar vermiştir. Akabinde, hiçbir neden göstermeksizin bu kararından vazgeçmiş ve 2016 Ağustos’unda davayı reddetmiştir. Gerekçe olarak; davacıların ‘dava açmakta menfaatleri olmaması’ gösterilmiştir. Mahkeme; Çamlıhemşin’de ikamet eden, tarlaları, çay bahçeleri olan ve yazları yaylalara çıkan davacıların ‘dava konusu projeden etkilenmeyeceğine’ hükmetmiştir.”

SAMSUN BÖLGE İDARE MAHKEMESİ YEREL MAHKEMENİN KARARINI BOZDU

Dava açıldıktan 1 yıl sonra verilen red kararının hakkaniyetli bir yargılama süreci bekleyen davacılar nezdinde hayal kırıklığı yarattığına işaret edilen Fırtına İnisiyatifi’nin açıklamasında, Samsun Bölge İdare Mahkemesi’nin bu gayri hukuki kararı bozarak dosyaları yeniden incelenmek üzere Ocak 2017’de Rize İdare Mahkemesine gönderdiği kaydedildi.

‘DAVALAR SÜRÜNCEMEDE BIRAKILDI, YEŞİL YOL TAMAMLANDI’

Rize İdare Mahkemesi’nin ise 8 ay sonra Ağustos 2017’de bilirkişi ve keşif incelemesi yapılmasına karar verdiği belirtilen açıklamada, Eylül 2017’de keşif heyetinin incelemesini gerçekleştirdiği kaydedilerek şöyle denildi: “Bilirkişiler, raporlarını 2018 Martında dosyaya sundu. Bu tarihten, kararın verildiği 25 Eylüle dek Mahkeme, dosyalarla ilgili yürütmeyi durdurma vb. herhangi bir karar vermedi. Tüm bunlar olup biterken, yaylaları birbirine bağlayan ‘yeşil yol’ da tamamlandı. Yargılama sürecine baktığımızda; Mahkemenin, davaları bu kadar sürüncemede bırakarak, ‘yeşil yol-turizm yolu’nun tamamlanmasına imkân tanıdığını görmekteyiz. Bu durumdan dolayı, adalet sistemine olan güvenimiz sarsılmıştır. Buna karşın, hukuka olan umudumuzu kaybetmiş değiliz. Yargısal süreç, bu red kararına karşı Samsun Bölge İdare Mahkemesi nezdinde görülecek istinaf başvurusu ile devam edecektir.

KAMU YARARI GEREKÇESİYLE DOĞAL ALANLAR GÖZDEN ÇIKARILIYOR

Mahkeme kararında bizi kaygılandıran asıl mesele şudur: Turizm faaliyetleri, ‘kamu yararı’ adı altında, doğaya yeğ tutulmuştur. ‘Kamusal/kamu yararı’ gibi kavramlar gerekçe yapılarak, toplumun müşterek varlıkları/değerleri önemsizleştirilmektedir. Bu tehlikeli bir anlayıştır. Ormanlar, su kaynakları, meralar vb. birçok doğal alan, ‘kamusal yarar’ adı altında maden, turizm, inşaat vb. faaliyetler için gözden çıkarılmaktadır. Bu faaliyetlerin, yaşam alanlarına, doğaya verdiği zararlar ortadayken; bunları ‘kamusal yarar’ kavramıyla temize çekmek mahkemelerin görevi, işlevi olmamalıdır. Zira bu gibi kararların olumsuz sonuçları beklediğimizden daha hızlı bir şekilde kendini göstermektedir.

TURİZMCİLER TESİSLERİN YAPILMASI İÇİN HAREKETE GEÇTİ

Nitekim daha karardaki imzaların mürekkebi kurumadan; Rize’deki turizmciler, il özel idaresinden ‘yeşil yol güzergâhında yapılması planlanan turizm tesislerinin bir an önce yapılmasını’ talep edebilmiştir. Özellikle son 3-4 yıldır, Fırtına vadisi ve Kaçkar yaylalarına yoğunlaşan kitlesel turist akını göz önüne alındığında; 2500-3000 metredeki ‘yeşil yol güzergâhında’ yapılacak tesislerin doğaya vereceği zararı tahmin bile etmek istemeyiz.”

İMAR BARIŞIYLA BİRLİKTE YEŞİL YOL GÜZERGÂHI ŞANTİYEYE DÖNDÜ

İmar barışı düzenlemesiyle birlikte Fırtına Vadisi ve yaylalarının Yeşil Yol güzergâhında bulunan kısımlarının adeta şantiye alanına dönüştüğüne de dikkat çekilen açıklamada,  “Yaylalar, kapanın elinde kalacak şekilde yağmalanmaktadır. Bunun sonucu, bu alanların çok hızlı bir şekilde kentleşmesine yol açmaktadır. Bu gidişatın akıbetini, yıllar sonra değil, artık şimdiden yaşıyoruz. İklim değişikliği, dünyanın ‘uzak’ bir yerindeki olağanüstü bir doğa olayı değildir. İdarenin/bürokrasinin hukuku hiçe sayarak uyguladığı, yaşam alanlarına ve doğaya zarar veren kararlarına karşı, güvenebileceğimiz yegâne kurum yargıdır, hukuktur. Bu manada Rize İdare Mahkemesinin ‘yeşil yola’ onay veren hükmü, hukuk kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte değildir. Bu durumun, red kararlarını inceleyecek hukuk insanları tarafından da doğrulanacağını umut ediyoruz. Bu karara karşın vadimizi, dağlarımızı, yaylalarımıza sahip çıkmaya devam edeceğimizi, yargısal sürecin takibinde olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz” ifadelerine yer verildi.

Fotoğraflar: Fırtına İnisiyatifi

Önceki haberArjantin nohutuyla Çorum leblebisi!
Sonraki haberÜç termik santral için iptal yolu göründü!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here