Türkiye neden piknik cumhuriyetine dönüştü!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Koruma altındaki kumsala toprak döküp piknik yeri yapmak isteyen MHP’li Anamur Belediye Başkanı Kılınç, uygulamaya tepki gösteren yaşam savunucularına ateş püskürdü: “Bizler ezelden çevreciyiz.”

Dünya 5 Haziran’da çevre duyarlılığını konuşurken Türkiye bir kez daha piknik alanı yapmak uğruna yaşanan doğa yıkımlarını tartışıyor. Mersin’in Anamur ilçesinde MHP’li Belediye Başkanı Hidayet Kılınç, seçimlerden önce vaat ettiği projelerden birini hayata geçirmek için harekete geçti. Ancak Belediye Başkanı Kılınç’ın sahil projesini uygulamak istediği Cerenler Mevkiinin koruma altında bulunan bir kumsal olması yerel çevre derneklerinin ve bölge sakinlerinin tepkisini çekti. Anamur Belediyesi’nin kumsalda başlattığı uygulamaya tepki gösterenler ise yeni seçilen Belediye Başkanı Hidayet Kılınç’ın hedefinde.

Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) Anamur Temsilciliği kamyonlarla kum taşınan ve yerine toprak doldurulan sahildeki uygulamaya tepki göstererek bir basın açıklaması ve eylem yaptı. Anamur Belediyesi’nin piknik alanı yapmak için çalışma başlattığı alanda düzenlenen protestonun ardından basın açıklaması yapan MERÇED Anamur Temsilcisi Seyda Afyoncu, Pullu Tabiat Parkı ile Anamurium Antik Kenti arasındaki yaklaşık 13 km’lik sahil şeridinin uluslararası sözleşmeler ve özel kanunlarla korunan doğal sit alanı bölgesi olduğunu belirterek, bu durumun belediye tarafından da çok iyi bilinmesi gerektiğine işaret etti.

‘BURADAN KUM ALMAK VE YAPILAR KONDURMAK SUÇTUR’

Üzerine toprak dökülerek piknik alanı yapılmak istenen bölgenin kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığına dikkat çeken Afyoncu, “Devletin ilgili kurumlarınca uzun yıllar önce bilim insanlarına yaptırılan çalışmalar sonrasında, bölgede, nesli tükenmek üzere olması nedeniyle tüm dünyada koruma altına alınan caretta caretta deniz kaplumbağası ve yumuşak kabuklu Nil kaplumbağası ile endemik bir bitki olan kum zambaklarının yaşama ve üreme alanı olduğu tespit ve tescil edilmiştir. Şu anda da deniz kaplumbağalarının üreme, yumurtlama dönemidir ve bu dönem, 15 Mayıs’ta başlamış olup; yaklaşık Eylül ayı sonuna kadar devam edecektir. Bu nedenlerle, buradan kum almak, kumun üzerine toprak ve beton dökmek, çeşitli yapılar kondurmak, ışıklandırma yapmak, hatta iyi niyetli sayılan temizlik ve ıslah gibi çalışmalar dahi yapmak yasak olup, aynı zamanda suçtur” diye konuştu.

‘KAPLUMBAĞALAR KADAR İNSANLARIN DA HAKKI VAR’ SÖYLEMİ

Anamur Belediyesi’nin bu hususları bilmemesinin mümkün olmadığının altını çizen Afyoncu, buna rağmen “Bozyazılılar gibi Anamurlular da sahilde piknik yapabilsinler” ve “Sahillerde kaplumbağalar kadar insanların da hakkı var” şeklindeki popülist söylemlerin desteğiyle bu işe başlandığını belirterek, “Tüm uyarılarımız hiçe sayılarak, oldukça hızlı biçimde ve yangından mal kaçırırcasına piknik alanı yapma çalışmaları sürdürülmektedir. Ne yazık ki yasalara ve uluslararası sözleşmelere göre suç olan bu işe başlanması, hukuka aykırı olduğu kadar, insan aklının binlerce yıldır yarattığı bilimsel kurallara ve en önemlisi doğanın kurallarına da aykırıdır” ifadelerini kullandı.

‘SAHİL GELECEKTE İŞGALE AÇILABİLİR’

Piknik alanı olarak başlayan uygulamanın, gelecekte çay bahçesi adıyla işgale açılabileceği görüşünü savunan MERÇED Anamur Temsilcisi Seyda Afyoncu, şöyle konuştu: “Bu konu biz çevre ve doğa gönüllülerini oldukça endişelendirmektedir. Anamur Belediyesi’nden, doğanın ve çevrenin katliamına dönük hızlı adımlar atmak yerine, mevcuttaki çay bahçelerini, kıyıdan geriye ve sözleşmelerdeki belirlenmiş 6 m2’lik alana çekilmesini sağlamasını; sahillerin halk ve deniz kaplumbağaları tarafından rahatça kullanımına açılmasını beklerken, Bozyazı’daki piknik alanı örneği verilerek benzer çalışmalara burada da başlanması kabul edilemez bir durumdur.

‘CANLILARIN YAŞAM HAKKI, İNSANLARIN PİKNİK HAKKINDAN ÜSTÜN’

Deniz kaplumbağaları, denizlerdeki canlılığı koruyan, denizlerin nefes almasını sağlayan, balon balıkları ile deniz çayırlarının popülasyonunu dengede tutan çok önemli canlılardır. Bu canlıların yaşam hakkı, insanların sahilde piknik yapma ve gece yarılarına kadar eğlenme hakkından çok daha üstün bir haktır. Nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağalarının yaşama ve üreme hakkının, insanın eğlenme hakkından tüm dünyada da üstün sayılması ve yasalarla korunması, boşuna değildir.

‘UYGULAMA ACİLEN SONLANDIRILMALI’

Mersin Üniversitesi Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde görevli bilim insanları ile yaptığımız görüşmelerde tarafımıza, Anamur Belediyesi’nin başlattığı bu işin, iç hukuk mevzuatına, Bern, Barcelona gibi Uluslararası Sözleşmelere, Türkiye’den Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın yanı sıra, TEMA Vakfı, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Doğa Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarının da üye olduğu Uluslararası Doğayı Koruma Birliğinin kuruluş ilkelerine de aykırı olduğu, acilen sonlandırılması gerektiği bilgisi aktarılmıştır.”

BELEDİYE BAŞKANI KILINÇ: ‘ÇEVRECİLİK ADINA İDEOLOJİK DÜŞMANLIK’

Anamur Belediye Başkanı MHP’li Hidayet Kılınç ise koruma altında olduğu belirtilen kumsalın toprakla doldurularak piknik alanı yapılmasını eleştirenlere tepkisi oldukça sert oldu. Konuyla ilgili protesto eylemi ve basın açıklamasını “çevrecilik adına ideolojik bakışla düşmanlık” olarak niteleyen Anamur Belediye Başkanı Kılınç, “Son günlerde çevrecilik adına, ideolojik bakışla düşmanlık yapılmaktadır. Bir takım malum çevreler, şimdiye kadar ihmal edilmiş, halkımızın huzur içinde dinlenebileceği, piknik, mesire alanı, halk plajını engelleme gayreti içindedirler” açıklamasında bulundu.

‘BİZLER EZELDEN ÇEVRECİYİZ’

Seçim öncesindeki vaatlerinin arkasında olduğunu kaydeden Anamur Belediye Başkanı Kılınç, “Polemik konusu bulamadığı zaman, kendisiyle dövüşen 3-5 kişinin kendini tatmin için, edebiyat parçalama heveslerine tabiatı kurban edemem. Çevrecilik aynı zamanda yaşadığı mahallin çevresinin düzenli olmasını istemektir. Dokuyu bozmadan yapılan düzenlemeye karşı çıkmak Lümpen çevreciliktir. Ülkemizin her yerinde Alman vakıflarının çevre istismarcılarının bazılarını destekledikleri, çeşitli eylemlerle provokatörler vasıtasıyla muhalif çevreleri harekete geçirmeye çalıştıkları tarafımızca bilinmektedir. Yüksek çevre hassasiyeti olan bizler ise ezelden çevreciyiz” ifadelerini kullandı.

‘CARETTALARIN YUMURTLAMA ALANI DEĞİL’

Uygulamanın yapıldığı alanın yolunun bozuk, otluk ve pislik bir yer olduğunu savunan Belediye Başkanı Kılınç, “halkın tamamının kullanabileceği seyyar duş kabinleri olan plaj haline getirmek istememizden rahatsız olmuşlardır” görüşünü dile getirdiği açıklamasında, “Anamur halkının isteklerini, önceliklerini tespit etmek ve onlara hizmet etmek benim görevim ve vaadim. Piknik ve mesire yeri olmadığı için Bozyazı’ya giden ve imkânı olmadığı için hiçbir yere gidemeyen vatandaşlarımıza alternatif başka alanlar da oluşturacağım. Halkımızı Anamur’un bütün güzelliklerinden yararlandırmaya kararlıyım. Bu alan Caretta Carettalar’ın yumurtlama alanı değildir” görüşünü savundu.

‘VATANDAŞLARIMIZLA HAYVANLAR BELEDİYENİN GÖREV ALANINDA’

Belediye başkanı olmadan önce de çevre duyarlılığı olan bir Milletvekili olduğuna değinen Kılınç, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Vatandaşlarımızla birlikte, hayvanlar ve tüm çevre Anamur Belediyesi’nin ilgi ve görev alanındadır. Cenab-ı Allah’ın kutsal bir emanetidir. Çevreciliğin; vatanseverliğin ve milliyetçiliğin bir gereği olduğunu da bilirim. Atalarımız ne güzel söylemiş; ‘Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur’, ‘Doğa bekçiyle değil, sevgiyle korunur’, ‘Sağlıklı hayat, sağlıklı çevreyle olur’, ‘Yaş kesen, baş keser’. Kur’an’da ise ‘Allah yükseltti ve mizanı O koydu, sakın dengeyi bozmayın’ der. Çevrenin hor kullanılması, tahrip ve israf edilmesi zararı yine kendimize dokunacak bir nankörlüktür. Ben bunların bilincindeyim.

‘BANA GÖRE ONLAR DOĞAYLA SAVAŞ HALİNDELER’

Bunlar çevreci mi? Bana göre onlar, doğayla savaş halindeler. Kazanırlarsa halk kaybedecektir. Daha düne kadar Bozdoğan Sahilinde ve Cerenler Mevkiinde Caretta Caretta yumurtlama alanlarında dozerle kumsalları düzenleme çalışması yapan Büyükşehir Belediyesi’ne bu zatlar niye tepki göstermedi ve neden gidip o iş makinelerinin önünde boy boy fotoğraflar çektirip sosyal medyada paylaştılar? Olay siyasi değilmiş, hem siyasi hem örgütsel ideoloji, çifte standardın katmerlenmişi. Sizler çevreci değilsiniz. Gerçek sosyal demokratlar ve Atatürkçüler bilerek size asla destek vermezler. 30 kişiyle yaptığınız eylem bunun kanıtıdır. Sizin gayeniz çevre değil, muhalifi olduğunuz belediye yönetimini yıpratmaktır.”

‘DENİZ MEVSİMİ GELDİ, HARAP OLMUŞ ÇEVREYİ ISLAH EDİP HALKA AÇACAĞIZ’

Açıklamasında, “Ben mutlu azınlığın değil, Anamur halkının tamamının belediye başkanıyım” ifadelerine de yer veren Kılınç, ayrıca şunları dile getirdi: “Deniz mevsimi geldi, harap olmuş bir çevreyi ıslah edip halka açacağız. Bundan dolayı çok mutluyum. Alternatifleri çoğaltacağım. Ormandan, hazineden, yayladan tespit ettiğimiz, Anamur Belediyesi olarak ıslahına talip olduğumuz piknik ve mesire alanları var. Bunları da açacağız. Bu alanlarda ağaçlar dikeceğiz. Olabildiğince çevreyi vatandaşlarımızla iş birliği halinde yeşillendireceğiz. Bizim belediyeciliğimiz çevreye duyarlı, çağdaş bir Anamur idealidir. Gayesi çevre olanlar, umduklarından fazlasını da Anamur Belediyesi’nde bulacak ve Allah’ın izniyle bu kervan yürüyecektir.”

MERÇED TEMSİLCİSİ AFYONCU: ‘ İDARİ DAVA AÇACAĞIZ’

Açıklamalarından dolayı Anamur Belediye Başkanı Kılınç’ın siyaset yapmakla suçladığı MERÇED Temsilcisi Seyda Afyoncu, iki gündür sosyal medyadan tehdit ve linç içerikli mesajlar aldığının altını çizerek, şöyle konuştu: “Bizler herhangi bir algı yaratmaya çalışmıyoruz. Hukuken ve bilimsel olarak tespit görmüş bir konuda açık ve net söylemlerle görüş beyan ederek, yapılan işin doğrudan suç olduğunu söylüyoruz. Eğer ki bu işe son verilmez ve buradan alınıp başka yerlere götürülen kumlar geri getirilmezse ve dahi üzeri toprakla örtülen kaplumbağa yuvaları açığa çıkarılmazsa, yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı; hatta gerekirse tespit yaptırarak, idari dava da açacağımızı, MERÇED olarak açıkça ifade ediyoruz.

‘BELEDİYE YASAL YETKİLERİNİ AŞTI’

Bütün bunlarda ne siyasi algı yaratmaya dönük tavrımız ne de hizmete karşı durma yaklaşımı vardır. Bu tür hizmetlerin, uygun bir yerde ve çevreye zarar vermeyen şekilde yapılmasına diyeceğimiz hiçbir şey yoktur. Ancak burada yapılan işin savunulacak hiçbir yönü yoktur. Ne yazık ki burada işlenen suç, faili, makam ve yetki kullanarak işi başlatan Anamur Belediyesi olduğu için, teşebbüs aşamasını geçip, tamamlanmıştır. Bize göre belediye yetkilileri yasal yetkilerini aşmışlar ve görevlerini kötüye kullanmışlardır. Çevreye ve doğaya karşı böylesine gözü dönmüş saldırgan bir anlayışla yaklaşılmasını, ne hukuk, ne de bilim affedecektir.

‘HUKUKA VE BİLİME AYKIRI BU İŞİ DOĞA AFFETMEYECEK’

Doğanın, yaşayan en büyük canlı olduğu gerçeği karşısında, yapılan bu hukuka ve bilime aykırı işi, doğanın da affetmeyeceğini, denizden çalınanları denizin geri alacağını, bilmeliyiz. Anamur Belediyesi bu yüce bilgiye aykırı davranmakla, büyük yanlış yapmaktadır. İnsanların anlık ve geçici taleplerini karşılama uğruna, doğaya ve dolayısıyla insanlara zarar vermektedir. Dileriz ki bu yanlışa, bir an önce son verilir.”

Önceki haberEmeklilikte yaşa takılanlar ve Sosyal Güvenlik Reformu!
Sonraki haberDanimarka’da seçimin kazananı sol partiler oldu
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.