Türkiye, Rusya ve İran’dan Suriye mutabakatı

Türkiye, Rusya ve İran’dan Suriye mutabakatı

0
PAYLAŞ

Rusya, İran ve Türkiye, Moskova’daki Dışişleri Bakanları toplantısında kabul ettikleri deklarasyonla, Suriye’de ateşkesin genişltip, Şam yönetimi ile muhalifler arasında barış görüşmelerinin yeniden başlaması konusunda anlaştı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Rusya, Türkiye ve İran Suriye’deki barış görüşmelerini tekrardan başlatma konusundaki deklarasyonu destekliyor” diye konuştu.

Deklarasyonda üç ülkenin barış görüşmelerinin garantörü olacağı ifade ediliyor.

Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile adını Şam’ın Fethi Cephesi olarak değiştiren Nusra Cephesi genişletilmiş ateşkes mutabakatına dahil edilmedi.

Toplantının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Lavrov “Üç ülke de Suriye’de önceliğin rejim değişikliği olmadığı konusunda mutabık” dedi ve hedefin Suriye’nin toprak bütünlüğü ile bağımsızlığını korumak ve ‘teröre karşı mücadele etmek’ olduğunu söyledi.

Basın toplantısında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise “Suriye’de kalıcı bir ateşkes sağlanması için çabalarımızı birlikte sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Halep’ten sivillerin tahliyesi

Rusya’nın hem rejime hem de muhaliflere baskı uygulayarak, sivillerin tahliyesi konusunda gelişmeler kaydedildiğini söyleyen Lavrov “Şu an tahliye neredeyse bitmek üzere. Umarız bir iki gün içerisinde hallolur. Sürecin dışında kalan ülkeleri dışlamıyoruz, bütün ülkeleri sürece katılmaya davet ediyoruz” dedi.

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, ülkelerin Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile El Nusra’ya karşı ortak bir mücadele yürütmesi gerektiğini söyledi ve “Ülkeler, bu grupları başka muhaliflerden ayırsınlar, bu çok önemli çünkü bu kalıcı ateşkesin yolunu açar. Terörist grupların hiçbir ülke için geçici veya kısa dönemli faydaları bile olamaz” dedi.

Çavuşoğlu da Zarif’e yanıt olarak: “(Suriye’de) rejim, muhalifler, bir de dışarıdan gelen başka gruplar var. Hizbullah da var. Bütün bu gruplara yardımın kesilmesi lazım. Bir tarafa işaret etmek doğru değildir” ifadelerini kullandı.

BİR CEVAP BIRAK