Türkiye’de benzeri görülmemiş doğa koruma başarısı!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Samsun’un Bafra ilçesinde bulunan Kızılırmak Deltası, kaçak yapı cennetiyken kararlı bir çalışmayla ‘kuş cenneti’ kimliğine yeniden döndürüldü. Yüzlerce kaçak yapı yıkılarak araç trafiğine kapatılan delta örnek bir koruma çabasıyla şimdi UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne eklenmeyi bekliyor…

Samsun’un Bafra ilçesinden Karadeniz’e dökülen Kızılırmak, binlerce yılda bu bölgede büyük bir delta yarattı. Zengin bir yaşam alanı oluşturan delta yüzlerce yıldır bölge insanına da bereket taşıdı. Ancak son yıllarda özellikle deltanın kıyı bölgesinde yoğunlaşan kaçak yapılaşma Türkiye’nin en önemli kuş cennetlerinden birini tehdit eder boyutlara ulaşmıştı. Kızılırmak Deltasını korumak ve UNESCO Dünya Mirası listesine eklemek için kolları sıvayan Samsunlu yöneticiler, örnek bir işbirliği sergileyerek son 5 yılda adeta bir mucize yarattılar ve Kızılırmak Deltası bugün Türkiye’nin en iyi korunan sulak alanı haline geldi. Samsun Büyükşehir Belediyesinin önceki Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ın oy kaybı hesabı yapmadan deltadaki 300 kaçak villayı yıkma kararlılığı göstermesinin ardından geçtiğimiz Ağustos’ta alan taşıt trafiğine de kapatıldı. Yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan deltada kaçak avcılık son bulurken, ulaşım bisiklet ya ücretsiz tur otobüsleriyle sağlanıyor. Jandarmanın koruduğu Kızılırmak Deltası artık gerçek bir kuş cenneti niteliğine dönüşmüş durumda. Yeniden yüzlerce mandanın yaşam alanı olan deltada yetişen balıklar da kurulan kooperatif aracılığı ile yöre halkına geçim kaynağı oldu. Kararlı koruma uygulaması deltaya binlerce doğa tutkununu da çekmeye başlarken ziyaretçiler taze manda sütü ve kaymağının eşsiz lezzetiyle de tanışıyor.

İşte ‘Türkiye’de güzel şeyler de oluyor’ dedirten bir doğa koruma öyküsü…

Türkiye sınırlarından doğup, yüne Türkiye sınırlarından denize dökülen en uzun nehir olan Kızılırmak, binlerce yıldır Anadolu’daki pek çok uygarlığın doğup gelişmesine, birçoğunun da sessizce yok olup gitmesine tanıklık etti. Sivas’tan doğan nehir, Anadolu’nun ortalarında bir yay çizerek 1355 kilometrelik bir yolculuğun ardından hırçın Karadeniz’e ulaşıyor…

KAÇAK YAPILARIN İŞGAL ETTİĞİ DELTA YENİDEN HAYATA DÖNDÜ

Samsun’un Bafra ilçesinde denize dökülen Kızılırmak’ın binlerce yıldır taşıdığı alüvyonlarla bu bölgede oluşturduğu delta, Türkiye’nin en büyük deltalarının başında geliyor. 19 Mayıs ve Alaçam ilçelerinde de sınırı bulunan delta 56 bin hektarlık alana yayılıyor. Kızılırmak Deltasında irili ufaklı toplam yedi tane göl yer alırken, bölge aynı zamanda zengin bir biyolojik çeşitliliğe de sahip. Kumul, sucul ve orman ekosistemlerini bir arada barındıran deltanın Karadeniz kıyısında uzun kumsallar bulunuyor. Bölge halkına binlerce yıldır bereket taşıyan deltada, verimli mera ve çayırların yanı sıra subasar (longoz) ormanları var. Halkın bir kısmı geçimini deltadaki sazlıklardan sağlıyor. Geçmişte önemli bir mandacılık ve pirinç üretimi başta olmak üzere tarımsal üretim merkezi olan bölge 1980’lerden itibaren ‘ikinci konut’ niteliğindeki kaçak yapılarla dolarak betonlaşmaya başladı. Kaçak ve kontrolsüz maganda avcılığına bilinçsiz piknikçiler de eklenince 356 kuş türünü barındıran bu eşsiz doğal güzellik giderek tahrip olmaya başladı.

TÜRKİYE’NİN ‘KORUNAMAYAN’ KORUMA ALANLARINDAN BİRİYDİ

Türkiye’nin 14 RAMSAR alanından biri olarak koruma altına alınan delta aynı zamanda doğal sit ve yaban hayatı koruma sahasıydı ancak yıllardır Türkiye’deki benzer nitelikte bulunan diğer alanlar gibi burada da bir türlü etkin koruma yapılamıyordu. Samsun’un en önemli doğa alanlarından biri olan ve büyük bir turizm potansiyeli taşıyan delta, her türlü yasal koruma zırhına rağmen göz göre göre insan baskısı yüzünden tahrip ediliyordu.

KIZILIRMAK DELTASINI DOĞASINA DÖNDÜRMEK İÇİN DÜĞMEYE BASILDI

Karadeniz kıyısındaki tek sulak alan olan bu büyük deltanın tahrip edilmesine daha fazla seyirci kalmak istemeyen Samsunlu idareciler, alanda etkin bir koruma mücadelesine başlamak için düğmeye bastılar. İlk önce Mayıs 2015’te alınan Bakanlar Kurulu Kararıyla,‘Samsun Kızılırmak Deltası Koruma ve Geliştirme Birliği’ kuruldu. Ardından ise eski Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ın kararlı tutumuna, valilik, ilçe belediyeleri ve ilgili kurumlar da destek verince Kızılırmak Deltasında hummalı bir koruma çalışması başladı.

KIYIDAKİ 300 KAÇAK YAPI YIKILDI

Pek çok yerde benzeri oluşumlar kurulur, heyecanla işe başlanır ve alışılageldiği gibi bir iki yıl sonra her şey eski tas eski hamam düzenine geri döner. Ancak Samsun’da durum tam tersi yönde gelişti. Kızılırmak Deltasında bulunan 300 civarındaki kaçak yapı, koruma çalışmasının önündeki en büyük engellerden biri olunca, 160 tanesi ‘villa’ olan bu yapıların yıkımına karar verildi. Dönemin Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, oy kaybı riskine rağmen Türkiye’de birçok siyasinin göze alamayacağı bir risk alarak Aralık 2016’da birçoğu sahilde olan kaçak yapıların yıkılmasını sağladı. Koruma alanı içinde bulunan köylülere ait yapılara ise dokunulmadığı belirtiliyor. Yıkım kararının uygulanmasına başta villa sahipleri olmak üzere bazı siyasi partilerden de tepkiler gelirken Yılmaz 5 Haziran 2017 tarihinde yaptığı bir açıklamada, şunları dile getirdi:

‘BİZLER GELİR GİDERİZ AMA BİR DAHA KİMSE ORAYA DOKUNAMAZ’

Doğal ekosistemden habersiz yaşıyoruz. Bizler öyle büyüdük. Ama çocuklarımız o şekilde büyümeyecek. Sürekli olarak yapacağımız eğitim projeleriyle çocuklarımıza doğayı tanıtacağız… Büyükşehir Belediyesi olarak burada çalışmalara başladığımızdan bu yana yaptığımız en önemli iş alanın korunması, kaçak yapıların uzaklaştırılması ve sonraki süreçte betonlaşmaya müsaade edilmemesi için atılan adımlardır. Yaptığımız çalışmaların ardından buranın artık korunduğunu, betonlaştırılacak bir yer olmadığını herkes anladı. 300’e yakın kaçak yapı yıktık. Bunun 160 tanesi her biri birer butik otel yapılabilecek ölçekte villaydı. Bundan sonra ne yapıp edip burayı UNESCO Dünya Mirasları Kalıcı Listesi’ne sokmaya çalışacağız. Kuş cenneti listeye girdiğinde büyük bir üne kavuşacak. Dünyaca bilinen bir yer haline gelecek. Ondan sonra bizler gelir gideriz ama kimse oraya bir daha dokunamaz. Orası hakikaten Samsun’un yıldızı olacak, parlayan bir turizm ögesi haline gelecek.”

KAÇAK AVCILAR VE PİKNİKÇİLER GİTTİ, DÜNYA MİRASI ADAYLIĞI GELDİ

Kızılırmak Deltasında kararlılıkla uygulanan koruma önlemleri alanı kısa süre içinde rehabilite etmeye başladı. ‘Kızılırmak Deltası Sulak Alan ve Kuş Cenneti’ adıyla 16 Nisan 2016 tarihinde UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne Kabul edilen alanda kaçak avcılık ve bilinçsiz piknikçilerle de ciddi bir mücadele başlatıldı. Kararlı koruma çalışmalarının ardından bölgeye yeniden bırakılan mandalar ve alanda bulunan yılkı atları insan baskısı olmadan özgürce dolaşmaya başladı.

KORUMA SAHASI TEMMUZ AYINDA ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATILDI

Jandarma denetiminin etkin biçimde sürdüğü deltada yaban hayatının en yoğun olduğu bölüm ise 16 Temmuz 2018 tarihinde araç trafiğine de kapatıldı. Böylece Kızılırmak Deltası Türkiye’nin en iyi korunan sulak alanı haline dönüşürken doğal yaşam da eski canlılığına kavuşmaya başladı.

KIZILIRMAK DELTASINDAKİ KORUMA BAŞARISINI YERİNDE GÖRDÜK

Deltadaki koruma uygulamalarını yerinde görmek için bölgeye yaptığımız ziyarette, “Türkiye’de alkışlanacak işler de yapılıyor” dedirten çalışmalara yakından tanıklık ettik. Kızılırmak Deltası ve Kuş Cennetinde, Yörükler ve Doğanca Mahallelerinde olmak üzere iki ayrı ziyaretçi girişi bulunuyor. Yörükler Mahallesindeki ziyaretçi girişini kullanarak girdiğimiz alanda köy yerleşimini geçince adeta saklı bir cennet başlıyor. Tablo gibi bir doğal alandan ilerliyoruz. Çöp konteynerlerinden bahçe çitlerine kadar pek çok şey incelikle düşünülerek bu büyülü görüntüyü bozmadan uygulanmış. Temiz ve bakımlı yolun iki yanında yerel halka ait oldukça sade ve küçük çiftlikler var. Çoğu çiftliğin girişinde ‘manda sütü ve yoğurdu bulunur’ levhaları dikkat çekiyor. Yolda dikkat çeken bir başka şey de sürücüleri uyaran levhalar. Ziyaretçi giriş noktasına kadar hız yapmak kesinlikle yasak. Yol boyunca yöresel ürünlerin satıldığı satış noktaları var. Ormanlık bölgede kurulan Yörük çadırında yöresel ürünlerden oluşan kahvaltı ve yemek servisi yapılıyor. Manda yoğurdundan yapılan ayran da ziyaretçilerin beğenisine sunulan lezzetler arasında.

ZİYARETÇİLERE ÜCRETSİZ TUR OTOBÜSÜ VE REHBER

Yörükler ziyaretçi girişinde nöbet tutan jandarmalar, doğa koruma açısında ‘kırmızı bölge’ denilebilecek alana geçmek isteyen araçları hemen durduruyor ve büyük bir nezaketle geçişin neden yasak olduğunu anlatıyor. Araçlarını bu noktadaki ‘atlı jandarma biriminin’ olduğu alana park eden ziyaretçiler, deltanın bundan sonraki bölümüne yaya olarak ya da bisikletle devam etmek zorunda. Ancak yürümek istemeyenler için de her şey düşünülmüş. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin tahsis ettiği üzeri açık iki otobüs deltanın doğu ve batı ucu arasında ücretsiz hizmet veriyor. Hafta için 10:00-17:15, hafta sonu ise 10:00-18:15 saatleri arasında hizmet veren otobüslerde görev yapan rehberler de ziyaretçilere sulak alan ve doğal yaşam hakkında bilgiler aktarıyor. Bu otobüsler tek bir ziyaretçi olsa bile sistemi aksatmadan çalışıyor. Sürücüler yetkililerin bu konuda kesin talimatı olduğunu söylüyor.

İNSAN BASKISI OLMADAN ÖZGÜRCE DOLAŞAN MANDALAR VE YILKI ATLARI

Ziyaretçileri taşıyan otobüsler oldukça yavaş hareket etmek zorunda. Doğanca Ziyaretçi girişine kadar süren yaklaşık bir saatlik yol boyunca mandalar, yılkı atları ve çok sayıda kuş türü göze çarpıyor. Kuşların ilkbahar ve sonbahardaki göç zamanlarında delta binlerce kuşun ahenkli yaşamına ev sahipliği yapıyor. Yerel balıkçıların oluşturduğu balıkçılık kooperatifi buradaki göllerden tutulan balıkları satarak halkın geçimine katkıda bulunuyor. Sulak alan yönetimi sahası içinde bulunan rehabilitasyon merkezinde çeşitli nedenlerle yaralanan kuş ya da diğer canlıların tedavileri yapılarak doğal yaşama geri bırakılıyor. Bu merkezde biyolog ve veterinerlerin dışında farklı disiplinlerden uzmanlar görev yapıyor.

KAÇAK YAPILARDAN KALAN MOLOZLARDAN YAPAY TEPELER

Kızılırmak Deltası ve Kuş Cenneti’ni gezmeye gelen ziyaretçiler oldukça ilgili. Buradaki görevlilerden biri ziyaretçilerin sorularını yanıtlamaya çalışıyor. Yol kenarındaki yapay tümseklerin yıkılan kaçak yapıların molozlarından oluşturularak üzerine toprak döküldüğünü anlatıyor. İki yıl öncesine kadar bu sahilleri işgal eden yüzlerce kaçak yapıdan geriye bugün tek bir tanesi bile kalmamış. Molozlardan yapılan tepeler, doğanın şifasıyla yeşermeye başlamış. “Bu gördüğünüz bazı meyve ağaçları da yıkılan konutların bahçelerinden kalma” diyor, görevli.

ZİYARETÇİLER MANDA YOĞURDU VE DONDURMASI TADABİLİYOR

Kuş cenneti levhasını görüp gelenlerin binlerce kuşla karşılaşacağını sandığını, yaz aylarında daha çok mandalarla karşılaşınca da buna anlam veremeyip sorular sorduklarını anlatan görevli, deltada yaz aylarında da çok sayıda yerli kuş türünün bulunduğunu ancak en yoğun kuş gözleminin ilkbahar ve sonbahar döneminde yapılabileceğini belirtiyor. Doğanca Ziyaretçi Merkezi deltanın en önemli dinlenme alanlarından biri. Buradaki seyir kulesinde sulak alanın büyük kısmı görülebiliyor. Ancak ziyaretçilerin büyük kısmı manda sütü ürünlerinin satışının yapıldığı dükkanları tercih ediyor. Manda kaymağı, yoğurdu ve dondurması deltada yaşayan mandaların ürünleri. Bu model aynı zamanda yerel halkın geleneksel üretim kültürünü yaşatmasına da katkı sağlıyor.

ARTIK SAMSUN’UN KUŞLARINA SAHİP ÇIKAN BİR KURULUŞ VAR

SAMKUŞ adıyla kurulan yerel oluşum, hem kamu kurumlarının hem de belediyelerin katkılarıyla bölgenin korunması ve tanıtılması için çalışıyor. Çarşamba’dan Bafra çıkışına kadar Samsun’un ana ulaşım yolları Kızılırmak Deltası ve Kuş Cenneti’nde yaşayan yüzlerce kuşu tanıtan levhalarla donatılmış. Görsel kirlilik yaratan onlarca levhanın dışında bölgenin doğal varlıklarına işaret eden böylesi çabalar oldukça değerli.

TÜRKİYE’NİN EN İYİ KORUNAN DOĞAL ALANI UNESCO YOLUNDA

Kızılırmak Deltası’nda son beş yılda ortaya çıkan koruma ve yaşatma refleksi, yerel yönetiminden idarecisine, sivil toplum örgütünden sıradan vatandaşa bir çok unsurun bir araya gelmesiyle oluşmuş alkışlanası bir çaba. Kısa zamanda alınan yol, Kızılırmak Deltası ve Kuş Cenneti’ni Türkiye’nin en iyi korunan doğal alanı haline getirmekle kalmamış aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesine ‘Doğal Miras’ olarak girmeyi hakeden ilk doğal alan olacak gibi görünüyor. Doğa koruma politikaları açısından karnesi oldukça kötü olan Türkiye’de Kızılırmak Delatsı’ndaki bu değerli çabalar Karadeniz kıyılarından adeta bir yıldız gibi parlıyor…

 

Önceki haberBeton yüzünden ölen gölü kurtarmak için beton havuzlar yapılıyor!
Sonraki haber84 yıllık tarımsal üretim merkezi Hamidiye Vakfı’na devredildi!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here