Türkiye’de hayvancılık işte böyle bitiriliyor!

YUSUF YAVUZ  / AÇIK GAZETE – Tarım Bakanlığı, otoyol inşa etmek için köylülerden meralarında taş ocağı açılmasına göz yummalarını istedi…
 
İstanbul Çatalca’da Kuzey Marmara Otoyolu’na malzeme temin etmek amacıyla açılmak istenen taş ocağı için Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün köylülere yazdığı yazı Türkiye’de hayvancılığın getirildiği noktayı gözler önüne serdi. Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü tarafından Çakıl köyünde açılmak istenen taş ocağı için 2745 parselde bulunan mera alanının 211,5 dekarlık kısmında tahsis amacı değişikliği talep edildiğini bildiren tarım il müdürlüğü, köylülerden bu yönde imza vermelerini istedi. 200 kadar köylünün karşı çıkmasına rağmen iş makinelerini araziye sokan Karayolları çalışmaya başladı. Çakıl köyünde yaşayan Adnan Pelvanlar ise oldu bittiye getirilerek başlatılan çalışmalara tepki göstererek, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere ilgili bakanlıklara ve milletvekillerine dilekçe yazarak mera ve su kaynaklarının korunmasını talep etti.
 
KUZEY MARMARA OTOYOLU İÇİN MERAYI YOK EDECEKLER
Yapılan ağaç katliamıyla gündeme gelen İstanbul Kuzey Marmara Otoyolu şimdi de meraları yok etmeye başladı. İstanbul’un Çatalca ilçesine bağlı Çakıl mahallesinde bulunan mera vasfındaki arazide taş ocağı açmak isteyen Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü, köylülerin rızası olmamasına rağmen çalışmalara başladı. İddiaya göre bölgede yaşayanlara bilgi vermeden Ekim ayı başlarında araziye iş makineleri sokan Karayolları, köylülerin müdahalesiyle açılmak istenen kalker ocağı için başlatılan yol yapım çalışmasını durdurdu. Bu gelişmenin ardından ise İstanbul Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Çakıl Mahallesi Muhtarlığına bir yazı göndererek mera vasfındaki arazide tahsis amacı değişikliği talep edildiğini bildirerek bunun için köylülerin üçte ikisinin imzasının toplanarak ivedilikle gönderilmesi istendi.
 
‘OLDU BİTTİYE GETİRİYORLAR’
Meraları korumakla yükümlü olan kurumun, taş ocağı açılabilmesi için alanın 211,5 dekarlık kısmının amaç dışında kullanımını talep etmesi tepki çekerken Çakıl Mahallesinde yaşayan Adnan Pelvanlar ‘oldu bittiye getiriyorlar’ diye nitelediği girişime karşı mücadele başlattı.
 
KÖYLÜLERİN KARŞI ÇIKMASINA KARŞIN İŞ MAKİNELERİ ARAZİYE GİRDİ
Yaklaşık 200 köylünün mera alanında taş ocağı açılmaması için imza verdiğini ancak buna rağmen iş makinelerinin araziye girerek yol yapım çalışması başlattığını dile getiren Pelvanlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili bakanlıklara yazdığı dilekçede, yaklaşık 244 bin dekarlık araziyi kapsaması planlanan projenin durdurulmasını istedi.
 
BÜYÜKÇEKMECE GÖLÜ TEHLİKEDE
Jeolojik olarak ‘Çatalca kütlesi’ olarak anılan bölgede bulunan Çakıl köyünün yüksek kesimlerinin çatlaklı kireçtaşından oluştuğunu dile getiren Pelvanlar, “Binlerce yıldan beri oluşup, gelişmiş olan bu çatlak sistemi, yağış sularını derine sızdırmakta, kaynakları, Büyükçekmece Gölü’nü ve köyümüzün Çakıl Göletini beslemektedir. Taşocağının açılması, Çakıl köyü kütlesinin kaynak suları yaratma özelliğini yok edecek, en başta Büyükçekmece Gölü beslenemeyecek ve Çakıl Göleti kuruyabilecektir” görüşünü dile getirdi.       
                                                                     
‘MERAMIZDA TAŞ OCAĞI AÇILMASINA İZİN VERİLMESİN’
Taş ocaklarında patlatılacak dinamit ve an-fo’nun yer sarsıntılarına sebep olacağını, 50, 100, 250, 500 metre mesafede bulunan evlerin temel ve duvarlarının çatlamasına, çökmesine ve kaymasına neden olacağını savunan Pelvanlar, dilekçesinde konuyla ilgili uzmanların bilimsel görüşlerine de yer vererek şu ifadeleri kullandı: “Dinamit ve An-fo patlatmalarında önemli ölçüde azot oksitler (NOx) açığa çıkmaktadır. Kaya çatlaklarına giren azot oksit gazları, sızıntı suları ile kaynaklarımızı, 25 metre yakınındaki deremizi ve göllerimizi kirletecektir. Günün her saatinde taşocağına girip çıkan damperli kamyonlar, Çatalca’yı birçok köye bağlayan dar köy yolumuzu kullanan araçlar ve yayalar için büyük bir hayati tehlike yaratacaktır. Sıraladığımız olumsuz etkiler, geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlayan Çakıl Köyü halkının yaşamasını ve varlığının devamını yok edecek ölçekteki tehditlerdir. Bu nedenlerle Çakıl Köyü merasında bir taş ocağı açılması girişimine izin verilmemesini, izin verilmişse bu iznin iptalini köy halkı olarak siz Sayın Cumhurbaşkanımızdan talep ediyoruz. Saygılarımızla.”
Önceki haber“Beni şikayet edeceğine cesaret edip karşıma çıkarsın”
Sonraki haberBu evlerin duvarı hayıttan, çatısı tespih çalısından
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

two × five =