Türkiye’nin ilk doğa koruma kütüphanesi o köyde açıldı

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Doğa Derneği’nin İzmir Seferihisar’a bağlı Orhanlı köyünde açtığı Doğa Kütüphanesi, Türkiye’nin doğa koruma konusundaki ilk kütüphanesi oldu…

Doğa koruma ve doğa kültürü üzerine çalışmalar yapan araştırmacılar için kurulan Doğa Kütüphanesi’nin açılışı araştırmacı ve doğaseverlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’deki ilk doğa koruma konulu kütüphane olan Doğa Kütüphanesi, İzmir’in Seferihisar ilçesinde bulunan Doğa Okulu’nun araştırma binasında hizmet verecek. Türkiye’deki doğa koruma çalışmalarının öncülerinden biri olan Doğa Derneği Onursal Üyesi Tansu Gürpınar biyolojik çeşitliliğin bir bakıma dünyanın en büyük ve en değerli kütüphanesi olduğunu vurgulayarak, “Biz doğaseverler, doğa korumacılar, bu kütüphanedeki kitapların zarar görmemesi için canla başla çalışıyoruz. Bu açıdan baktığımızda da hepimiz birer kütüphaneciyiz. Doğa Kütüphanesi’nin dünyanın en büyük kütüphanesinin yaşamasına önemli katkılar sağlamasını diliyorum” dedi.

Doğa Derneği’nin biyolojik çeşitliliği yaşatmak, doğanın haklarını savunmak ve doğanın kültürünü taşımak amacıyla yürüttüğü çalışmaların bir sonucu olarak ortaya çıkan Doğa Kütüphanesi, İzmir’de açıldı. Doğa koruma alanında çalışmalar yapan araştırmacıların, bu alandaki bilgi kaynaklarına ulaşabilmeleri amacıyla kurulan Doğa Kütüphanesi, Seferihisar’daki Orhanlı köyünde bulunan Doğa Okulu’nun araştırma binası içerisinde yer alıyor. Oluşumuna 2018 yılı içerisinde başlanan Doğa Kütüphanesi’nin içeriğini kuşlar, tehlikedeki türler, Önemli Doğa Alanları, Önemli Kuş Alanları ve Kadim Üretim Havzaları başta olmak üzere biyolojik çeşitliliğin korunması, doğa kültürü, doğa felsefesi, doğa okuryazarlığı, doğa sanatları gibi konular oluşturuyor.

KOLEKSİYONLAR BİR ARAYA GELDİ, İMECE RUHUYLA KURULDU

Türkiye ve dünyadaki bilgi kaynaklarını derleyerek araştırmacıların kullanımına sunan Doğa Kütüphanesi’nin ilk halkası, Doğa Derneği arşivi ile Tansu Gürpınar, Özcan Yüksek ve Güven Eken’in özel koleksiyonlarının dâhil olmasıyla oluşturuldu. Doğa Kütüphanesi’nin kurulumu İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin destek ve katkılarıyla hayata geçti. Dileyen herkes, doğa koruma ve doğa kültürü konulu bilgi kaynaklarını paylaşarak veya bağışta bulunarak Doğa Kütüphanesi imecesine dâhil olabiliyor.

KÜTÜPHANEDEKİ TÜM KAYNAKLARA DİJİTAL ERİŞİM SAĞLANABİLİYOR

Doğa koruma ve doğa kültürü üzerine çalışmalar yürütenlerin kullanımına açık olan Doğa Kütüphanesi’nde, beş binin üzerinde kaynak ve yayın yer alıyor. Kütüphanede bulunan tüm kaynaklar www.dogakutuphanesi.org web sitesi üzerinden aratılabilirken, kütüphane arşivinde bulunan nadir kaynaklara dijital olarak erişim sağlanabiliyor.

DOĞA KORUMA KONULU İLK KÜTÜPHANE

14 Mart Cumartesi günü gerçekleşen Doğa Kütüphanesi’nin açılışında konuşan Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Akın, derneğin 2002 yılından bu yana tehlike altındaki türler başta olmak üzere biyolojik çeşitliliği ve Önemli Doğa Alanları’nı korumak için çalışmalar yürüttüğüne işaret ederek, “Bilgi, tüm bu çalışmaların başarılı bir şekilde yürütülebilmesi için ihtiyacımız olan yegâne şey. Doğa koruma alanında yapılan tüm çalışmalar, araştırmalar ve doğa kültürüyle üretilmiş bilgilerin erişilebilir olması, bu yüzden çok kıymetli. Doğa Kütüphanesi bu ihtiyacı karşılamak amacıyla, doğamızın korunması için üretilen bilginin çoğalmasını ve yaygınlaşmasını sağlamak için kuruldu. Dünyanın farklı yerlerinde doğa koruma alanında yapılmış bir çok çalışmaya ait literatür, Türkiye’deki ilk doğa koruma kütüphanesi olan Doğa Kütüphanesi aracılığıyla araştırmacılarla buluşacak. Umuyoruz ki Doğa Kütüphanesi, bu konuda emek veren herkes için faydalı olur ve doğamızın korunmasına katkıda bulunur” diye konuştu.

‘BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK DÜNYANIN EN DEĞERLİ KÜTÜPHANESİ’

Türkiye’deki doğa koruma çalışmalarının öncülerinden biri olan Doğa Derneği Onursal Üyesi Tansu Gürpınar ise biyoljik çeşitliliğin bir bakıma dünyanın en büyük ve en değerli kütüphanesi olduğunu vurgulayarak, “Biz doğaseverler, doğa korumacılar, bu kütüphanedeki kitapların zarar görmemesi için canla başla çalışıyoruz. Bu açıdan baktığımızda da hepimiz birer kütüphaneciyiz. Doğa Kütüphanesi’nin dünyanın en büyük kütüphanesinin yaşamasına önemli katkılar sağlamasını diliyorum” dedi.

‘DOĞANIN KORUNMASI İÇİN BÜYÜK BİR ADIM’

Doğa Kütüphanesi’nin açılışına katılan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin de Doğa Derneği ve Doğa Okulu ile ortaklıklarının uzun yıllardır devam ettiğine işaret ederek, “Seferihisar’da doğa koruma çalışmaları açısından böylesine önemli bir kütüphanenin kurulmuş olması bizi çok mutlu etti. Burada bulunan kitaplar, alanlarında yazılmış son derece kıymetli ve nadir kitaplar. Biliyoruz ki Doğa Kütüphanesi, doğanın korunması için oldukça büyük bir adım. Bu adımların çoğalması için Doğa Derneği’ni ve ortaya koyduğu çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘BÜYÜLÜ BİR DÜNYADA DOLAŞIYORMUŞ GİBİ HİSSETTİM’

Kütüphanenin açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Buğra Gökçe’nin konuyla ilgili değerlendirmesi ise şöyle: “Doğa Kütüphanesi’ni gezerken kendimi büyülü bir dünyada dolaşıyormuş gibi hissettim. Bu kütüphanenin doğa koruma çalışmalarına katkı sağlayacağı ortada. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu anlamlı çalışmaya destek olabildiğimiz için çok mutluyuz. Doğa Kütüphanesi’ne emek veren herkese ayrı ayrı teşekkür ederim.”

Önceki haberBir virüsle yeryüzü insanın elinden nasıl çalınıyor
Sonraki haberKORONA VİRÜSÜ (COVID-19) DOSYASI (II) – Hükümetlerin Önlemleri: Halkın Sağlığı mı, Piyasaların Sağlığı mı?
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.