Türkiye’nin Maldivleri’ne ikinci darbe!

Salda Gölünü besleyen derenin üzerine gölet yapan DSİ, şimdi de göl kıyısındaki Kayadibi köyüne bir başka gölet ve taş ocağı yapacak…
 
YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Türkiye’nin Maldivleri olarak anılan Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü’nün kıyısına ikinci bir gölet daha yapılıyor. Mars’a benzeyen jeolojik yapısıyla dünyadaki iki noktadan biri olan Salda Gölünü besleyen Düden Deresi’nde geçtiğimiz ay inşasına başlanan Salda Göleti’ne yönelik tepkiler sürerken DSİ bu kez de gölün kıyısındaki Kayadibi köyünde yeni bir gölet yapma kararı daha aldı. Böylece bembeyaz kumsalları ve turkuvaz renkli suyuyla Türkiye’nin en önemli doğal miraslarından biri olan Salda Gölünün etrafı yapay göletlerle çevrilecek. Salda Gölü’ne yalnızca 2 km mesafede inşa edilecek olan göletin malzeme ocaklarından birinin ise 1. Derece Doğal SİT Alanı içerisinde kaldığı kaydedildi.
 
SALDA GÖLÜ KIYISINDA İKİNCİ GÖLETİN TEMELİ ATILDI
Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan Salda Gölü, benzersiz kumulları ve nazar boncuğunu andıran rengiyle son yıllarda doğa tutkunlarının gözdelerinden biri. Bu özelliklerini korumak için doğal sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Salda Gölü ve çevresi, aynı zamanda Tabiat Parkı ilan edilerek günübirlik kullanım alanı olarak hizmet vermeye başladı. Ancak Göller Bölgesinin gözde doğa alanlarından biri haline gelen Salda Gölü, önce geçtiğimiz ay inşasına başlanan gölet projesiyle gündeme geldi, daha bu girişime yönelik tepkiler sürerken bu kez de DSİ’nin ikinci bir gölet projesinin temeli atıldı.
ÇED SÜRECİ BAŞLADI, 6 GÜN SONRA BAKAN TEMEL ATTI
Salda Gölü’nü besleyen Düden Deresi’nin üzerinde inşasına başlanan Salda Göleti’nin tarımsal sulamaya hizmet vereceği belirtiliyor. Ancak uzmanlara göre bu gölet projesi Salda Gölünün ekosistemini bozarak gölün giderek kurumasına yol açacak. Bilim insanlarının tepkisini çeken girişimle ilgili tartışmalar henüz sürerken DSİ 18. Bölge Müdürlüğü Salda Gölü kıyısında, Ardıçlıoluk Deresi üzerinde ikinci bir göletin daha temelini attı. 26 Ekim’de Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun da katılımıyla Burdur’da düzenlenen törende temeli atılan Kayadibi Göleti için ÇED süreci de başlatıldı.
Türkiye’nin Maldivleri olarak anılan Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü
Türkiye’nin Maldivleri olarak anılan Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü
TÜRKİYE’NİN SUYUNU ‘BİR İMZAMLA İŞ BİTİYOR’ YAKLAŞIMI YÖNETİYOR
Ancak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 20 Ekim’de projeyle ilgili ÇED sürecinin başladığını duyurmasının ardından sadece 6 gün geçmesine rağmen gölet ve paralelindeki taş ocağının temelinin atılması DSİ projelerinin nasıl bir siyasi malzeme haline dönüştürüldüğünü de gözler önüne seriyor. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, gölet projeleri için söylediği “Benim bir imzamla iş bitiyor” sözleriyle Türkiye’nin yaşamsal önemde olan suyun yönetimi konusunda nasıl bir politika izlediğini her fırsatta ortaya koyuyor.
GÖLETİN TAŞ OCAĞI İÇİN SEÇİLEN YER 1 DERECE SİT ALANI ÇIKTI
Taş ocağı açılacak olan araziler, Çevre Düzeni Planında orman alanı, çayır, mera, tarım arazisi ve fundalık alan olarak ayrılmış arazilerden oluşuyor. DSİ’nin ÇED başvurusu üzerine Kayadibi köyünde projelendirilen gölet ve malzeme ocakları için ilgili kurumlardan görüş talep eden Burdur Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne verilen yanıtlarda, malzeme ocaklarının Yarışlı ve Salda göllerinin tampon bölgesinde kaldığı tespit edildi. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün verdiği görüşte ise gölet projesinin ünitelerinden biri olan malzeme ocağının, ‘Salda Gölü 1. Derece Doğal SİT Alanı’ içerisinde kaldığına dikkat çekilerek, konuyla ilgili talebin Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından değerlendirileceği kaydedildi.
MİLLİ PARKLAR ÇEVRESEL AKIŞ BIRAKILMASI ŞARTI KOYDU
Koruma altında bulunan ve sulak alan statüsündeki Salda Gölü’nü etkileyecek olan gölet projeleri için Milli Parklar 6 Bölge Müdürlüğü’nün verdiği görüşte, Salda ve Kayadibi göletleri için tarımsal sulama, içme ve kullanma suyu ve diğer kullanım hakları hariç olmak üzere yılın belirli dönemlerinde ekosistemin devam edebilmesi için çevresel akış bırakılması gerektiğinin altı çizildi.
‘TURİSTLERİN GÖRMEYECEĞİ ŞEKİLDE YAPILSIN’
Burdur İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nü görüşünde ise söz konusu faaliyetin turizm merkezi olan bölgede yapılacağı belirtilerek, “Söz konusu faaliyetlerin yoldan görülmeyecek, karayolunun ve turizm unsurlarının olumsuz etkilenmeyecek mesafeler içinde yer alması ve maden ruhsatı taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir” ifadelerine yer verildi.
Önceki haberAmerikan seçimleri: Neoliberalizmin ve burjuva demokrasisinin iflası
Sonraki haberStephen Hawking insanlığa ömür biçti
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here