Türkiye’yi bekleyen büyük yaşam tasfiyesine tepki yağıyor!

Türkiye’yi bekleyen büyük yaşam tasfiyesine tepki yağıyor!

0
PAYLAŞ
Yusuf Yavuz, HES
Yusuf Yavuz, HES

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Kırsaldan kentlere Türkiye’nin dört bir yanında yıkıma karşı direnenler doğaya ve kentlere karşı savaş ilanı gibi görülen o yasaya karşı ayaklandı…

19 Ağustos’ta sabaha karşı Meclis’ten geçirilen ve kamuoyunda ‘Torba Yasa’ olarak anılan ‘Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi, İki İl Merkezinin Değiştirilmesi ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nda yer alan 75. ve 80. maddelerin, Türkiye’nin doğal varlıklarının şirketlerin metası haline getireceğini savunan 64 sivil toplum örgütü ve platform ortak bir bildiri yayınlayarak bu çılgınlıktan vazgeçilmesini talep etti.
 
SABAHA KARŞI MECLİSTEN GEÇİRİLEN YIKIM YASASINA TEPKİ
Aralarında Antalya  Alakır Nehri Kardeşliği, Artvin HOD Maden İzleme Grubu, Çanakkale İda Dayanışması, Phaselis İnisiyatifi, Ege Çevre ve Kültür Platformu, Gaziantep Barosu, İstanbul Kent Savunması, Karadeniz İsyandadır Platformu, Nilüfer Kent Konseyi, Kuzey Ormanları Savunması, Toplumcu Mimarlar ve Mühendisler Meclisi, Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği ile Yeşil Öfke Ekoloji Kolektifi gibi platform, dernek ve kuruluşların da bulunduğu 64 imzacının destek verdiği ortak bildiride, “Kamuoyunda gündeme 70. Madde olarak giren, bu isimle Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülürken bir gecede 75. Madde adını alarak sabaha karşı meclisten geçirilen, yeni adı ile 80. Madde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Madde 80 doğanın, yaşamın ve geleceğin yok edilmesidir! Bu çılgınlıktan vazgeçilmelidir!”çağrısına yer verildi.
 
80. MADDE İLE HUKUK ASKIYA ALINIYOR
Mevcut işleyişe göre yaşamı savunmak amacıyla kazanılan pek çok davanın çeşitli yollarla iptal ettirildiğine dikkat çekilen bildiride, “Bakanlığın ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararları, yandaş bilirkişi raporları, verdikleri kararlar yüzünden sürgüne gönderilen mahkeme heyetleri ile zaten bir çıkmazda olan hukuk sistemi 80. Madde ile artık yok hükmündedir.
 
‘MADDE 80, DOĞAYA VE KENTLERE KARŞI SAVAŞ İLANIDIR’
Madde 80, varoluşun şarkısına, börtü böceğin hayvanın mahremine, insanın hafızasına ve nefesine yapılan nobranca bir darbedir; doğaya, kentlere, yaşama karşı açık bir savaş ilanıdır. Madde 80, yurttaşların kendi vergileriyle Türkiye’nin yarınlarına ipotek koyulması demektir. Madde 80, hukukun üstünlüğü kavramının ‘şirketlerin üstünlüğü’ olarak değiştirilmesidir. Madde 80, Bakanlar Kurulu’nun toplumun ve hukukun üstüne geçirilmesi demektir. Madde 80, bildiğimiz anlamda hukukun ortadan kaldırılması, tüm varlıkların tek kaynağı olan doğa üzerinde cirit atacak akıl almaz bir sermaye tahakkümünün yeni düzen olarak tanımlanmasıdır.” ifadelerine yer verildi.
 
‘YAŞAMIN AKIŞI ŞİRKET FAALİYETİNE DÖNÜŞECEK’
“Biz yaşamı ve yasam alanlarını savunan doğa ve kent örgütlerinin ve hukukçuların Madde 80’e karşı tavrı çok net zeminlere sahiptir” görüşüne yer verilen ortak bildiride,  “Bu yıkım aracı madde, hayatın akışını bir şirket faaliyetine dönüştürmekte, ülkenin tüm doğal varlıklarını itirazsız meta haline getirmektedir. 80. Madde ile şirketlere Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiş teşvikler verilerek, projelere muafiyetler sağlanacaktır” denildi.
 
KISITLAYICI MEVZUATLAR ORTADAN KALKIYOR
Tartışmalara neden olan ilgili maddenin 4. fıkrasıyla (80/4); mevcut pek çok mevzuatla işletilen idari prosedürler ve bunların sonucu olarak tesis edilen idari işlemlerin ortadan kaldırılmasına,  bu madde ile yeni getirilen çeşitli mevzuatlar sayesinde kısıtlayıcı hükümlerin devreden çıkartılmasına, hatta yasal ve idari süreçlerde düzenleme yapabilmesine dair Bakanlar Kurulu’na yetki verildiğine işaret edilen bildiride ayrıca şu ifadelere yer verildi:
 
KIRDAN KENTE TELAFİSİ İMKANSIZ YIKIMLAR GELECEK
“Bu yetkilerle, yatırımlar için alınması gereken her türlü idari izin ve olur mekanizması ve bunlara dair idari süreçler devreden çıkmış olacaktır. Kıra ve kente telafisi imkansız ekolojik yıkımlar getirecek olan, plan ve şehircilik ilkelerine aykırı projelere; ruhsatsız, imar izinsiz, ÇED’siz ve yargı yolu önden kapatılmış olarak başlanabilecektir.
 
ÇILGIN PROJELERİN ÖNÜNE KIRMIZI HALI SERİLECEK
Madde 80 ile ticari yatırımların ‘stratejik gerekliliği ve aciliyeti’ bağlamında, Türkiye’nin dereleri,  kıyıları, denizleri, ormanları, ovaları, yaylaları, Bakanlar Kurulu’nun keyfine, her şeye para gözüyle bakanların insafına terk edilecektir. Nükleer santraller, İstanbul’a ve Antalya’ya  3. havalimanları, Kanal İstanbul, termik santraller, Yeşil Yol, gibi mega talan projelerinin önüne kırmızı halı serilecektir. Devam eden ve tamamlanan benzer projelerde, daha önce defalarca örneklerini gördüğümüz üzere, doğayla birlikte kent ekosisteminin de olmazsa olmaz unsurlarından olan yaban hayvanlarının yaşam alanları, taraf olunan uluslararası sözleşmelere ve ulusal mevzuata rağmen talan edilecek; zorunlu göce tâbi tutulan yaban hayvanlarına verilen tüm zararlar, hem kırda hem kentte telafisi mümkün olmayan bozulmalara neden olacaktır. Hali hazırda kentsel dönüşüm kılıfı altındaki kent yağması hızlanacak; parklardan deprem toplanma alanlarına, sahillerden kültürel ve tarihi eserlere, müştereklerimiz yine bu madde ışığında rahatlıkla ranta açılacaktır.
 
Türkiye'yi bekleyen büyük yaşam tasfiyesi
Türkiye’yi bekleyen büyük yaşam tasfiyesi

KAMU ARAZİLERİ YIKIMA ÜCRETSİZ TAHSİS EDİLECEK

Talan bu kabus tablosuyla da sınırlı kalmayacaktır. Torba yasadaki stratejik yatırımların sınırı 500 milyon TL’den, 50 milyon TL’ye çeken kanunla, bizlerden alınan vergiler ve kamu arazilerinin ücretsiz tahsisi ile ekolojik yıkıma küçük yatırımcılar da ortak edilmiştir.
 
‘STRATEJİK YATIRIM’ ADIYLA TALAN PUTLAŞTIRILACAK
Madde 80  ile ‘ülkemizin mevcut veya gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçlarını karşılama, arz güvenliğini sağlama, dışa bağımlılığını azaltma, teknolojik dönüşümünü sağlama’ gibi milli değerler gerekçe gösterilerek, hukuksuzluk meşrulaştırılacak; talan stratejik yatırım adıyla put haline getirilecektir.
 
‘BU YASA DOĞAYA VE KENTLERE DARBEDİR, İPTAL EDİLMELİ’
Bu katliam yasası, yetki sahibi olan siyasi partiler tarafından, derhal, varoluş sebebi yasaların Anayasa’ya uygunluğunu denetlemek olan Anayasa Mahkemesi’ne götürülmelidir. Halkın meclisteki temsilcilerinin bu konuda vakit kaybetme lüksü olamaz, bu yıkım yasasına karşı sessiz kalmayı ise akıllarına dahi getirmemelidirler.  Yaşam alanlarımızı şirketlere devreden, ve bunu hukuk eliyle veya hukuksuzca gerçekleştiren hiç bir adım kabul edilemez. Halkın meclisteki temsilcileri itiraz yöntemlerini gözden geçirmeli, ve Anayasa Mahkemesi üzerine düşen görevi yerine getirmelidir. Bu yasa doğaya ve kentlere darbedir, derhal iptal edilmelidir.
 
ANAYASA MAHKEMESİ’NE ÇAĞRI: YAŞAMIN CELLADI OLMAYIN
Anayasa Mahkemesi’nin de, bu yasa önüne geldiğinde yapması gereken açıktır: doğaya ve yaşam hakkına darbe niteliğindeki bu yasayı derhal iptal etmek. Eğer bu yasayı iptal etmezseniz, siz de hukuku yaşamın celladı haline getirecek bu çılgınlığa su taşımış ‘hukukçu’lar olarak hatırlanacak, bu talan cağına ortak olacaksınız. Türkiye’nin tüm yaşam savunucuları  sizden hukuki görevlerinizi yerine getirmenizi kısacası işinizi yapmanızı bekliyor.
 
‘GELECEK İÇİN DİRENECEĞİZ’
Bizler, doğa, hayvan ve kent örgütleri, duyarlı hukukçu ve siyasetçiler, yaşam savunucuları, kısacası yaşamın ta kendisi olarak, hayvanlar, çocuklar ve yaşanılabilir bir dünya için toprağı, suyu, havayı; çıkarsız bir şekilde doğayı savunuyoruz. Kentleri, doğayı ve yarınları hiçe sayan iktidar, bürokrat ve şirketlere karşı, her türlü mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Yaşam için, umut için, gelecek için direneceğiz!
 
YIKIM YASASINA KARŞI BİLDİRİYE İMZA ATAN KURULUŞLAR
Kırsaldan kentlere ülkenin dört bir yanında yıkım politikalarına ve uygulamalarına karşı direnen imzacı kuruluşlar şöyle sıralanıyor:
Adalar Savunması, Alakır Nehri Kardeşliği, Arhavi Doğa Koruma Platformu, Artvin HOD Maden İzleme Grubu, Bakırtepe Çevre Platformu, Bursa Kayapa Çöp Depolama ve Yakma Tesisine Hayır Platformu, Bursa Kent Savunması, Çanakkale İDA Dayanışması, Çekerek Irmağı Özgür Akacak, Diren Büyükçekmece, Dört Ayaklı Şehir, Doğanın Çocukları, Don Kişot Bisiklet Kolektifi, Ereğli Cevre Platformu, Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Fatsa Ünye Doğa Koruma Platformu, Fatih Tarihî Yarımadayı Koruma Dayanışma Ve Kültür Derneği, Faytona Binme Atlar Ölüyor Platformu, Fırtına İnisiyatifi, Gaziantep Barosu, Gaziosmanpaşa Barınma Hakkı Meclisi, Göztepe Dayanışması, Haliç Dayanışması, Haydarpaşa Dayanışması, HDK Ekoloji Meclisi, Hayvan Hakları İzleme Merkezi ve Komitesi, Hayvan Hakları ve Etiği Derneği, Hayvan Haklarını Koruma ve Geliştirme Derneği, Hayvanlara Adalet Platformu, Hayvan Hakları Federasyonu, Haziran Ekoloji ve Kent Grubu, İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu, İstanbul Kent Savunması , Kadıköy Kent Dayanışması, Karadeniz İsyandadır Platformu, Kayseri Hayvanları Koruma Derneği, Kuzey Ormanları Savunması, Kuzdere Gönüllüleri, Kayseri Barosu Hayvan Hakları Komisyonu, Loç Vadisi Koruma Platformu, Macka Parkı Forumu, Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Nilüfer Kent Konseyi, Ordu Doğal Çevreyi Koruma Derneği, Pangea Ekoloji, Phaselis İnisiyatifi, Politeknik, Saray Doğayı Koruma Derneği, Sarıyer Kent Dayanışması, Sultangazi Kent Savunması, Şişli Merkez Mahallesi Forumu, Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği, Temiz Ünye Çevre Platformu, Toplumcu Mimarlar ve Mühendisler Meclisi, Tonya Çevre Platformu İstanbul Yürütmesi  , Validebağ Gönüllüleri, Validebağ Savunması , Yaylaların Kardeşliği, Yarımadayı Koruma Dayanışma Ve Kültür Derneği, Yeşilırmak Tozanlı Çevre Platformu, Yeşil Sol Parti Doğanın Hakları Var Çalışma Gurubu, Yeşil Öfke Ekoloji Kolektifi, Yeryüzüne Özgürlük ve Yunuslara Özgürlük Platformu.

BİR CEVAP BIRAK