Turner Prize, adaylarını açıkladı

İlk aday Darren Almond, yer, mekan ve belleği, fotoğraf, film ve heykelinde bulunduğu disiplinler arası bir yaklaşımla işliyor. Almond, geçen zamanın toplumsal ve kişisel tarih üzerinde bıraktığı izlere odaklanıyor. Kamusal alanları ya da özel yaşantıları çevreleyen mekanların, bellek üzerinde bıraktığı izleri görselleştirmesi yanında, insanın da bu mekanlara sindirdiği anlamları çözmeğe çalışıyor.

İkinci aday, Gillian Carnegie, natürmorttan, nüye, geleneksel manzara resmi tarzında işler üretiyor. Carneige, geleneksel tarz ve konulara, çağdaş toplumun perspektifinden bakmaktadır. Örneğin, üzerinde çalıştığı ‘bir vazo çiçeği‘, tekrar tekrar yine tasvir eder. İlk baştaki güzelliğin, yavaş yavaş kendini çürümeye bırakmasını, film kareleri tarzında tuvale aktarır.

Üçüncü aday, Jim Lambie, İskoçyalı bir sanatçı. Daha önce  İskoçyayı Venedik Bienalinde temsil eden bu sanatçı, daha çok renkli bandlarla galeri mekanlarının algılamasını, böylelikle de mekanı değiştirdiği işleriyle tanınır. Bir değeri olmayan nesnelerle yaptığı heykellerle kitle kültürüne anıştırmalar yapar.

Lambie işlerini, “nesnelerden uzaklaşmaya çalışan kavramsal sanarçılar yerine ben nesnelerin içine girmeğe çalışıyorum, böylelikle ortaya çıkan sorunları çözmeğe çalışıyorum” diye açıklıyor. Geçmişte bir müzik grubunda yer almış olan Lambie hala DJ’lik yapmaktadır.

Son aday ise, Simon Starling. Nesnelerin geri dönüşümüyle ilgilenen Starling, işlerinde sık sık atık maddeleri kullanıyor. Bir projesinde atık alüminyumlardan yaptığı ve şişelenmiş oksijen ve hidrojenden oluşan çevre-dostu yakıtla giden bir mopedle Andalucia çölünü geçti. Şişelerde kalan tek atık madde olan suyla da, gezisi süresince gördüğü kaktüslerin suluboya resimlerini yaptı. 2003’de Jim Lambie ile birlikte Venedik Bienalinde İskoçyayı temsil etmişti.

Her sene, sanata yaklaşımlarıyla adayların yarattığı ‘şok’u, bu yıl beş yıldır ilk defa geleneksel tarzda tuval üzerine yağlı boya resim yapan bir sanatçıyı aday göstererek seçici kurul yaptı. Geçtiğimiz yılın sanat dünyasını yakından izleyenler içinse bu seçim bir ‘şok’ değil, sanat piyasasının “doğal” bir seçimi olarak değerlendirildi. Bunun doğallığı, geleneksel tuval üzerine resim tarzının, sanat söylemi içinde güncelliğini yitirmiş olmasına rağmen,  hala en çok satan sanat tarzı olmasından gelmektedir. 

İngiltere’nin en büyük özel sanat koleksiyonuna sahip Saatchi’nin, geçtiğimiz ve bu yıl üst üste yaptığı resim sergileri, Turner Prize adaylarının habercisiydi bir anlamda.  Tate Modern Galerisi’nin direktörü ve Turner Prize adaylarını belirleyen ve ödülü veren seçici kurulun (seçici kurul her yıl değişmektedir) devamlı başkanı olan Nicholas Serota ve Saatchi arasındaki yakın ‘paslaşmalar’ geçmişte de eleştirilmişti.
Saatchi koleksiyununa ait eserlerin Dünyada prestijli galerilerden biri olan Tate Galeri’de sergilenmesiyle değerlerinin hemen bir kaç katına çıktığı bilinmektedir. Saatchi’nin elindeki resim koleksiyonunu hızlı bir şekilde elinden çıkardığı da bir sır değildir.

Herşeye rağmen bu yılın adaylarına sanatsal açıdan baktığımızda, pazar zorlamaları dışındaki konumlarda işler ürettiklerini  görmek mümkün. 

‘Turner Prize’ ve 25 bin Sterlinlik ödül, 5 Aralık günü Tate Britain Galerisi’nde yapılacak bir törenle sahibine verilecek.

FOTOĞRAFTAKİ YAPIT: Darren Almond / Meantime 2000

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.