Tutuklu vekillere evde hapis

3. Yargı Paketi’nden tutuklu milletvekilleri için “adli kontrol” uygulamasıyla cezaevinden çıkma yolu açılıyor. Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü, “adli kontrol uygulamasının kapsamına yurtdışına çıkmama ve adli kefalete ek olarak, ‘konutu ve belli bir yerleşim yerini terk etmeme’ seçenekleri eklendi” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda yasalaşan 3. Yargı Paketi’nden tutuklu milletvekilleri için “adli kontrol” uygulamasıyla cezaevinden çıkma yolu açılıyor. Adalet Komisyonu Başkanvekili ve 3. Yargı Paketi’ni olgunlaştıran Alt Komisyonun Başkanı Hakkı Köylü, pakette yer alan düzenlemelerle hakimlerin tutuklama yerine, tutuklu milletvekilleri için “adli kontrol” kararı verebileceklerini kaydetti. Köylü, tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılmasının hakimlerin takdirine bırakıldığını dile getirdi. Köylü, TBMM kulisinde gazetecilerle sohbetinde 3. Yargı Paketi’ndeki adli kontrolde süre sınırını kaldıran ve adli kontrol kapsamında uygulanan seçenek yaptırımları çeşitlendiren hükmün anımsatılarak yöneltilen, “Bu düzenleme cezaevindeki milletvekillerini etkiler mi?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Yeni düzenlemeyle hakimlerin tutuklama yerine uygulayabildikleri adli kontrolde ceza üst sınırı kaldırıldı. Adli kontrol uygulamasının kapsamına yurtdışına çıkmama ve adli kefalete ek olarak ‘konutu terk etmeme’, ‘belli bir yerleşim bölgesini terk etmeme’, ‘Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek’ seçenekleri eklendi. Buna göre hakim tutuklu milletvekillerine de bu seçeneklerden birisini uygulayabilir. Ancak bazı suçlarda hakim oluşabilecek tepkiyi göz önünde bulundurarak davranır. Yani takdir hakimlerde.” Köylü, yeni düzenlemeyle tutuklamanın somut olgulara dayandırılması sebebiyle tutuklamanın zorlaştırılmasına karşılık, savcıların daha suç işlemek için anlaşma TCK 316’ya (devlet ve anayasal düzene karşı işlenen suçlar) kapsamında işlem yaparak doğrudan soruşturma açabileceklerini ifade etti.

Köylü, devletin birliği, örgüt kurarak cebir ve şiddet kullanma, hükümet ve devlete karşı toplu isyana sevketmek, silahlı örgüt kurmak, devlet aleyhine suç işlemek için anlaşmak gibi suçlarda aynı mahkemelerde yargılamanın devam edeceğini belirtti. . Köylü, bu suçlarda dava açılanlarda ne usul uygulanacağı konusundaysa, şunları söyledi: “Savcının hakimin emriyle şu saatte burada hazır bulunur hükmü yok. Ama hakim savcının istediği kişileri getirecek şöyle ya da böyle. CMK genel hükümleri uygulanacak. Özel hükme gerek yok. Mahkemeler kamu kurumlarında istedikleri araç gereci yazdığında gönderme mecburiyeti vardı o da kalktı, ihtiyaç yok zaten. Kovuşturma sırasında sanık, vekili, cumhuriyet savcısına iddianın esası hakkında mütaalasını makul sürede bildirmesi için süre veriyor. Bu özel hüküm kaldırıldı. Diğer davalarda da olan makul süre verildi. Duruşma disiplinini bozanlarla ilgili yayın yasağı koyma imkanı vardı o da kaldırıldı. Tebligatların basın yayın yoluyla yapılması vardı. O da kaldırıldı.”

İzmir davası

Köylü, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu’ yla ilgili davanın düzenlemeden etkilenip etkilenmeyeceği konusundaysa, “Ben dosyayı, kimin, nerede suç işlediğini, davanın ismine göre değerlendirme yapmıyorum. Çünkü ayrıntısını bilmiyorum. Ama rüşvet, yolsuzluk gibi suçlarda yine aynı mahkemede kalacak bu suçları işleyenler örgüt üyesi kabul edilecek” dedi.

KCK davasının etkilenip etkilenmeyeceği konusunda Köylü, “KCK kanun kapsamında yani terör örgütü üyesi olarak değerlendiriliyor. Verilecek cezalar TCK 220’inci maddenin 6. fıkrasına göre indirime tabi tutulmaz. Örgüt üyesi kabul ediliyor” dedi. Köylü, 28 Şubat davası konusundaysa dosyaya göre yanıt vermediğini, ancak soruşturma aşamasında olan davaların yeni usulle açılacağını söyledi. (ÖNDER YILMAZ /Milliyet)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three × one =