Şu Çılgın Türkler

Bildiğiniz gibi her yıl bu kutlamalara, çeşitli yazar, şair, gazeteci ve düşünce adamlarımızı da davet ediyoruz. Bu yıl ki onur konuğumuz; en büyük Çılgın Türk! Şu Çılgın Türkler kitabının yazarı sayın Turgut Özakman…


Elinde mikrofon olan genç ve güzel bayan, işte böyle takdim ediyordu salonu dolduran yüzlerce öğretmene ve konuklara değerli gazeteci ve yazar Turgut Özakman’ı.


Her yıl, Kadıköy’de Öğretmenler Günü kutlamaları gerçekten büyük bir katılımla ve coşkuyla yapılır, Geçen yıl ki kutlamalara; değerli gazeteci, yazar Hıfzı Topuz ve Can Dündar, onur konuğu olarak katılmışlar ve kutlamalara katılan konuklara çok etkileyici konuşmalar yaptıkları gibi, aynı zamanda Kadıköy Belediyesi tarafından satın alınarak verilen kitaplarını da imzalamışlardı.  ( Devrim Yılları – Milli Mücadelede Çamlıca’nın Üç Gülü. Hıfzı Topuz ) ( Mustafa Kemal Aramızda. Can Dündar).


Evet dostlar, Kadıköy Belediyesi de Öğretmenler Günü nedeniyle ne iyi yaptı da bu yılın rekor kitabı olan “Şu Çılgın Türkler”in yazarı Turgut Özakman’ı öğretmenler ve Kadıköylülerle buluşturdu.


Kadıköy’de görevli tüm öğretmenlerin davet edildiği gecede Turgut Özakman, önce çılgın Türkleri, İstiklal Savaşını ve Atatürk’ü anlatarak, salonu dolduran yüzlerce öğretmenin ve konuğun duygulu anlar yaşamalarına, hatta zaman, zaman ağlamalarına neden oldu. Ama o gecede ve yapılan konuşmalarda, ne kadar duygu, ne kadar hüzün varsa, bir o kadar da huzur, kıvanç ve en önemlisi umut vardı.


Başöğretmen ve hayatını kaybeden tüm öğretmenler için saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan bu yıl ki öğretmenler gününde Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, bir konuşma yaparak öğretmenlerin ve öğretmenliğin kutsallığını, çektikleri sıkıntıları içeren bir konuşma yaptı.


Gecenin sonunda Özakman 400 bin adet satılarak rekora doğru giden kitabını öğretmenler ve Kadıköylüler için imzaladı. Gece de ayrıca her yıl olduğu gibi bu yılda Yıldız Alpar Bale Okulu da Aşık Veysel’in ‘Uzun ince bir yoldayım’ türküsü eşliğinde bir gösteri yaptı.


Yine her yıl olduğu gibi, Kadıköy Belediyesi tarafından hazırlanan 24 kasım Öğretmenler Günü verilen kokteyl ile sona erdi.


Öğretmenler Günü kutlamalarına katılmanın bir başka güzelliği de; uzun zamandır göremediğin, ya da çeşitli nedenlerden ötürü bir araya gelemediğin, görüşemediğin, dostlarınla, meslektaşlarınla karşılaşabilmen ve hatta hiç beklemediğin senin için sürpriz olacak kimselerle de karşılaşıp, zaman tüneline doğru yol alabilmenin doyumsuz tadına varmak.


İşte o gece ben de bu tatlı sürprizleri yaşadım. İlk önce Kadıköy Belediyesi Yazı İşleri Müdürü okul ve sınıf arkadaşım Tahsin Hoşatar ve sevgili eşi okul arkadaşım Nurten Hoşatar ile karşılaştık, sohbet ettik. Daha sonra aramıza yine fakülteden sınıf arkadaşımız olan sevgili arkadaşımız Fahri Kemal Demirseçen Hüseyin Ergül ve Hasan Ergin, Niyazi Öncel , Hasan Yüksel, eski Kadıköy Milli Eğitim Şb. Md. Fikret Gezer katıldılar. Tabii sohbetimiz de doğal olarak biraz eski tüfeklerin hasret gidermesi şeklinde oldu.


Ama benim için asıl sürpriz; ilkokul öğretmenim olan benim için tarifsiz değer taşıyan iki değerli öğretmenimle karşılaşmam oldu. İlk karşılaştığım öğretmenim Ömer Aydoğdu oldu.


Kendisiyle sarmaş dolaş olduktan ve ellerini öptükten sonra kendisi “Mehmet Ali Yıldırım öğretmenin de burada” dedi. Biraz ileride onu da gördük ve yanına gittik. Her ikisini de Allah uzun ömürler versin son derece sağlıklı, zinde, dinç yaşama sevinciyle, coşkusuyla dolu gördüm.


Bütün bunlar insanda tarifsiz duygular uyandırıyor ve inanın bir anlamda insanı alt-üst edebiliyor. Sevgili öğretmenlerim her ikisi de Sivas Kadı Burhaneddin İlkokulu’nda öğretmenimdi benim.


Benim için sanırım gecenin sürprizi bitmemişti daha biraz sonra da Sivas İlk Öğretmen Okulu’nda öğretmenim olan değerli hocam Celal Ulusoy’la karşılaştık. Bu yaşanan anları anlatmak, tanımlamak ne kadar zor anlatamam. Hani kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlar vardır ya, tıpkı öyle. Kendisini hala genç ve yakışıklı bulmam beni ne kadar mutlu ettiyse sanırım değerli hocamı da o derece mutlu etti.


Evet dostlarım, 24 kasım Öğretmenler Günü’nü böylesine güzel, duyguyla ve coşkuyla, sürprizlerle dolu bir şekilde kutladık ama, Ankara’da Eğitim-Sen tarafından düzenlenen yürüyüşte, öğretmenlere karşı uygulanan bir anlamda devlet terörü, içimizi burktu ve hepimizi ta derinden yaraladı.


Hani bizlere daha ilkokuldayken öğretilen bir okul şarkısı vardı: “Öğretmenim, canım benim canım benim! Sen bir anne, sen bir baba…” diye devam eden okul şarkısı.


Bu yazımı şu an içimden geldiği gibi yazdığım bir şiirle bitirmek istiyorum izninizle;


Üzülme öğretmenim,
Bugün Öğretmenler Günü
Sakın unutulur sanma bu acı, bu cüret
Varsın dayak olsun bugünkü menü
Senin istediğin insanca, hakça ücret
Öğretmenime kıymayın efendiler,
Gün olur devran döner,
Onlar sadece ilim, irfan, Atatürk, dediler…
Sen ağlama öğretmenim bu da gelir, bu da geçer…


“ Anneme öğretmen olduğumu söyleyin! Lütfen bir daha, bir daha söyleyin!” 


METE KARAKAŞ’IN DİĞER YAZILARI


– Aşklar, şiirler ve şarkılar


– Gittim, gezdim, gördüm


– …bağlı kadınlara selam olsun! (1)


– Destan’dan destana yol gider (II)


– Bunu biliyor muydu Bay Bush? (III)


– ‘Amazon’ kadınlarından ‘Amansız’lara (IV)


– Panik Odası mı? Nanik Odası mı? (V.)


– Meryem ve Meryem (VI)


– İki farklı Recep öyküsü… (VII)


– Teflon insanlar (VIII)


– Hippiler (Hippie) ve bonomolar (IX)


– Hindi ve papağan (X)


– Şiir üstüne ne varsa… (XI)


– Sanat (zanaat) ve sanatın başlangıcı (XII)


– Erkek Olmanın Dayanılmaz Hafifliği (XIII)


– Düşünce yazıları…(XIV)


– Sigara – Nargile – Pipo (XV)


– Acele karar vermeyiniz… (XVI)


– Kararlı ol ve seçimini doğru yap! (XVII)


– Öğrenmenin yaşı yoktur (XVIII)


– Bitmeyen Senfoni (XIX)


– Nazım Hikmet Kültür Merkezi…(XX)


– Hayatın aynasıdır tiyatro! (XXI)


– Mağdurlar ve mağrurlar (XXII)


Mete Karakaş   araştırmacı/yazar    karakasmete@hotmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

two × three =