Şu Yahudi’ye bakın…!

Yani “Araplar birleşseler Yahudileri tükürükle boğar” diye düşünebilirsiniz. Öyle düşünmekte de bir haklı yönünüz olur hani, ama suyun yüzeyine bakmayın derinlere daldığınızda başka realiteler çıkar ortaya. Dipten görüntüler size çok hazin oluşumları sunar!


“Arap Milleti” diye tek bir milletin olmadığını…


Birbirlerini sevmeyen beş-on hain fellahın ve etleri bir kazanda kaynamayan  satılmışın Batıya, bilhassa Amerikan çıkarlarına dolaylı olarak da İsrail’e hizmet eden idareler ve grupları vardır. Osmanlıya karşı işbirliği yapan bu fellah sürüsünden kişiler İngilizler tarafından mükafatlandırılarak tahta oturtulmuşlar ve o gün bu gün o tahtı bırakmamak için parçalanmışlığı birbirilerinin aleyhine olacak şekilde devam ettirmektedirler. Petrolün verdiği zenginliği bile Amerikan ve İngiliz bankalarına istifleyip daha ziyade Yahudilerin projelerine hizmet vermektedirler.   


Birinci Dünya savaşında İngiliz ve Fransızlara yardım ve yataklık yapıp güvenliklerine asırlarca kalkan geren Türk’lerin katledilmesine gösterdikleri hainliği kendi ırklarının katliamında da gösteriyorlar! Kendi aralarındaki kin onları düşman safında cepheleşmeye sürükleyecek kadar kuvvetlidir. 



Gelelim Yahudilere… 1896 yılında Theodor Herzl denen bir Yahudi dünyaya dağılmış olarak yaşayan soydaşlarının ebedi hayalleri olan eski vatanları addettikleri Filistin topraklarına dönerek bir ‘Vatan’ kurma fikrini ortaya atar. Bir program çizilir ve paralar toplanarak Filistin’de yerleşime başlarlar. Arapların işbirliği sayesinde Osmanlıdan İngiliz’e geçen Filistin’de Yahudi’nin Siyonist emellerinin gerçekleşmesi için kapılar açılır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Yahudiler gizli planları uyarınca Kıbrıs’ta Eoka’nın yaptığı gibi teröre başvurur. İngiliz zaten hazırdır, İdareyi bırakarak çekilir Filistinden. Araplar ve Yahudiler savaşmaya başlar. Mahalle mahalle, bölge bölge Arapların müdafaa edemeyip terk ettiği yerleri Yahudiler ele geçirir ve İsrail’i kurarlar. Türkiye dahil dünya ülkeleri Amerika’nın kapı arkası diplomasisine boyun eğerek  hemen İsrail’i tanırlar. Amerika’daki Yahudilerin oluşturduğu güçlü lobinin Devlet yönetimindeki kilit noktalara yerleştirdikleri Siyonistlerin (Kurulmuş Yahudi devletini daha da genişletme sevdalıları) dalaveresiyle İsrail devletine güçlü ve şartsız Amerikan ekonomik ve askeri yardımı arttıkça artar. İsrail’in gütmekte olduğu yayılmacı girişimlerini durdurmak için birkaç Arap ülkesi savaşmayı dener ama(1956 ve ötesi) Kıbrıs’taki Akrotur üslerinden de giden İngiliz ve Amerika’nın yardımı ile her defasında görünürde küçücük İsrail’e mağlup olurlar. 



Şimdi İsrail ele geçirdiği modern silah ve nükleer güçle kendine artık eskisinden daha çok güvenmektedir. Ellerinde bırakın bütün Arap dünyasını bütün dünya Müslümanlarını sıfırlayacak kadar Atom, Hidrojen ve Nütron bombaları mevcuttur (Kaynak ‘Neocon Middle East Policy The Clean Break Plan’ sayfa 86) Üstelik dünyayı ve insanlık değerlerini hiçe sayan gaddarlıkları da vardır. Yalan, hile ve şantajda üstlerine yoktur. Başları sıkıştığı an ele geçirdikleri bu silahları kullanacak kadar merhametsizdirler ayrıca. Son zamanların Amerikan devletine akıl hocalığı yapan Neo-con Siyonist Yahudi akademisyenlerin tavsiyelerine göre “Barış Güçten Doğar”. Gücünü ispatlamış bir İsrail barışın şartlarını da kendi lehine çevirecektir. Hitler’in kendilerine uyguladığı soykırımı kendilerinin başkalarına uygulamasını yadırgayanlara kulak asmazlar. Projelerini realiteye çevirmek için bir pireye bir yorgan yakarlar. Neocon Yahudi projeleri katmerli yalanlarla Saddam’ın ortadan kaldırılmasını, Süriye’nin dağıtılmasını, İran’ın hizaya getirilip Yahudi dostu bir idareye sokulmasını ve Orta Doğu haritalarının İsrail’in genişlemesi doğrultusunda baştan çizilmesini öngörüyordu.


Saddam’ı devirdiler…


Süriye’yi dağıtmak için girişimler devam etmekte…


İran’ın bombalanması işi kapıda beklemekte…



Gazze’ye son saldırısında gücünü gaddarca ispat etmektedir İsrail…


Geri kalan projeler de İsrail’in masum insanları katledişine ses çıkarmayan Obama’yı beklemektedir.


Haritalar da bilindiği kadarıyla hazır…



Bekleyip göreceğiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × 4 =