Üç termik santral için iptal yolu göründü!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – İskenderun ve Yumurtalık körfezlerindeki termik santrallere karşı 7 yıldır yürütülen hukuk mücadelesi sürerken iki santral tamamlanarak çalışmaya başladı. Ancak Danıştay Savcılığı, bölgedeki üç termik santralin lisanslarının iptali yönünde mütaala verdi…
İskenderun ve Yumurtalık körfezlerindeki 8 termik santral için 2011 yılından bu yana sürdürülen hukuk mücadelesinde önemli aşamaya gelindi. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Adana’nın Yumurtalık, Hatay’ın ise İskenderun ve Erzin ilçelerinde bulunan üç termik santralin etkilerinin bütüncül olarak değerlendirilebilmesi amacıyla üçüncü kez yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu kararın ardından Danıştay Savcılığı ise Yumurtalık Ayas ve İskenderun Atlas kömürlü termik santralleri ile Erzin Egemer doğalgazlı termik santralinin lisanslarının iptali yönünde mütaala verdi. 25 Aralık’ta Danıştay 13. Dairesi’nde görülecek olan üç davanın avukatı İsmail Hakkı Atal, EPDK’nın termik santrallere lisans verirken hiçbir bütüncül etki çalışması yapmadığına dikkat çekerek, “İçinde Çukurova’nın da bulunduğu 141 ovayı koruma altına alan Bakanlar Kurulu kararnamesi doğrultusunda termik santraller başta olmak üzere kirletici tesislere lisans verilirken EPDK tek karar mercii olmaktan çıkarılmalı. 21. Yüzyılda çevre hakkının ihlali, yaşama hakkının ihlali boyutuna taşınmıştır” görüşünü dile getirdi.

BEREKETLİ TOPRAKLARI KORUMAK İÇİN 7 YILDIR SÜREN HUKUK SAVAŞI

Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri, İskenderun ve Yumurtalık körfezlerinde lisans verilen 8 termik santralin lisanslarının iptali için 2011 yılında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu aleyhinde dava açtı. Danıştay 13. Dairesi, yürütmeyi durdurma talebini reddetmesi üzerine davacılar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nda itirazda bulundu. Davacıların projelerle ilgili kümülatif-bütüncül etki değerlendirmesi talebiyle yaptığı itirazı haklı bulan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Danıştay 13. Dairesi’nin kararını kaldırdı.

DANIŞTAY REDDETTİ, DAVACILAR GERİ ADIM ATMADI

Bu kararın ardından EPDK bölgede 17 termik santral için yapılan lisans başvurularını reddetti. Ancak Danıştay 13. Dairesi, İdari Dava Daireleri Kurulu’nun davacıların lehine aldığı karara rağmen yürütmeyi durdurma taleplerini 2016 yılında bir kez daha reddetti. Bunun üzerine bir kez daha itirazda bulunan davacıların ‘kümülatif etki’ talepli itirazlarını haklı bulan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 13. Dairenin red kararını yeniden bozdu. 2017 yılında yapılan yürütmeyi durdurma talebi de Danıştay 13. Dairesi’nce reddedildi, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ise 29 Mart 2018 tarihli kararında red kararını yine kaldırdı.

DAVALAR SÜRERKEN İKİ TERMİK SANTRAL ÜRETİME BAŞLADI

Bu arada davalar sürerken İskenderun’daki Diler Kömürlü Termik Santral ile Erzin Egemer Doğalgaz Termik Santrali’nin inşaatları tamamlanarak faaliyete geçti. Yumurtalık ilçesindeki Ayas termik santrali ise yargı sürecini bekliyor.

DANIŞTAY SAVCISI LİSANSLARIN İPTALİ YÖNÜNDE MÜTAALA VERDİ

Doğu Akdeniz Çevre Derneklerinin açtığı davaların gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal, Danıştay Savcılığı’nın 16 Kasım 2018 tarihli mütaalasında dava konusu termik santrallerin lisanslarının iptalini talep ettiğini bildirdi. Davalar sürerken faaliyete geçen İskenderun Atlas Enerji ve Erzin Egemer termik santrallerinin tamamen hukuksuz duruma düşeceklerini ifade eden Atal, EPDK’nın 2013 sonrasında Doğu Akdeniz bölgesinde lisans başvurularını reddettiği 17 termik santrale ek olarak 2014’te 5, 2016’da ise 7 termik santral için verdiği üretim lisanslarına karşı da dava açmak zorunda kaldıklarını dile getirdi.

‘HAYATTA KALABİLMEK İÇİN DAVA AÇMAK ZORUNDA KALDIK’

Yaşama hakkımızı kullanabilmek ve hayatta kalabilmek için dava açmak zorunda kaldık” diyen Atal, 2016 yılında Yumurtalık EMBA termik santrali için verilen lisansın iptali istemiyle açtıkları dava için hazırlanan bilirkişi raporuna dikkat çekti. Rapora göre 2009 yılında nüfusu 18 bin olan Yumurtalık’ta 1 yılda 5 kanser teşhisi konulurken, 2014 yılında ise 60 kanser teşhisinin konulduğunun ortaya çıktığına değinen Atal, şu görüşleri dile getirdi:

‘EPDK, LİSANSLAR VERİLİRKEN TEK KARAR MERCİİ OLMAMALI’

“Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararları, Danıştay savcılığı mütalaası ve EMBA termik santral davasında tespit edilen bölgedeki kanser artışı, elektrik enerjisinde arz fazlası oluşması ve diğer gelişmeler göstermiştir ki, Sağlık Etki Değerlendirme Yönetmeliği çıkarılarak termik santrallerin halk sağlığına olan etkisi belirlenmeden lisans verilmemelidir. EPDK, kömürlü ve doğalgazlı termik santrallere lisans verirken hiçbir bütüncül değerlendirme –kümülatif etki çalışması yapmamaktadır. İçinde Çukurova’nın da bulunduğu 141 ovayı koruma altına alan Bakanlar Kurulu kararnamesi doğrultusunda termik santraller başta olmak üzere kirletici tesislere lisans verilirken EPDK tek karar mercii olmaktan çıkarılmalı. Lisans başvuruları Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan oluşan bir konsorsiyum tarafından değerlendirilmelidir. Stratejik ÇED Yönetmeliğinde enerji sektörüne 2023’e kadar tanınan muafiyet kaldırılmalıdır. 21. Yüzyılda çevre hakkının ihlali, yaşama hakkının ihlali boyutuna taşınmıştır.”

                                                            

Önceki haberTurizm uğruna doğaya zarar verilebilir!
Sonraki haberZeytin ağaçlarını küstürmeyin, Çin zeytinyağına muhtaç kalabilirsiniz!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here