Ucuz suçlamalar…

Ucuz suçlamalar…

0
PAYLAŞ

Bu ülkede insanların birbirlerini suçlaması öylesine seviye kaybetti ki, akıl alır gibi değil.
Hani sıradan insanların karşılıklı atışmaları, bunun tartışmaya, ardından kavgaya dönüşmesini anlarım.
Ama devletin yönetenlerin, yönetmeye talip olanların ağızlarından çıkanları tartmaları gerektiğini savunur ve beklerim.
Hele hele bir başbakanın…
Bir cumhurbaşkanının, keza…
Bir aya yakın süredir devletin tepesi ile bağımsız bir kurum olan Merkez Bankası Başkanı arasında önce tek taraflı, sonradan karşılıklı hale dönüşen “faiz” savaşının giderek “irtifa” kaybetmesini hayretle izliyorum.
En son gelinen nokta tüyler ürpertici seviyede:
“Yüksek faiz vatanı satmaktır…”
İmza: Cumhurbaşkanı hazretleri Recep Tayyip Erdoğan.
Bir bağımsız kuruluş olan Merkez Bankası ve başkanı, ülkenin ekonomik geleceğini tayin eden bir görevle donatılmış.
Dünyada neyse, bizde de öyle olmalı…
Tüm demokratik devletlerde merkez bankası başkanları ve ekibi bağımsız hareket ederler, ülkenin ekonomik geleceğini şekillendirmek, halkı korumak için plan yaparlar, önlemle alırlar. Bu iç ve dıştaki gelişmelere göre alınan önlemlerdir. Ve başkanlar doğal olarak hükümetle de işbirliği halindedirler ve halka da bilgi vermek zorundadırlar.
Ancak ne olduysa son iki-üç ay içinde oldu, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan dönemin başbakanı Erdoğan birden ünlü iktisatçılara taş çıkaracak düzeyde, devletin ekonomik politikasına el attı.
Ve doğrudan merkez bankası başkanını hedef aldı.
Oysa bağımsız da olsa devletin “ memuru” sayılan başkanı değil, başbakan yardımcısı veya maliye bakanını yanına çağırıp “Arkadaş bu yüksek faiz niye böyle, bu başkan ne yapıyor. Yüksek faizle benin özel sektörüm nasıl yatırım yapar? Tez elden buna bir çare bulunsun” diyebilirdi.
Yüksek faizi uygulayan merkez bankası başkanı Nijerya’da görev yapmıyor ki.
TC Merkez Bankası Başkanı, bu ülkede görev yapıyor ve sorumluluk taşıyor.
Birkaç kere “diskur” geçmesine bir şey demeyelim.
Bir iki kere saydırmasının da, fazla üzerine gitmeyelim.
Ama bir cumhurbaşkanı, dünyanın hangi demokratik ülkesinde olursa olsun, eğer emrindeki bir devlet memuru hakkında “vatanı satıyor” mealinde bir cümle sarf etmiş ise bunu izah etmek zor.
Vatanı satmak- faiz ilişkisi, hiçbir ekonomik sistem ve literatürde geçmediği için, Başçı içten içe gülüyor olmalı.
Ben ise sinirden “kahkaha” atıyorum…
Suçlamak, hele vatan hainliği gibi çok az kullanılması gereken bir iddia ile suçlamak bu kadar ucuzlamamalıydı, diye de strese girmeden edemiyorum.
Nasıl kahkaha (!) attığımı, tahmin etmişsinizdir umarım.

BİR CEVAP BIRAK

5 + 16 =