UKRAYNA'DAN… Gagauzlar latin alfabesini seçti

Sevgili okurlarım uzun zaman yoğun işlerimden dolayı sizden uzak kalmak zorunda kaldım. Şimdi yine beraberiz.

Sıkı yönetim  döneminde iki kısma bölünen Gagauz Türkleri sınırlara rağmen kendilerini hiç bölmemişlerdi. Sovyet Döneminde tüm respublikalara serbest geçiş varken Moldova’da oturan Gagauzlar Ukrayna sınırlarında oturan Gagauzları sıkça ziyaret eder ve hergün üzlerce insan sınır tanımadan gidip gelebilirdi. Ukrayna Gagauzları tam sınırda oturduklarından dolayı  bir bulgar veya moldovan köyünü aşıp hemen Moldova’dakı Gagauzlar’a rahatlıkla ulaşabilir, kültürel, ticari alışverişini yapar ve hatta akrabalarını ziyaret ederlerdi.

Sovyetlerin dağılması ile Moldova ve Ukrayna devlet statüsünü aldı ve serbest sınır geçişlerine son erdi ….İnsanların alışık olmadığı ve ancak televizyonlarda gördükleri gümrük kapıları bu taraflara da kuruldu..

Gidiş gelişler de yavaş yavaş azalmaya başladı. Bir süre iç pasaportu ile geçmeye için verildiyse de daha sonra yabancı pasaport talebinde bulunulmaya başlandı. Buna adeta isyan eden Gagauzlar’a hükümetler karar çıkardı. Bu karara göre Odesa bölgesinde oturan Gagauz ve diğer halklar Gagauz Yerine iç pasaportu ile girip çıkabilir, fakat bunun dışında ikameti olan şahıslar ancak dış pasaportu ile sınırı geçebilir.

1990 yılında Moldova sınırlarında Gagauz Yeri Özerk Bölgesi kuruldu ve Gagauzlar kendi Başkanını (yanı Cumhurbaşkanını) , Halk Topluşunu (Halk Meclisini) ve kendi millet vekillerini seçti. Resmi diller –Gagauzca, Moldovanca( veya son dönemlerde Romence), Rusça oldu. Kendi Komrat Devlet Üniversitesi adında Üniversite kuruldu, üniversite ve pedagoji meslek okullarında  Gagauz dilinde öğretmenler  yetiştirilmeye  başladı. Fakar bu yapılıken de Gagauz dili 1957 yılında Sovyet kanunu ile kabul edilen kiril alfabesi üzerine gramerini sürdürmekteydi. 1993 yılında Moldova hükümetinin latin alfabesine geçmesi ile Gagauz Yeri de 1996 yılında latin alfabesine üç tane harf ekleyerek geçmiş bulundular.

Zaten sınırların kapanlası ile gidiş gelişlerin azalması bir yandan, o güne kadar soydaşlarımızdan gelen edebiyat eserleri de latinceye geçip tüm ümitlerimiz kaplerimize kilitlenivermişti…

Fakat, bunun da mutlaka bir çaresi vardır elbet. Oturup da kendi kaderine ağlamayı sevmeyen Gagauzlar burada da kendi cesaretini gösterdi.

Benim uzun zaman Ukrayna Gagauzlar’ın da mutlak surette latin alfabesine geçme ve Gagauz Yeri Özerk Bölgesinden kopmama uğraşılarım bir yandan bazılarını korkutuyordu ve onlar bu konu üzerine susmayı eyliyorlardı, çünkü bunu Ukrayna hükümetine karşı bir ayrımcılık olarak kabul ediyorlardı. Keza, bu korkuları boşunaydı.

2003 yılında Ukrayna’nın başkenti Kiev’de kurulan ve hazimlilikle başkanlığını götüren  iş adamı ve gerçek bir vatansever genç arkadaşımız Vasiliy Kelioglu ile konuştuğumda ve Ukrayna hükümetine Ukrayna Gagauzların latin alfabesine geçmesi ile ilgili dernek adından başvurmamızı söylediğimde bana aynen şunu dedi:

"Hocam, siz konuyu bizden iyi birilsiniz, siz yazın biz sizin yanınızdayız ve biz  dernek olarak bu adımın biran önce yapılması arzusundayız. Biz biran önce latinceye geçmezsek kardeşlerimizden tamamıyle kopabiliriz…"

Bu sözler bana yeşil ışık yaktı. Hükümetin en üst kurumlarına mektuplar yazmaya başladık. Başlangıçta hükümet etkilileri bile bunun mümkün olamıyacağını sözlü olarak bildirdiler, çünkü bugüne kadar Azınlıkta olan halklar böyle bir talepte bulunmamışlardır. Meclise, Cumhurbaşkan’ına yazdık , fakat  oradakı memurlar bizi futbol topu gibi bir birimden diğer birime gönderiyolardır, ve bir gelişme yine de yoktu…böyle bir kararın alınması için mutlaka Gagauzlar’ın toplu olan yerledinde referendumun yapılması talep edindi. Odesa bölgesinde coğunluğun oluşturduğu Gagauzlar’ın  arasında propagandalar yapılmaya başlandı. Okullarda gaguz dilini seçmeli ders olarak okutan öğretmenler aydınlatıldı. Kiev’e raporlar yazıldı. Fakat bu da eksikti…
 
2006 yılında Odesadakı ‘Birlik” adında bölge derneği daha önceden planlanmış bilimsel sempoyum yapıyordu. İşte fırsat bu fırsat ! deyip davetli olduğum sempozyuma bir teklifim oldu. “Bu sempozyumun sonunda latin alfabesine geçme kararı alınsın”. Bunu hem dernek Başkanı sayın Petr Volkov’a ve bize yardımlarını daha baştan esirgemeyen  İnovasyon Teknoloji Enstitüsü Bölüm Başkanı sayın Tatyana Bucatskaya bahsettim. Kabul ettiler ve sempozyum bitiminde bir genelge hazırlandı ve latin alfabesine geçme isteği belirtildi.
Artık elimizde halkın sesi belgesi vardı. Yine kapılar çalınmaya başlandı. Beni Ukrayna Bilimler Akademisi’ne çağırdılar ve detaylarla ilgili sorular sordular, Bakanlar Kuruluna hazırlanan mektuplarda yardımımı talep ettıler. Daha sonra Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Maliye Bakanlığı derken Bakanlar Kurulu  tam 7 Bakanlıktan bu konu üzerine cevap istedi. Tabii bu da bizim tam 4 yılımızı aldı..
Yılmadık , yılamazdık, Gagauzlar’ın geleçeği söz konusuydu. Bu arada 2006 yılında kurulan “Ukrayna Gagauzları Birliği” Sivil Örgütü de  bu işin asıl takipçisi oldu.

14.08.2008 yılında Bakanlar Kurulu kararını açıkladı-“ Ukrayna Gagauzları latin alfabesine geçebilir. Bu karar tüm toplu yaşayan yerlerde ve zorunlu ders okutulan Gagauz okullarına duyurulsun. Eğitim 2008-2009 yılında  latin alfabesinde başlatılsın”. Bu sevinci sanırım ki tahmin etmeniz mümkündür. Bu işin takipçisi olan bizler, birbirimize telefon açıp birbirimizi kutlayacağımız yerine boğazımızda bir sevinç düğümü oluşmuş ancak “Gagauzlar başardı, milletimizi karanlıklardan kurtardık” diye diyebildik..!

Evet, bizi sınırlar ayırmaya çalıştı, ayıramadılar, edebiyat ve basın haber karanlığına kapatıldık ama dilsiz olmadık, hep direndik , adalete inandık. Bugünkü hükümetin geleceğe olumlu ve ileri ,karalı adımları sayesinde sesimizi duyurduk ve olumlu karşılığını gördük.

Bu mücadelemizde her zaman Odesa derneğinin yardımı esirgenmedi, özellikle son zamanlar dernek Başkan yardımcısı ve Türk dünyasına gönül vermiş iş adamı Dimçoğlo Yura’nın yardımı hep yanımızdaydı.

Zira biz bir işi yapıyorduk ve halkımız kazandı. Bundan sonra Ukrayna Gagauzları Gagauz Yeri’den bol bol okul kitapları alıp okuabilir , Türkiye’den haberler dinleyip dillerini daha da geliştirebilir dünya edebiyatı kapılarını daha kolay açabilir.

_______________

* Doç.Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

19 + 12 =