UKRAYNA’DAN… Turuncu Devrimi’nin yıldönümünde

23 Kasım Ukrayna halkı için tarihi bir gündü. Yüzbinlerce insan Bağımsızlık Meydanı’nı öğle saatlerinden itibaren doldurmaya başladı. Saat 18.00 de mitin başlayacaktı. İnsanlar akın akın meydana geliyor ve ellerindeki turuncu renkli bayraklar, boyunlarındaki ‘TAK’yazıları ile turuncu atkılar, “Ukrayna Bağımsızdır”, “Yaşasın demokrasi” vd. pankartlarla tıpkı geçek yıl olduğu gibi herkezin yüreğine bir sevinç ve ümüt ışığı veriyordu. Tıpkı geçen yıl gibi  kar tüm güzelliği ile insanların başına usul usul yağıyordu.

Geçen yıl  bu meydanda Ukrayna halkı haksız seçimlere karşı çıkmış ve kendı haklarını savunmaya başlamıştır. Eski Sovyet boyunduruğundan, kölelik sisteminden 1990 yıllarda kendi bağımsız devletini ilan ettikten sonra (Sovyetlerden ayrılma kararını ilk  Ukrayna almıştır) halkın güveni kendine daha fazla arttı ve ondan sonra yapılan herhangi bir seçim halkın denetimi altında yapıldı. Yeni Cumhurbaşkanı seçimleri yaklaştığında halk bağımsızlığının eksi ve artılarını sık sık dile getirmeğe başladı ve gördü ki, var olan hükümet malesef istedikleri refakate bu on beş yılın içerisinde onları ulaştırmadı. Halkın arasındakı memnuniyetsizlik dalgalanmaları güngünden artmaya başladı. 2004 yılındakı Cumhurbaşkanı seçimleri halkın karşısına çok önemli bir tarihi fırsatı koydu:-bundan sonra da “büyük kardeşin”(önceleri bu Eski Sovyet sistemi ,daha sonra ise onun yerini Rusya aldı) boyunduruğu altında yaşamak veya kendi bağımsızlıklarını savunacak ve kendi vatanın gerçek sahibi olmak mı?. Halk bu seçimlerde kendi sцzünü sцylemek ve demokratik seçimleri savunmak için aylarca kar altında meydanı tıklım tıklım doldurdu ve gece gündüz oradan ayrılmadan hükümet bürokratlarına kendi gücünü sergiledi ve zaferle kazandı.Tüm dünyaya bir demokrasi örneğini sergileyen Ukraynalılar “Turuncu Devrim” bayrağını uzalttı.22 Kasım tarihe “Turuncu Devrim” Ukrayna halkın Bağımsızlık günü olarak da kaydedildi.

Siyasi eleştirmenler Bağımsizlık Meydanı’nın ve Turuncu devrimin цnemini vurgularken halkın karşısına ancak doğrularla çıkmak gerektiğini ve bundan sonra halkın sesine iyi kulak vermek gerektiğine dikkat çekiyorlar. “Halk bundan sonra hükümetin kцlesi değil, son söz halkındır” diye açıklamalar en başta gelir. Siyasi araştırma ve değerlendirmeler Merkezi’nin başkanı Oles Danıy bu devrimi şu sözlerle değerlendiriyor: “birinci süreç doksanıncı yıllarda başladı ve Ukrayna’nın bağımsızlığı ile sonuçlandı. Bu bağımsızlığın elde edilmesi milli bağımsız akımı ve güçlü bürokrasi veya  “komünistler” arasında oldu. Ve işte o zaman milli bağımsızlık mücadeleciler ve devlet bürokrasi arasında belirgin şekilde savaş başladı. Dış görünüşte bağımsız görülen Ukrayna aslında eski sovyet sisteminin katılığımı devam ettiriyordu. Bu sürtüşme mutlaka bir sonuca varmalıydı. Bu  nedenle milli demokrasinin ikinci süreci –tarihin kaçınılmaz bir adımıydı.”

Siyasi eleştirmenlere göre, devrimden sonra hükümet arasında anlaşmazlık Turuncu devrime göre çokta abartılacak bir durum değildir. Ukrayna bir yıl sürecinde avrupa demokrasi anlayışına daha bir adım atmış oldu ve nihayet Rus jeopolitik bağımlılığından kurtulmayı başardı.  Belirtilmelidir ki, bu adım Ukrayna’ın “Büyük Avrupa’ya girmesi için son bir adım değildir. Bu yol cok uzun ve zor olacaktır. Buna da şimdiden hazırlıklı olmakta fayda var.

Seçimler esnasında Ukrayna’yı bölgelere bölmeğe çalışan bazı siyasi partiler bu devrin sonucu gördüler ki, halk demokrasi zenginliklerine sahip çıkıp Ukrayna’nın batısı ve merkezi başkenti demokrasi yolundan yılmadan doğu bölgesini de aynı yolla ikna etmeğe başarmıştır.

Ukrayna’da demokrasi temeli Bağımsızlık Meydanı’nda (Ukraynacası Maydan Nezalejnostı)  atıldı ve siyasi ve bürokrasinin temelden değişiklik yapması için kendisini uyardı, bu da demokrasinin Ukrayna’da güçlü olduğunun bir simgesi demek. Ukrayna halkını bu adımından dolayı desteklemek ve Bağımsızlık gününü kutlamak gerekir! 

_______________________

* Doç. Dr.


   
  

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

14 + fourteen =