Ulus Dağı’na Düşen Ateş

Yayımlandığı günlerde büyük ilgi gören romanın en önemli özelliği gerçek olaylara dayanan ve  yazarın uzun dönem araştırmaları sonucu yaratılan bir  belgesel roman olması.  Yeni baskıya eklenen araştırma bulguları, fotoğraflarlar, belgeler ve haritalarla zenginleştirilen romanda Gördes’li 19 yaşındaki Makbule’nin sıra dışı ve destansı öyküsü, şu günlerde çok tartıştığımız kimlik sorunsalına da çare olacak nitelikte.  Son moda medya diliyle söylemek gerekirse; “hepsi gerçek” bir roman Ulus Dağına Düşen Ateş.

 “Sivil Örümceğin Ağında” her gün yeni ilmikler örülürken, görüldü ki; gizli işgal, önünde sonunda, askeri işgale dönüşecektir. Askeri işgaller sanal olamaz ve saldırılara, fantezilerle kurgulanmış savaş kitaplarıyla karşı konulamaz.

Yüreklerinde özgürlük ve bağımsızlık ateşi sönmeyenler, yeni saldırıya karşı direneceklerdir… Bu direniş, geçmişin savaş yöntemlerini örnek alacak ve o günlerin bağımsızlık ruhunu günümüze taşıyacaktır.

Mustafa Yıldırım, yeni direnişin tarihsel kaynağını ararken, Mustafa Kemal’in gerillaları ile karşılaştı.

Onlarınki, işgal altındaki Balıkesir, Manisa, Kütahya üçgeninin ortasında yükselen Ulus Dağı çevresinde sürdürülen örnek alınacak, gerçek bir savaştı.

Köylüler, kaymakamlar, avukatlar, demirciler, çerçiler, öğretmenler, çocuklar, genç kızlar, yaşlılar; işgal bölgesinin kalbindeki dağlarda, ovalarda, köylerde, kentlerde, ihanete aldırmadan direndiler.

On dokuz yaşındaydı Gördesli Makbule; Ulus, Alaçam, Seydan dağlarında; karlarda ve fırtınalarda, içinde büyüyen isyan ateşiyle savaştı… Onun karasevdası olmasaydı; özgürlük de o kadar değerli olamazdı!

Kara günler yeniden gelip çattı… 
Korkuya yer yok!.. 
Yılgınlık hiç gerekmez!.. 
Nihayetinde, Ulus Dağı’na çıkılacak!
Ve yine bir ateş yakılacak!..” (Arka kapaktan)

Ulus Dağına Düşen Ateş hakkında yorumlar:

“Mustafa Yıldırım bu romanı oturup sırça köşkünde yazmamış. Bir elinde viskisi barlarda tartışarak kurmamış! İlgili mekanlarda üç yıl gezinmiş. Böyle bir romanın ortaya çıkması için öncelikle ulusal kurtuluşçu bir yüreğe gereksinim var. Kalpaksız Kuvayı Milliyecilerden M. Yıldırım  bu yüreğiyle sabır dolu titiz araştırmasını kaynaştırarak zoru başarmış”

Mehmet Saydur, Cumhuriyet Kitap, 8.8.2002 

“Ulus Dağına Düşen Ateş’in ilk dikkati çeken yanı, romana katılmış yoğun emek… Kurtuluş Savaşı yıllarının yöre kasabalarını, o günün toplumsal, ekonomik yapısı doğrultusunda yeniden kurup biçimlendirmede, bunları aktarmada büyük ustalık gösteriyor. (..) Karşıma çıkan ilk milletvekiline soracağım ‘Okudunuz mu Mustafa Yıldırım’ın Ulus Dağına Düşen Ateş’ini?’ Adım gibi biliyorum, ‘Okumadık,’ diyecekler.” M.Sadık Aslankara, Cumhuriyet Kitap, 20.11.2003

yusuf@acikgazete.com

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.