Ulusal değerler!

Ulusal değerler!

0
PAYLAŞ

Ulusal değerler olarak kabul ettiğimizin şeylerin çoğu aslında bize ait değildir, Sümerler gibi her şeyi kendimizden gördük ama onlar gibi aldığımız her şeyi olduğu gibi kabul etmedik!

Ulusal yiyeceğimiz kuru fasulyenin ne zaman doğuya doğru yolculuk yaptığını unuttuk! Binlerce yıldır ve hatta ulusumuzun kökeninde o yemeğin olduğunu kabul ettik, sorgulamadık! Belki yememek için başlangıçta dilenilmişti ama kim anımsayabilir ki, o ilk dönemleri! Çünkü toplumsal hafızamız, işimize geldiği gibi düzenlenmiş ve işimize geldiği destanlar ile örülmüştür!

Ulusal içkimiz rakı’nın ne zaman üretildiği ve kimler tarafından şişeleme işlemine başlandığını kim bilebilir, yunan uzosu ile akrabalığını bile bilen yoktur! Yunanistan’da kahve Yunan olur, Türkiye’de Türk kahvesi adını alır ama kahvenin o iki ülkede de üretilmediğini kim sorgular?

Bir dönem ulusal kıyafet diyerek fes takma heveslilerin, nasıl fesi çıkarmamak için direndiğini kim anımsar? Fes takmamak için direnildiğini ve hatta gavur icadı diyerek direnç gösterenlerin, nasıl içlerine öyle işlemişlerdir ki, gavur icadı olmaktan çıkmış, dinin vecibesi olarak kabul edilmiştir. Çok yakın zamanda çıkarmama direnci ile karşılaşmışız ama kim anımsıyor şimdi?

Kara çarşafta aynı durum geçerlidir. Bazı kesimler, çarşaf giyen kadını diğerlerinden üstün görürler. Aslına, kara çarşafın giyimi, Hıristiyan geleneğinde var olduğu ve kendisini İsa’ya ve onun dinine adayan bakire kadınları, diğerler kadınlardan ayırmak için kullanıldığı unutulur. Karalar giyen kadın, bu renk ile dünya erkeklerinden kendilerini koruduğunu ve o son kurtuluş gününde İsa ile karşılaştıklarında, bakire olarak karşılarına çıkmak isterler. Yani kendilerini İsa’ya saklarlar. Bizim kara çarşaflılarımız ise, kendilerini erkeklerine saklarlar ve güzelliklerini diğer erkekler tarafından görülmesini istemezler. (Acaba kadın mı istemez?!) Bu durumda kendi erkeklerini ne konuma getirdiklerini farkına bile varmazlar, hatta bunun bu anlama geldiğini düşünmezler bile. Kara çarşafın anlamını bu şekilde kaç kişi düşünmüştür?

Sümerlerde başörtüsü takmanın anlamını kaç kişi biliyor ve bilerek onu uyguluyor? Artık ne Sümer kaldı ne de onun geleneği deriz ama Sümerce bir çok kelimeyi günümüzde dahi hala kullanırız!

Son günlerde, aşure’de gündeme geldi, Alevi açılımı ile birlikte Alevi ve Caferi geleneği olan aşure günü anlamının içi boşaltılmış ve bir gösterişe doğru dönüşü işaret etmektedir. Alevileri sapkın ve aşağılık olarak gören siyasi anlayışa sahip olanlar, onların geleneğinin binlerce yıldır kendi gelenekleri olduğunu söyleyerek, yeni bir ulusal değer yaratma peşine girmişlerdir. Tıpkı fes, kuru fasulye, rakı, kara çarşaf, türban gibi… binlerce yıldır bizde aslında vardı ama açılım ile gün yüzüne çıktı! Tuzu ekmeğe banıp yemenin anlamının değiştirilmesi gibi!

Gün geçmiyor ki, ulusal değerlerimize yeni değerler katılmasın! Newroz önce yasaklanır, sonra ulusal değer nevruz olarak girer! Değiştirerek alırız, işimize geldiği gibi toplumu yönlendiririz! Ateşten atlamanın ritüel anlamı yok edilmiştir, bir siyasi ranta dönüşüvermiştir! Demiri dövmenin anlamı değiştirilmiş, bir sahne sanatına ve şovuna dönüştürülmüştür.

Aşure için gelecek yıllar içinde çadırlar kurulacağını söylemek abartı olmasa gerek, şimdiden işaretlerini görmekteyiz! Siyasi çıkarlara uygun ulusal değerlerimiz gelişmeye ve çeşitlenmeye devam ediyor ama hiçbir aslında bizim değildir! Zaten var olan gelenekler, anlamlarından başka anlamlara büründürülüyor!

Bu durum sadece bize mi ait, elbette değil! Son yıllarda bizde de yaygınlaşan Noel kutlamaları ve onun vazgeçilmesi Noel Baba figürü ve kıyafeti! Bir Cola firmasının reklam için uydurduğu bir şey olduğunu kim sorgular ki! Yaşa gitsin, nasıl olsa dünya hakları bunu kabul etti!

Ulusal değer yanına evrensel değerlerde yaşantımıza girmeye devam ediyor, tüketim toplum kuralları içerisinde!


—————————————
http://cemoezkan.blogcu.com

BİR CEVAP BIRAK