Uluslararası Af Örgütü’nden küresel mülteci krizi raporu

Uluslararası Af Örgütü’nden küresel mülteci krizi raporu

0
PAYLAŞ
Mülteci
Mülteci

Uluslararası Af Örgütü, küresel çaptaki mülteci krizinin kapsamlı değerlendirmesini bugün yayımladığı bir raporla kamuoyuna sundu. ‘Küresel Mülteci Kriziyle Baş Etmek: Görmezden Gelmek Yerine Sorumluluğu Paylaşmak’ başlıklı rapor, dünyadaki 21 milyon mültecinin bir çoğunun içinde bulunduğu kırılgan durumu belgeliyor.

En çok mülteci barındıran iki ülke: Ürdün ve Türkiye

Uluslararası Af Örgütü’nün raporuna göre dünya genelinde toplam mülteci nüfusu 21.3 milyon ve bu sayının 1.2 milyonu acil olarak yeniden yerleştirilmeye ihtiyaç duyuyor. Öte yandan düşük ve orta gelirli ülkelerde barınan mülteci nüfusu ise toplam mülteci nüfusunun yüzde 86’sını oluşturuyor.

Rapora göre Ürdün, 2.7 milyondan fazla mülteci ile dünya genelinde en çok mülteci barından ülke. Ürdün’ü 2.5 milyondan fazla mülteci ağırlayan Türkiye takip ederken, bu ikilinin hemen arkasından 1.6 milyondan fazla mülteci ile Pakistan geliyor. İlk 10’da yer alan ülkeler ise sırayla şöyle: Lübnan, İran, Etiyopya, Kenya, Uganda, Kongo ve Çad.

Zengin ülkeler sorumluluktan kaçıyor

Raporda ülkelerin mülteci barındırma kapasitelerinin değerlendirilmesinde refah, nüfus ve işsizlik oranları gibi ölçütlere dayalı bir sistemin hangi ülkelerin paylarına düşen sorumluluğu yerine getirmediğini ortaya koyuyor. Rapor ek olarak, komşu ülkeler ve benzer nüfusa sahip diğer ülkeler tarafından kabul edilen Suriyeli mültecilerin sayıları arasındaki çarpıcı tezata da dikkat çekiyor.

Örneğin İngiltere 2011 yılından beri 8 binden az Suriyeliyi kabul etti. Nüfusu İngiltere nüfusunun neredeyse 10 katından daha az olan ve gayri safi yurt içi hasılası da İngiltere’nin yüzde 1.2’sine tekabül eden Ürdün ise 655 binden fazla Suriyeli mülteciyi barındırıyor. 4.6 milyonluk nüfusu ve Lübnan’dan yedi kat büyük yüzölçümü ve beş kat büyük ekonomisi olan İrlanda da şimdiye dek yalnızca 758 Suriyeli mülteciye kucak açtı.

Mülteciler çatışma bölgelerine geri gönderiliyor

Rapor, mültecilerin çatışma bölgelerine ve insan hakları ihlallerinin yaşandığı yerlere geri gönderildiğinin altını çiziyor. Buna göre, Pakistan ve İran’da bulunan ve sayıları giderek artan mülteciler, şiddetli çatışmaların yaşandığı Afganistan’dan kaçıyor. Pakistan’daki Afgan mülteciler yetkili makamların artan tacizlerine maruz bırakılıyor.

Rapora göre, Pakistanlı yetkililer hâlihazırda 10 binden fazla Afgan mülteciyi savaşın darmadağın ettiği ülkelerine zorla geri gönderdi. Öte yandan Kenya’daki Dadaab kampında bulunan mültecilere Somali’ye geri dönmeleri için baskı yapılıyor. Kenya hükümeti, 2016 yılının sonu itibariyle kamptaki mülteci nüfusunu 150 bin kişi kadar azaltmak istemesi nedeniyle 20 binden fazla Somalili mülteci Dadaab kampından Somali’ye geri gönderildi.

Son olarak, Suriye’den kaçan 75 binden fazla mülteci hâlihazırda Suriye’nin Ürdün’le olan sınırında Berm olarak bilinen dar çöl şeridinde sıkışıp kalmış durumdalar.

Hastalık, fiziksel ve cinsel istismar…

Uluslararası Af Örgütü’ne göre, Güney Asya’da, Myanmar’dan gelen Rohingyalı mülteci ve sığınmacılar sürekli bir tutuklanma, alıkonulma, zulme uğrama ve bazı durumlarda da geri gönderilme korkusu içinde yaşıyorlar.

Malezya’daki alıkonulma merkezlerinde Rohingyalı ve diğer uyruklu mülteci ve sığınmacılar, aşırı kalabalık da dâhil olmak üzere bir dizi kötü koşula katlanmak zorunda bırakılıyorlar. Bu kişiler aynı zamanda hastalık, fiziksel ve cinsel istismar ve hatta yeterli tıbbi bakımın olmamasından ötürü ölümle karşı karşıya kalma riski altındalar.

Raporda AB ve Avustralya’ya suçlama

Rapor, bazı AB ülkelerini ve Avustralya’yı insanları dışarıda tutmak için “sistemli bir şekilde insan hakları ihlallerini ve istismarlarını bir politika aracı olarak kullanmakla” itham ediyor. Uluslararası Af Örgütü, Temmuz 2016 tarihinde Avustralya’nın açıklarında Nauru Adası’ndaki alıkonulma merkezinde 1200 kadın, erkek ve çocuğun ağır istismar ve insanlık dışı muameleye maruz bırakıldıklarını ve ihmale terkedildiklerini ortaya çıkarmıştı.

BİR CEVAP BIRAK