Ümmühan nine yeni yıla evsiz girecek!

Ey benim devletim, Cumhuriyetim, bütün yollarımız kapatıldı. Biz ne yapalım, kime gidelim?’

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Darıbükü köyünde yaşayan 76 yaşındaki Ümmühan Uysal, bölgede yapımı tamamlanan Kasımlar Barajı ve HES projesinin göl havzasında kalan eviyle ilgili kamulaştırma kararının iptali için dava açtı. Ancak dava sürerken evi barajın sularına gömülen ve kullanılamaz hale gelen yaşlı kadın çocuklarının yanına sığındı. Yeni yıla evsiz girecek olan Ümmühan Nine’nin oğlu Hasan Uysal, yaşananlara isyan ederek, “Şu anda evimize giremiyor ve kullanamıyoruz. Tüm eşyalarımız o evdeydi, ailemin 80 yıllık geçmişi suya gömüldü. İlgili tüm yetkililere sorunumuzu bildirdik ancak kimse ilgilenmiyor. Bu nasıl bir saygısızlık anlamıyoruz. 76 yaşında yaşlı bir kadına bunu yapmak günah değil mi?” diye konuştu.

EVLERİ VE BAHÇELERİ GİTTİ, BİR BARAKAYA SIĞINDILAR

Yeni yıla girerken evi hukuksuz biçimde barajın sularına sulara gömülen Ümmühan Nine’nin oğlu Hasan Uysal, “Köyümüze bir HES yapıldı. Yapılsın, yapılmasına karşı değiliz. Ancak başlangıçta yüklenici firma tarafından köylüye verilen sözlerin hiç biri tutulmadı. Köyden ayrılmak istemeyen yaşlı insanlar için su altında kalacak olan eski evlerden daha güzellerinin yapılacağı söylenmişti. Ancak köylüye birer baraka yaptılar ve buraya taşınmaya zorladılar. HES’ten önce köylülerin evleri ve bahçeleri vardı, şimdi sadece birer barakaları var. Arazilerinden aldıkları üç beş kuruş kamulaştırma parasını da bu barakaları yaşanabilir hale getirmek için harcıyor köylüler” diye konuştu.

AİLEMİN 80 YILLIK GEÇMİŞİ SUYA GÖMÜLDÜ’

HES şirketinin köylüleri dolandırdığını öne süren Uysal, “Biz o barakalara gitmemek için hukuk yoluyla hakkımızı aramak istedik. Kamulaştırma kararına karşı dava açtık. Ancak şirket dava açtığımız için bize ev vermedi. Barajda geçtiğimiz Mayıs ayında su tutulmaya başlandı. Dava sonuçlanıncaya kadar biz evimizde yaşamak istiyorduk. Ancak 20 gün önce annemi tedavisi için kente götürmek zorunda kaldım. Evimizden ayrılmamızdan iki gün sonra barajın suları eve doldu. Şu anda evimize giremiyor ve kullanamıyoruz. Tüm eşyalarımız o evin içindeydi. Ailemin 80 yıllık geçmişi suya gömüldü. Ancak bizim evimizin tapusunun devri halen gerçekleşmedi. Yalnızca tescil davası açıldı, halen tespit davası açılmış değil. Buna rağmen evimizin su altında kalmasına göz yumuldu. Bunun zararını kim ödeyecek?” dedi.

EY BENİM DEVLETİM, BİZ NEREYE GİDELİM’

Uğradıkları haksızlık ve zararlarla ilgili ilgililere başvurduklarını ve sorunun çözülmesini istediklerini dile getiren Hasan Uysal, “Kimse bizim yaşadığımız sorunla ilgilenmedi. 76 yaşında bir kadına bu zulüm yapılır mı? Bu günah değil mi? Bu nasıl bir saygısızlık anlamıyorum. Bir şirket geldi, koca bir köyü dolandırdı. Kamu da buna seyirci kalarak göz yumdu. Şirketi koruyan adaletten biz de istiyoruz. Ey benim devletim, Cumhuriyetim, bütün yollarımız kapatıldı. Biz ne yapalım, kime, nereye gidelim? Gariban köylülerimiz bir şirketin oyuncağı oldu. Bu ülkede çileyi çeken, vergiyi veren, ülkeyi koruyan, şehit ve gazi olan gariban, sefasını süren zengin. Biz çok şey istemiyoruz, sadece adalet istiyoruz” sözleriyle yaşananlara tepkisini dile getirdi.

 

Önceki haberRTE koalisyonu çok ağır suçladı, ABD ise “gülünç” dedi
Sonraki haber“2017 barış için direniş yılı olsun”
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here