Urmiye Gölü kan ağlıyor

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Ortadoğu’nun en büyük gölü olan İran’daki Urmiye Gölü, son 20 yılda yaklaşık yüzde doksanını kaybetti. Türkiye ise İran’ın hatalarını tekrarlıyor…
 
Sulak alanların korunmasıyla ilgili uluslar arası Ramsar Sözleşmesi’ne adını veren kente ev sahipliği yapan İran, Ortadoğu’nun en büyük gölü olan Urmiye Gölünü koruyamadı. 3 bin 713 kilometrekarelik Van Gölü’nün yaklaşık bir buçuk katı yüzölçüme sahip olan 5 bin 200 kilometrekarelik Urmiye Gölünün yaklaşık yüzde doksanı, iklim değişikliği, barajlar ve hatalı kullanım yüzünden yok oldu. İranlı yetkililer, ülkenin kuzeybatısında Azeri nüfusun yaşadığı bölgede bulunan Urmiye Gölünü kurtarmak için 3 milyar dolarlık dış kaynak kullanmak için harekete geçti. 2 Şubat 1971 tarihinde İran’ın Ramsar kentinde imzalanan uluslararası Ramsar Sözleşmesi, yeryüzündeki sulak alanların korunması ve sürdürülebilir kullanımını amaçlıyor.
 
ORTADOĞU’NUN EN BÜYÜK GÖLÜ KURUDU
İran’ın kuzeybatısında yer alan Urmiye Gölü, Ortadoğu’nun en büyük, dünyanın ise ikinci en büyük tuz gölüydü. 1275 rakıma sahip olan Urmiye Gölü, 1967 yılında sulak alan olarak koruma altına alındı. 200 kuş türüne ev sahipliği yapan Urmiye Gölü, bölgede yaşayan milyonlarca insan için de yaşamsal öneme sahipti. Ancak 1995 yılından itibaren gölde başlayan çekilme, 2011’de 7 metre gibi rekor seviyelere ulaşmıştı. Nüfusunun büyük kısmını Azerilerin oluşturduğu bölgede bulunan Urmiye Gölü’nün kurtulması için yıllardır çeşitli programlar uygulamaya konuluyor. Yapılan bilimsel araştırmalara göre yaklaşık yüzden 90’ını yitiren Urmiye Gölünün küçülme nedenleri arasında, küresel iklim değişimi, gölü besleyen su kaynakları üzerine yapılan barajlar ve hatalı su kulanımları gösteriliyor. İran, Urmiye Gölü’nü besleyen su kaynaklarını üzerine yirmiden fazla baraj inşa etti.
VAN GÖLÜNDEN KURUYAN URMİYE GÖLÜNE SU TRANSFERİ PROJESİ
Kapalı bir havzada bulunması nedeniyle sularını yitirdikçe tuzluluk oranı artan Urmiye Gölü kıpkırmızı bir görünüm alıyor. Birkaç yıl önce göl üzerinde çalışan gemiler ve iskeleler adeta hayalet görünümünü almış durumda. Yüzden fazla adayı barındıran göldeki adaların büyük kısmı bugün sadece çölleşmeyi bekleyen birer kara parçası. Gölün çekilmesiyle bozulan ekosistem, çevreye kötü kokular yayıyor. Giderek dev bir lağım çukuruna dönüşen Urmiye Gölü’nü kurtarmak için Aras ve Kura nehirleriyle Van Gölü’nden su transferleri yapılması için projeler yürütülüyor.
İRAN GÖLÜ KURTARMAK İÇİN 3 MİLYAR DOLARLIK KAYNAK ARAYIŞINDA
İranlı yetkililer, Urmiye gölünün tamamen ellerinin arasından kayıp gitmesini engelleyebilmek için yıllardır çare arıyor. İran’ın Batı Azerbaycan Valisi Mohammad Mehdi Şehriyari, Urumiye gölünün yeniden hayat bulması için yabancı mali kaynaklar kullanılacağını açıkladı. Şehriyari, Cumhurbaşkanlığının Urumiye gölünün hayat bulması için 3 milyar dolarlık yabancı mali kaynak kullanılmasını onayladığını ve bu hususta yabancı yatırımcılarla müzakerelerin başladığını söyledi. İran resmi haber ajansı İRNA’nın haberine göre gölün yeniden hayat bulması için projelerin il düzeyinde yönetilmesinin daha iyi sonuçlar doğuracağını ifade eden Şehriyari, makro planlayıcıların detaylara yerel düzeyde olduğu kadar vakıf olamayacaklarını dile getirdi.
TÜRKİYE DE İRAN’IN URMİYE’DEKİ HATALARINDAN DERS ALMALI
Aral Gölünün çöle dönmesinin ardından son yılların en büyük çevre felaketlerinden biri sayılan Urmiye Gölünün yaklaşık yüzde doksanını yitirmesinden Türkiye’nin de çıkarması gereken dersler bulunuyor. İranlı yetkililer, gölün kurumasındaki nedenlerden biri olan barajlar konusunda geri adım atarak Urmiye’yi besleyen su kaynaklarının üzerine baraj yapımına son verileceğini açıklamışlardı. Türkiye ise başta Göller Bölgesinde bulunan Eğirdir, Burdur, Beyşehir, Eber ve Akşehir gibi önemli göller olmak üzere bir çok doğal gölü besleyen su kaynaklarının üzerini baraj ve göletlerle dolduruyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın daha önce tamamladığı ‘1000 günde 1000 gölet’ projesinin ardından 2019 yılına kadar 1071 göletin daha yapılması planlanıyor. Bu gölet projelerinin önemli bir bölümü doğal gölleri besleyen su kaynakları üzerinde bulunuyor.
Önceki haberUNESCO adayı antik kenti soydular!
Sonraki haberHititler bu anıtla bize ne anlatmaya çalıştılar
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

14 + 7 =