Utanç duvarı

Utanç duvarı

0
PAYLAŞ

Yaklaşık sekiz aylık bir aradan sonra İsrail, kimilerinin “utanç duvarı”, kimilerinin ise “Berlin duvarı” olarak adlandırdığı duvarın inşasına devam etmeye başladı. Duvarın bölgedeki inşaatı Haziran 2004’ten itibaren İsrail Yüksek Mahkemesi tarafından durdurulmuştu. İsrail, Ortadoğu’nun tam ortasında, tüm dünyanın gözleri önünde, her geçen gün büyüyen bir utanç duvarı inşa ediyor ve kimse İsrail’e “dur” diyemiyor. Zaten söylenenler de, uyarının ötesine geçmiyor. Unutmamakta fayda var;  “yaptırımlar; sadece güçsüzler ve masumlar  için geçerlidir.”

Filistin ve İsrail halkı… Aynı bölgede, aynı topraklarda yüzyıllardır yaşayan iki halk. Taraflar  arasında uzun yıllar boyunca süren gerilim, terörizme ve savaşlara yol açtı, anlaşmazlıkları çözmek amacıyla yüzlerce toplantı ve görüşmeler gerçekleştirildi ancak gelinen süreçte Filistin sorunu, Ortadoğu’nun kanayan yarası olmaya devam etti. İsrail ve Filistinliler arasındaki mücadele, dünyada en uzun süren anlaşmazlıklardan biri ve belki de patlamaya en yatkın olanı.

Son 100 yıllık süre zarfında  Filistinliler, sömürgecilik, sürgün ve askeri işgalle mücadele etmek zorunda kaldılar ve yaşanılan zorluklar onları, kendi kaderlerini tayin etme hakkını elde edebilmek için mücadeleye zorladı. Elbette bütün bunlara, acılarına sebep olarak gördükleri bir ulusla bir arada yaşama yolundaki zorlu arayış da eklenmeli.

İsrail-Filistin anlaşmazlığına 2002 yılından bu yana bir yenisi daha eklendi. İsrail’in güvenlik kaygılarını gerekçe göstererek inşa ettiği “güvenlik duvarı.”

http://www.lagauche.com sitesindeki Ran Hacohen imzalı bir yazıya göre bu yapı, “Mur de L’Apartheid”, yani “Apartheid Duvarı”. Sekiz metre yüksekliğinde ve bittiğinde 1000 kilometre uzunluğunda olacak olan yapı, uzunluğu 155 kilometre ve yüksekliği de 3.6 metre olan Berlin Duvarı ile karşılaştırıldığında oldukça “ihtişamlı.” Şu anki yapıya bakıldığında kısmen duvar, kısmen çit şeklinde olan yapıda, 5 metre yüksekliğinde tel örgüler var.

Çitin bir yanında da dört metre derinliğinde bir hendek ve dikenli tel topları bulunuyor. Elektronik alıcıların yanı sıra, bir de yapı boyunca üzeri toprakla örtülü bir “iz patikası” uzanıyor. Böylece eğer oradan geçen olursa, ayak izleri görülebiliyor. İnşaata 2002 yılı Haziran ayında Kalkilya – Cenin arasındaki bölgede başlandı.
   
Tıpkı Kudüs’ün doğusunun ve Golan tepelerinin İsrail tarafından yasadışı şekilde ilhakı gibi bu duvar da yasadışı ilhak eylemi ve uluslararası toplum, bu duvarla ilhak edilen Filistin topraklarının İsrail tarafından kontrol edilmesini kabul etmemeli.

Çünkü bu duvar, onbinlerce Filistinlinin hayatını olumsuz yönde etkileyecek. İsrail’deki B’Tselem adlı sivil toplum örgütünün verdiği bilgilere göre Batı Yaka’da inşa edilecek 22 kilometrelik yeni bölüm, 80 bin Filistinlinin haklarının ayaklar altına alınması sonucunu doğuracak.

İsrail hükümetinin amacının güvenlik değil, Filistin topraklarının işgali ve Filistin halkının ortadan kaldırılması olduğu nedense görülmek istenmiyor. Bütün bu olanlara rağmen Şaron’a verilen uluslararası desteği anlamak çok zor. Uluslararası kamuoyu, kendi çıkarları gereği bölgede yaşananlara kayıtsız kalmaya devam ediyor.

http://www.plateforme-palestine.org sitesinde  yer alan “Stop The Wall” kampanyası ise İsrail’in inşa ettiği “duvarı” protesto edenlerin aracılığıyla  Filistinlilerin sesini dünyaya duyurmayı amaçlıyor. Söz konusu kampanya,  Filistin topraklarının işgaline ve “utanç duvarı” nın inşasına son verilmesi için düzenlenen uluslararası bir kampanya. Bölgede yaşanan insanlık dramına kayıtsız kalmamak için bir şeyler yapmak bir zorunluluk. 

Bütün bu yaşananlar akıllara şu soruları getiriyor:

– Filistin topraklarında kurduğu yasadışı yerleşimlerden dolayı ve BM kararlarını çiğnediği için kim ya da kimler uluslararası mahkemelere çıkarılacak?

– Şaron ne zaman terörist olarak tanımlanacak?

– Tek isteği özgürlük ve bağımsızlık olan Filistin’i içinde bulunduğu  çaresizlikten kim kurtaracak?

– Filistin’den buram buram yükselen kan kokusuna dünya, daha ne kadar kayıtsız kalacak? Yüzlerce suçsuz Filistinlinin ölümlerinden kim sorumlu olacak?

– Topraksız ve umutsuz Filistinlilerin güvenliğe, barışa ve umuda yolculukları ne zaman ve nasıl başlayacak?

İLGİLİ KARİKATÜRLER: İsrail terörüne çizgilerimizle ‘DUR!’ diyelim

BİR CEVAP BIRAK

20 − 8 =