Uçuramadığımız umutlar…

Yaşam öylesine
Asılmış ki kanatlarımıza
İstesek de uçamayız özgürlüğe…
İnsanlar görüyorum çevremde, düşleri uzaklarda, yaşamın içinde çırpınıp duruyorlar; yaşam asılmış kollarına, gitmek isteseler de bırakmıyor, uçamıyorlar…
Düşlerinde yaşıyorlar özgürlüğü, sevgiyi, aşkların en tutkulusunu… Düşleri güzel günlerin hayalleriyle süslü; zamanın sırtına palangalar vurulmayan bir yerde, saatleri koyverip akıyorlar düşlerin sihirli dünyasına…
Genç insanlar görüyorum, geçinme, hayatta kalma kaygısıyla dolu… Umutlarının peşinden gitmek yerine zorunluluklarına teslim olmuşlar, çoktan bırakmışlar hayallerinin peşini…
Olmak istedikleri yerde olmayan, istemedikleri topraklarda kök salmaya çalışırken, gözlerinin feri solmuş, gülümsemelerindeki ışıltı kaybolmuş insanlar… Verimsiz, ışıksız bir bitki gibi günden güne boyun büken, solup sararan insanlar… Sevmedikleri o toprakta dişleriyle, tırnaklarıyla bir yaşam oluşturmaya çalışan insanlar…
Kimi müziğe aşık, yüreğinde melodiler coşarken, hayat onu oturtmuş bir masanın başına, rakam sayıyor, hesap tutuyor; Kimi mutluluğun resmini çizebilecek kadar seviyorken resim yapmayı, geçmiş şöfor koltuğuna, direksiyon sallıyor…
Kimi seyahat etmek istiyor, tüm dünyayı dolaşmak; insanları tanımak, yeni yerler görmek; ama işleri çok, ya da parası yok, yapamıyor bu istediğini… Çıkamıyor yaşamının bir adım ötesine…
Ve bir de sürekli arayıp, ne istediklerini bulamayanlar var şüphesiz… Diyar diyar dolaşıp hiçbir yere sahiplenemeyenler, defalarca sevip de hiç kimseye yarim diyemeyenler, yani ne istediğini bilmeyenler…
Yaşam biraz da böyle bir şeydir işte… Ne istediğini bildiğini sanırsın, ama engellerin vardır, çalışmak zorundasındır, birilerine bakmak, bir şeyler başarmak, onun için istediğin yerde olamıyorsundur; Ya da içinde bambaşka duygular vardır, bambaşka yeteneklerin; ama bu yeteneklerini geliştirecek imkan bulamadığın için, o şans sana hiç verilmediği için, hiç sevmediğin şeylerle uğraşıyorsundur, istemediğin şeyleri yapıyorsundur; Ya da gerçekten de hiçbir yerde hiç kimseyle, istediğin yerde ve istediğin gibi olamıyorsundur…
Öyle ya da böyle yaşam kollarından kelepçelenmiş bir mahkumdur aslında… Her zaman gitmek istediğimiz başka yerler vardır, olmak istediğimiz başka koşullar, uğraşmak istediğimiz başka uğraşlar; sevmek istediğimiz başka biri vardır ve koklamak istediğimiz başka çiçekler;
Düşlerimiz hep biraz ileridedir bizden; yaşam kollarımıza asılmış bırakmıyorken uçmaya, özgürlüğümüz hep o olamadığımız yerdedir…

BİR BALONA DOLDURUP
UÇURDUM UMUTLARIMI…
AŞAĞIDA KÜÇÜK BİR EL
UZANIYORDU BALONUMA;
‘BALON’ DİYORDU
‘BALON İSTİYORUM BABA’
BALONUMSA
UÇMAK İSTİYORDU
UÇURMAK UMUTLARIMI SONSUZA…
AMA KOCAMAN ELLİ BABASI ÇOCUĞUN
ÇOKTAN ULAŞMIŞTI
KOCAMAN ELLERİYLE BALONUMA VE
KAVRAMIŞ, YAKALAMIŞTI…
ÇOCUK GÜLÜYORDU ŞİMDİ
MUTLUYDU…
BALONUMSA
AĞLIYORDU
UÇURAMADIĞI UMUTLARIMA…

_______________________

*Yrd. Doç. İ.Ü İktisat Fakültesi (csahin@istanbul.edu.tr)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

8 + eleven =