Uzuvların değeri

En basit işimi bile görmekten acizdim. Ütü yapmak, yemek yapmak gibi önemli ve günlük işlerimin ne kadar zor olduğunu yaşadım. O günleri ben dâhil kimsenin yaşamasını asla istemem.


Zorlukları, imkânsızlıkların ne kadar zor olduğunu birebir yaşadım. Hani insanların çok önemsiz dedikleri uzuvların ne kadar değerli olduğunu anlıyor insan.


Çoğumuz der ki veya zanneder ki sol elimizin fonksiyonu yok. İşte öyle değil, uzuvlarımızın hiç birinin eksikliğini Allah kimseye yaşatmasın. O kadar zor ki, alışılmış hayattan o organın yokluğuna alışmak.


Alışılmıyor zaten, kabullenmek çok zor. İnsanların değersiz gibi gördüğü tüm üzerindeki nimetlerin eksikliğine katlanmak mümkün değil.


Halk arasında en önemli duyu organı olarak göz görülür. Evet, gözümüz çok değerli. Yokluğuna zor dayanılandır. Lakin geniş düşününce insanımız bizde ne değerli varlıklı kılan rabbimizin verdiklerinin değerini bilememişim diye itiraf ediyoruz. ,


Önemli olan üzerimizde olan değerlerin, zenginliklerin farkında olmaktır. Farkında olmak için illa ki, mahrum kalmamız mı gerekiyor diye sormadan edemiyor insan.


İçinde bulunduğumuz verilen birçok zenginliğe sahip çıkmaktır mesele. Sol elden konuyu açtık. O iki elle yüz yıkamanın zevkini ne kadar özlediğimi bilirim. Ben anlarım der bazı insanlar bu tür mevzuular dinlemekle, bilmekle olmaz.


Yaşayan insan bilir. Seni anladım diyebilmenin sırrı yaşamış olmak gerekir. Sıkıntının ne kadar zor olduğunu yaşayan bilir.


Gerisi yaşamadan anlarım demek laf kalabalığından başka bir şey değildir. Ben o zaman sol bileğim kırıldığında musluğun başına geçeceğim uzun süre yüzümü defalarca yıkayacağım diye söz verdiğimi hatırlıyorum. 



Niçin verdim? Gayet açık iki eli kavuşturarak yüzün yıkanmasının zevkinden mahrum kalmaktı sebebi. Onun için hiç gerek yokken bile musluklarla o gündür, bu gündür dostluğum çok arttı.


Aklıma gelince o zor anlarım hemen inerim muslukların bulunduğu mekâna veya aşağıda bulunuyorsam çıkarım üst kata doyuncaya kadar yüzümü yıkarım. İki elimi doyasıya yıkarım. Bu kadar önemli mi senin için diyenlere evet benim için o iki elle birlikte yüz yıkamanın hasretini kısa sürede olsa çektim, özlem duydum.


Sıkıntısını yaşadığım için uzuvlarımızın değil en küçük doku, deri, tırnağın küçük parçasının bile değerinin farkında olmaya çabalarım. Tırnak dedim de aklıma geldi.


Bu gün tırnağımı kestim diyelim. İlmik atılan ip veya ayakkabı bağcığını çözmekte ne kadar zorlanırız. Çok kolay çözdüğümüz ipi düğümü çözmemiz imkânsız olur.


Birazcık tırnağımız olsa da kolayca ipin düğümünü çözerek işimizi halledeceğiz, tırnak yoksa yapacak alternatif yöntemler kullanmamız icap eder.


Demek ki ya bu tırnak olsa da olur, olmasa da olur deme gibi lüksümüz yok. Hepimiz bu tür sıkıntıları yaşamışızdır. Tüh tırnağımı kesmeden önce işi halletseydim deriz.


Eşimiz talep etse biraz da kızarak deriz ki beş dakika önce söylesen ne olurdu sanki?  Tam tırnağımı kestim işleri söyledin deriz. Bu kadar ayrıntıya lüzum var mı? Bence azın kıymetini bilmeyen, çoğun değerini hiç bilemez. Aza şükret ki, az, çok olsun. 


Organlarımızın eksikliğine katlanamayacağız, o halde kıymetini bilelim.


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

10 + ten =