Vakit, nakit midir?

Vakit, nakit midir?

0
PAYLAŞ

İsteğimiz üzerine dünyaya gelmedik.
İstediğimiz her şey  olmuyor hayatta.
İstediğimiz kadar yaşama şansımız yok.
Ne zaman ve nasıl öleceğimizi de tayin edemiyoruz.
Hayatımızın en az ilk on beş yılını çocuk olarak geçiriyoruz.
Hayatımızın en az üçte biri de uykuyla geçiyor.
Eğer uzun yaşarsak, bunun son yıllarını hastalıklarla ve ihtiyarlıkla geçirdiğimizi de  hepimiz iyi biliyoruz.
Geriye sadece , süresini bilmediğimiz bir kısa hayatımız kaldı
Hayatta tek sermayemiz de budur. Bu bilemediğimiz vakti,  bir kıymetli sermaye gibi harcamak en akıllıca yoldur.
O halde vakit nakittir yani, sermayedir. Onu dikkatli kullanmak gerekir.
Düşünen kimse, “Boş ver,  böyle gelir, böyle gider”  demek lüksüne sahip olmadığını iyi bilmelidir.


Bir yerde,  bize bir sermaye ayrıldığını ve miktarını bilmediğimizi düşünün. Bu sermayeyi,  istediğimiz gibi harcayabileceğimiz söyleniyor. Her aldığımız kuruşun, son kuruş olabileceğini hesap ederek çok dikkatli harcarız değil mi? İşte, vakit te böyle bir sermayedir hayatımızda. Geçen zamanı, geriye getirme veya  telafi etme imkanını sahip değiliz.


Bunun için olsa gerek, eskiler şöyle demişler; Hayat bir gündür. Dün geçti. Yarının,  bizim için geleceği belli değil. Tek elimizde kalan,  şu andır. Bu sebepten, hayatı olumlu manada dolu dolu yaşamak gerekir. 


Mesela, babası, kardeşi ya da bir dostluyla küsen birinin, o küs olduğu birinin aniden ölümü nedeniyle, onunla barışamamanın, küs olarak ayrılmanın  acısını,  hayatı boyunca yaşadığını yakın çevremden biliyorum.


Her an ölebileceğini düşünüp,  öyle yaşamanın  kolay olmadığı doğrudur ancak, insan hayatına getireceği kaliteyi de unutmamak gerekir.


Hayat,  doğru okunamadığı takdirde, maalesef bazı şeyleri anlamak ta zorlaşıyor. Mesela, bütün hayatını zorbalıkla, başkalarının acıları üzerine saltanat kurarak geçirmiş birini düşünün. Hayatı boyunca,  kimse ondan hesap soramamıştır. Öylece ölmüş birinin,  bütün yaptıklarının yanına kâr kalacağını düşünmek sizi de rahatsız etmiyor mu? O halde kalmamalı ve kalmayacak ta…


Buradaki mahkemelerden bir şekilde sıyırmış birinin, hiçbir şekilde sıyırması mümkün olmayan bir başka mahkemeye çıkması gerekmiyor mu?


Bu düşünce, mistik ve pasif bir hayat tarzı demek değildir. Fakat, öylelerinin cezasız kalacağını düşünmek biraz safdillik olmaz mı?


Bu gün, farklı şeyler düşünüyordum. Sizlerle paylaşmak istedim. Ben düşünüyorum ve sizlerin de düşünmenizi istedim. Maksat, kimseye bir şeyler dikte etmek değil.


Günlük hayatın koşuşturma ve yoğunluğundan biran sıyrılıp, sakin bir köşeden,  kendimizin ve başka insanların nasıl yaşadığını gözlemek, hayatı tekrar yeniden okumak ve de tekrar düşünmek, hayat tarzımız ile gerçek hayatın gerçeklerinin ne kadar örtüştüğünü görmeye çalışmak iyi olur belki.


Maksat, insan gibi yaşamak ya…


izzettinicin@hotmail.com

BİR CEVAP BIRAK