Van depremindeki haberciler

Van depremindeki haberciler

0
PAYLAŞ

23 yaşında iki genç adam ölmüş Van depreminde. Öğrencilermiş, Şırnaklılarmış. Cansız bedenleri yan yana toprağa verilmiş. Cenaze törenlerinde güçlükle ayakta duran yakınları ekrana geliyor, ben nasıl üzgünüm. Dinliyorum, televizyondaki arka ses konuşuyor:
“El ele ölüme gittiler!”
“Yanlış duydum” diyorum. Hayır. Spiker devam ediyor. “Aynı evde iki erkek öğrenciyle daha paylaştıkları evin enkazında cesetleri el ele bulunan iki genç….”
Görüntüler, 8 yasında iki ilkokul öğrencisine ait değil. Yaşadığımız yer Mars değil. İki genç, iki koca adam fotoğrafları ekranda peş peşe döner dururken “el ele” vurgusunun yapılması olsa olsa içler acısı bir haberciliktir bana göre!
Üşenmedim internetten arattim. “El ele” vurgusu sadece televizyonda geçmemiş! Gazetelerde de kullanmışlar bol bol. Dram yaratılmak istenmiş, hikaye aranmış ama bulunamayınca herkes sarmış bir “el ele”ye!
Ben de 1999 Marmara Depremi`nde gazetecilik yaptım, Gölcük, Çınarcık, İstanbul`da enkaz başında kimi zaman umudu, kimi zaman umutsuzluğu paylaştım.
Anlattılar, dinledim. Teselli verdim, dinlettim.
Telefon başında, bilgisayarda benden haber analiz, hikaye haber bekleyen şefime karşı görev sorumluluğumu da unutmadım, insan olduğumu da. Bir kayıp haberini, ölüm haberini, içinden manşetlik hikaye çıkacak diye saçma sapan eklemelerle, yalan yanlış bilgilerle süsleyip hem yitip gidenlerin, hem de kendimin geçmişini- geleceğini kirletmedim. Kirlettirmedim.
Çok çok yazık, çok çok üzüldüm. Korkudan birbirine sarılmış da bulunabilirdi iki ev arkadaşının cesetleri. Yanak yanağa da olabilirlerdi. Cenin pozisyonunda, hangisi hangisi anlaşılamayabilirdi de! “Üst üste alt alta bulunan iki arkadaş, yan yana toprağa verildiler” mi diyeceklerdi o zaman haberci müsvetteleri?
İçim acıdı. Sen kalk okumak için Şırnaktan gel, hayallerin, planlarin, umudun, arkadaşların olsun. Sonra deprem vursun , üçkağıtçı paragöz bir müteahhitin evi üstüne yıkılsın, beş kuruş etmez gazetecisi de -ekmek kırıntısı kadar küçük de olsa- şüphe, soru işareti yaratacağını pekala bilerek yazıversin senin için: “El ele ölüme gittiler” diye!
Yanındaki sevgilin değil. Dilin artık sende değil. Ne yaparsın, kime ağlarsın, kime ne açıklarsın?
Ben size ağlıyorum. Onlar da umarım bir daha gelirler dünyaya, hem de ağızlarında altın kaşıkla. Ve hesap bile soramayacak kadar habersiz olurlar dünyadaki adaletsizliklerden. Umarim.

BİR CEVAP BIRAK

fourteen − five =