Vatan hainliği enflasyonu sürüyor

Vatan hainliği enflasyonu sürüyor

0
PAYLAŞ

Gençlik yıllarımda bu işler ne kadar basitti. Tek bir vatan hainimiz vardı. Şiirlerini okurken yakalanan öğrenciler okuldan uzaklaştırılır, dolabında şiir kitabı bulunan yedek subay adayları erbaş olurlardı. Onu savunanlar komünist, ona atıp tutanlar ise vatanseverdi.

Genç Cumhuriyet’in ve Türk halkının en büyük şairlerinden, belki de en büyük şairi olarak tarihe geçecek olan Nazım Hikmet, vatanseverlerin barikatını aşıp ülkesine dönemedi hayatının sonuna kadar. Vasiyetinde, ‘Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni’ diyordu, Türkiye hala Nazım’ın bu son dileğini yerine getirebilme olgunluğuna ulaşmış değil.

Bugünkü durum ise hepinizin malumu. Bu sabah Hürriyet gazetesini açtığımda memlekette vatan hainliğinin ne boyutlara ulaştığını bir kez daha okumak fırsatım oldu. Bırakın marjinal hareketleri, azınlıkları, demokratik çözüm arayışındaki aydınları, vs., vs., ülkenin iktidar ve ana muhalefet partileri birbirlerini ihanet ile suçlar oldular. Baykal ve Bahçeli AKP’yi ‘Demokratik Açılım’ nedeniyle ‘hıyanet’ içinde olmakla suçlarken, İçişleri Bakanı Atalay, yok ‘esas hainlik’ sizin yaptığınızdır diyor.

Merak ettim, Google’ladım: ‘vatan ihaneti’ sözlerine karşılık tıklanacak 4 milyon 980 bin sayfa çıktı. Karşılaştırmalı olsun diye aynı anlama gelen İngilizcesine baktım: ‘high treason’ 1 milyon 460 bin sonucunu verdi. Doğrusu İngiltere’de hiç sözünün bile edildiğine rastlamadığım bir konu için biraz yüksek göründü bu sonuç, biraz inceleyince çoğunun bilgisayar oyunları ya da tiyatro ile ilgili olduğunu gördüm. Gerçekten de İngiltere’de hiç kimsenin vatan ihaneti ile suçlandığını duymadım. Hatta Sovyetler Birliği için casusluluk yaptıkları ortaya çıktığında Sovyetlere sığınan meşhur ‘Cambridge Casusları’na bile hain olarak bakılmaz, daha çok bu işi ideolojik nedenlerle yapmış saf idealistler olarak görülürler genelinde. Ülkesinden gurur duyan bir insanın doğal tavrı böyle olur diye düşünüyorum.

Ama gel gör bizdeki durumu. Örneğin, Altemur Kılıç soruyor bir makalesinde: ‘vatan haini bu kadar bol, başka bir ülke var mıdır?’ diye. Neredeyse övünecek Türkiye bu konuda en başta yarışıyor diye. Yüzlerce aydının yanı sıra 100 binlerle sayılabilecek insan toplulukları de payını alıyor vatan hainliği suçlamasından. Tabii vatan hainlerinin katlinin vacip olduğunu hatırlatmayı ihmal etmiyor yazısının sonunda.
.
Elbette Türkiye tek örnek değil bu konuda. Vatan ihaneti ile aynı anlamla yüklü olan ABD’de ‘anti-Amerikancı’, eski SSCB’de ‘sosyalizm düşmanı’ ya da İsrail’de ‘kendisinden nefret eden Yahudi’ yaftaları sistem karşıtı muhalif unsurlara karşı toplumdan dışlayıcı bir kavram olarak her zaman kullanıldılar. Amaç hep hakim ideolojiden farklı görüşleri savunanları bastırmak ve sindirmek oldu.

Bizde de öyle oluyor. Türkiye’de birçok konudaki kalıplar zorlanıyor. Hızla gelişen bir ekonominin ve modern sınıfların demokratikleşme yönündeki reflekslerine Ermeni soykırımı tartışmaları ve Kürt sorunu da eklenince eskiyle yeni arasında ihtilaçlı bir çatışmanın süreceği kaçınılmaz görünüyor.

BİR CEVAP BIRAK