Ve Halil, günlük gazeteyi de çıkardı…

Yetkinoğlu, son üç aydır Londra’daki Türkçe konuşan toplumun fısıltı gündeminde ilk sırayı almayı başardı. Fısıltının konusu Yetkinoğlu’nun çıkaracağını söylediği günlük gazete… Geçen haftalarda Türkiye’ye dönen Konsolos Hüseyin Güngör’ün bile aralarında olduğu Londra’nın yazısız gündemini izleyen herkes aynı cümleyi kuruyordu: “Duydunuz mu? Halil günlük gazete çıkarıyormuş…”


 


Kimisi “Helal olsun. Bravo valla. Delikanlı çocuk becerir” diyor, kimisi de “meczup” değerlendirmesi yapıp, “Sağa sola borçlanıp, başını derde sokacak” diye üzülüyor.


 


Yetkinoğlu, söylemediği bir tarihte Hatay’da doğmuş. 10 yıldır Londra’da yaşıyor. Londra öncesinde Avrupa’da yaşamadığı ülke kalmamış. Saçları hafif dökülse de yüz hatlarından yolun yarısında olduğu anlaşılıyor. Genellikle herkese “abi”, kariyeri olanlara “efendim”  diye sesleniyor. Saygılı ve kalender bir görünüme sahip. Londra’da sürekli kıravat takan ve kahveleri dolaşan tek gazeteci olduğunu unutmadan yazmalıyız.


 


Yetkinoğlu sokaktaki sıradan insanla kolayca iletişim kuruyor. Gazetecilikte arkadaşlık önemli. Diyelim ki Green Lanes’de bir olay oldu. Önce Yetkinoğlu’nun telefonu çalıyor. Dolayısıyla habere önce o ulaşıyor ve ilk fotoğrafları da o çekiyor.


 


LONDRA’DA GAZETE ÇIKARDI


Ofisini neredeyse sırt çantasında taşıyor. Telefonu, kalemi, defteri, fotoğraf makinası, mercekleri her şeyi çantada… Adres defterinde İngiliz basınının da kontak numara ve isimleri var. Türkleri ve Kürtleri ilgilendiren bir haber, eğer dişe dokunur değerdeyse, Yetkioğlu Hackney Gazette’den The Daily Mirror’a pazarlığa tutuşuyor…


 


Tottenham High Street’de öldürülen bir Kürt’ün fotoğrafını yakınlarından izinsiz elde edip yerel İngiliz gazetelerine sattığında başı rahmetlinin yakınlarıyla ciddi derde girmişti. Yetkinoğlu, başını eğmeden savunmasını tek cümlede yaptı: “Bu benim işim!”


 


Yetkinoğlu en büyük kariyerini Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zabcı’ya yardım ederek yaptığı söylenebilir. 2001’de Hürriyet’ten ayrılıp Londra Express gazetesini 4 sayı çıkarmayı başardı. Yetkinoğlu’nun “Allah utandırmasın” diye kolları sıvayıp muhabirlikten gazete patronluğuna geçişi kolay olmadı. Kendisine göre, elemanlar fazla para isteyince işler yürümedi.


 


Yetkinoğlu ikinci kez Hürriyet’e geri döndü. Hürriyet Almanya çalışanlarıyla kişisel dostluk geliştirdi. İki yıla yakın Hürriyet Londra sayfalarında bol bol imzalı haberleri çıktı. Bu süreçte Faruk Bey’e saygıda kusur etmedi. Faruk Bey de onu her zaman olduğu gibi maddi ve manevi olarak destekledi. Ne yazık ki Hürriyet’teki mutlu günler Hürriyet Gazetesi’ne reklam sağlayan şirketin sahibi Ayşegül Ekinci ile arası açılınca son buldu. Yetkinoğlu, Ekinci ile kavgasını anılarında yazacağı için bu konuyu “es” geçiyoruz.


 


Yetkinoğlu son olarak Avrasya’da çalışıyordu. Boynunda kamerasıyla ünsüzlerin takıldığı kahvehanelerden ve ünlülerin müdavimi olduğu restoranlara bütün Türk ve Kürt mekanları onun haber kaynağıydı. Hatta Türk polis derneğinin haberlerini bile yerel basına o dağıtıyordu. Ne yazık ki Avrasya susunca, Halil Yetkinoğlu’nun imzalarını da göremez olduk.


 


MESLEĞİNE AŞIK


Halil Yetkinoğlu, kim ne derse desin mesleği gazeteciliğe aşık. Jury’s Hotel’in salonunda gözleriyle tavanı hayran hayran süzerken, otel sahiplerinin gazete çıkarmamalarına şaşırıyor, “Bu otel benim olsun, her gün iki gazete birden çıkarırdım” diyordu.


 


Yetkinoğlu, geçen hafta Aziziye Eğitim Merkezi’nin açılışında boynunda kıravat ve emektar kamerasıyla yine göründü. Açılışa olan ilginin haliyle Yetkinoğlu’na doğru yönelmesi “normal” sayılırdı. Ne de olsa toplumun sözlü gündemini o yönlendirmişti. Duyumların doğru olduğunu, gazetenin kadrosunu tamamlamaya çalıştığını açıkça söyledi. Hatta bir gazeteci arkadaşının “Günlük mü yoksa bir günlük mü?” sorusunu da “Yok yaaa. Ne diyorsun? Günlük gazete” diye sertçe yanıtladı. Sıra Eğitim Merkezi’ndeki sınıfları gezmeye geldiğinde Yetkinoğlu’nun aklı fikri yine çıkaracağı günlük gazetesindeydi. Belediyecilerle sınıfların birini gezerken “Burası ne güzel bir gazete bürosu olur amma…” diye iç geçirdiğini bizzat ben duydum.


 


“BRİTANYA ÇAPINDA”


Biz de Londra’nın fısıltı gündemine tek başına oturmayı başaran Yetkinoğlu’na mikrofon tuttuk. Meslektaşımız ne dediyse olduğu gibi aktarıyoruz:


 


         Halil gazeteciliğe nasıl başladın?


         Gazeteciliğe Orta Avrupa’da başladım. Avusturya, Almanya, Macaristan, Bulgaristan… Buralarda gazetecilik yaptım…


 


         Buralarda gazete de çıkardın mı?


         Aktüel, Noel Zeit, Yeni zaman gibi bir dolu…


 


         Londra’da da çıkardın değil mi?


         Evet. Londra Express… 4 sayı çıkabildik…


 


         Şimdiki projen nedir?


         Günlük gazete projesi… Resmen günlük gazete… Evet günlük çıkacağım…


 


         Kaç sayfa planlıyorsun?


         İlk etapta 24, 28 ve 32…


 


         Neden günlük?


         Haftada zaten 7-8 gazete var. Ben ne yapayım…


 


         Peki bu toplum günlük gazeteyi kaldırır mı?


         Tabii sokaktaki insan benden günlük gazete istiyor.


 


         Peki ne zaman yayınlamayı düşünüyorsun?


         Sadece bir eleman sıkıntım var. Onu da yarın çözümlersem Pazartesi günü (1 Kasım) çıkaracağım. Hazırlıkların yüzde 95’i tamam. Bir dizaynır gerekiyor.


 


         Finans sorununu çözmüş olmalısın?


         Reklamla kendi kendime çevireceğim… Her zaman ben kendim yaptım.


 


         Londra Express’teki sıkıntılar tekrarlamasın?


         Zayıf ihtimal… Yok bundan önce eleman sıkıntısı vardı. Çok para istediler…


 


         Günlük gazetenin çizgisi ne olacak? Reklam gazetesi mi olacak?


         Tamamen objektif. Toplumda her kesime yer vereceğiz…


 


         Bedava mı dağıtılacak?


         İlk etapta ücretsiz.


 


         Ne gibi sayfalar olacak?


         Bizim siyasi çizgimiz yok. Benim nasıl bir gazete çıkaracağımı herkes biliyor. Bana göre Londra’nın bir günlük gazeteye ihtiyacı var… Yani Britanya’nın…


 


         Hangi şehirlerde dağıtmayı düşünüyorsun?


         Aklına neresi gelirse…


 


         Bütün Britanya’da mı?


         Evet. Oynadın mı büyük oynayacaksın… Dağıtım 5-6 koldan olacak. (Yanındaki bir başka gazeteciye dönerek) Gireceğim abi. Başaracağım. Göreceksin…


 


         Topluma mesajın var mı?


         Anlamadım…


 


         Reklam desteği çağrısı gibi…


         Zaten halk desteğini veriyor. Sokaktaki insanlar bunu istiyor…


 


Haberindex olarak Yetkinoğlu’nu kutluyor ve başarılar diliyoruz. Yetkinoğlu’nun cesur girişimi için yorumlarınızı bekliyoruz.


 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.