Vicdani retçi Memed temyize gidiyor

Vicdani retçi Memed temyize gidiyor

0
PAYLAŞ

Mehmet Tarhan’ın avukatları Suna Çoşkun ve Senem Doğanoğlu, bu sabah İstanbul’da yaptıkları basın toplantısında askeri mahkemenin rekor cezasının hem hukuksal hem de insan hakları anlamında anlaşılır bir şey olmadığı öne sürdüler.


Mehmet’in suç unsuru hiçbir şey yapmadığı halde “Emre itiatsizlikte ısrar” suçlamasıyla 4 yıl gibi ağır bir cezaya çarptırıldığını vurgulayan avukatların açıklaması aynen şöyle:


 27 Ekim 2001 tarihinde vicdani reddini deklare eden müvekkil Mehmet Tarhan, “şiddetten arınmış,iktidar hesaplarından uzak,sınırsız ve doğayla barışık bir insanlığın özleminde” olduğunu , bu nedenlerle askerlik yapmayacağını, şiddet uygulamayacağını, savaşlara karşı olduğunu açıklamış ve buna dayanarak askeri elbiseyi giymediğinden 10 Nisan 2005 tarihinde tutuklanmış, hakkında “Toplu erat karşısında emre itaatsizlikte ısrar” suçlamasıyla ilk dava açılmıştır.


Yargılama sürecinde 09 Haziran 2005 tarihinde tahliye edilmiştir. Tahliye sonrası mevcutlu olarak gönderildiği Tokat 48. Piyade Alay Komutanlığı’nda Mehmet Tarhan’dan aynı şekilde askeri üniforma giymesi istenmiş ve o vicdani retçi olduğu için bunu reddetmiştir. Bu uygulamanın ardından da Mehmet Tarhan ikinci kez tutuklanmış ve hakkında yine “Toplu erat karşısında emre itaatsizlikte ısrar”  suçlamasıyla dava açılmıştır.Yargılama sürecinde her iki dava birleştirilmiştir. 10 Ağustos 2005 tarihinde Mehmet Tarhan’a yargılandığı her iki davadan ayrı ayrı ikişer yıl olmak üzere toplam 4 yıl hapis cezası verilmiştir.


Mehmet Tarhan tutuklandığı günden itibaren, vicdani retçi olması ve cinsel yönelimi sebebiyle psikolojik ve fizyolojik şiddetin mağduru olmuş ve bu baskılar adeta yargısız infaza dönüşmüştür. Daha önce yaptığımız basın açıklamalarımızda da belirttiğimiz gibi diğer mahkumların linç girişimine, haraç taleplerine, tehditlerine ve benzeri uygulamalara maruz kalmıştır.


Bu baskılar, yapılan müdahaleler sonucunda asgari anlamda azalmış olsa da bu kez de Mehmet Tarhan nedeniyle böyle bir yapının açığa çıkması yine ona fatura edilmiştir. Mehmet Tarhan defalarca hücre hapsine mahkum edilmiş, birçok hakkı elinden alınmıştır. Bu baskılara karşı açlık grevine başlamış ve asgari anlamda da olsa insanca yaşamını sürdürebileceği, diğer tutuklularla eşdeğer haklara sahip olunca 28. gününde açlık grevine son vermiştir.


Ancak tüm bu baskılar en son 4 yıl gibi çok ağır bir cezayla sonuçlanmıştır. Bu cezanın siyasi bir ceza olduğu kanaatindeyiz. Türkiye’yi hortumlayanlara, yüz kızartıcı suç işleyenlere, isyan çıkaranlara bu cezanın çok daha aşağısının hükmedildiği hatta bazen hiç ceza bile verilmediği bir dönemde, sırf vicdani reddini açıkladığı ve askerlik yapmayı, şiddet uygulamayı reddettiği, barış istediği, kimseye zarar vermediği için Mehmet Tarhan’a böyle bir ceza “uygun görülmüştür”. Üstelik, şimdiye dek sonuçlanmış “Vicdani Ret” davaları içinde verilenler açısından en  ağır cezadır. Bu, vicdani retçilere ve eşcinsellere verilmiş bir gözdağıdır. 


Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vicdani reddin bir hak olduğuna ilişkin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 4/3-b maddesini 1954 yılında imzalamıştır. Ancak buna karşın, vicdani reddi savunmanın bir suç olmayacağına ilişkin ilk karar Aralık 1997’de verilmiştir. Türkiye’de, vicdani reddi ancak kadınlar ve askerlik yapmış erkekler savunduğunda dava açılmamakta, diğer yandan askerlik yapmamış ya da yapar konumdaki insanlara karşı ceza uygulaması sürdürülmektedir. Bu durum hem hukuksal açıdan hem de insan hakları anlamında anlaşılır bir şey değildir. İnsan haklarına ilişkin bir sözleşmenin kabul edilmesi Anayasa gereği, bunun bütün bireylere uygulanması anlayışını gerektirir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti buna ilişkin iç hukuk kurallarını düzenlemekten kaçınmıştır ve halen kaçınmaya devam etmektedir. Ve bunun gereği olarak da müvekkil Mehmet Tarhan “emre itaatsizlikte ısrar” suçlaması kalıpları içine alınarak hiç yapmadığı bir eylemden dolayı,  4 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.


Bütün bu nedenlerle Mehmet Tarhan hakkında verilmiş olan kararı temyiz etmiş bulunmaktayız. Tüm kamuoyuna ve basına duyurulur.


İLGİLİ KÖŞE YAZISI: AÇIK GAZETE’DEN… Üç yiğit adam

BİR CEVAP BIRAK