“Virüs en çok göçmenleri vuruyor!”

ARİF BEKTAŞ / LONDRA GERÇEK – Eğitmen gazeteci-yazar Ertanç Hidayettin, verilere göre etnik azınlıkların Birleşik Krallık’ta nüfusun yüzde 14’ünü oluşturduğunu, ama virüsten hayatını kaybedenlerin yüzde 27’sinin göçmen olduğunu söyledi.

Birleşik Krallık’ta sokağa çıkma kısıtlamaları uygulandığı günden itibaren her gün düzenli bilgilendirmeler yapan, uzmanlarla salgın ve etkilerini değerlendiren Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER), 5 Mayıs akşamı Ertanç Hidayettin’i canlı yayınında konuk etti. Hidayettin, birçok önemli bilginin yanı sıra, göçmenlerin salgından neden daha çok etkilendikleri üzerinde durdu.

Göçmenlerle ilgili olarak ortaya çıkan bu tablodan çıkarılacak sonuca göre, virüsün yaş ve risk gruplarının nasıl etkilediğine bakmak gerektiğini söyleyen tecrübeli eğitimci, “örneğin, benim geldiğim toplum olan Kıbrıslılar, Türkiyelilere göre daha yaşlı bir toplum. Bazı toplumlarda özellikle şeker ve tansiyon hastalarına daha sık rastlanıyor. Bütün bunların üzerine bir de çalışma koşulları eklenince, salgının bu kesimleri en çok etkilemesi kaçınılmaz” dedi.

“SINIF FARKLILIKLARI ASIL NEDEN”

Hidayettin, “Etnik azınlıkların yaşam ve çalışma koşullarına baktığımızda, asıl sorunun sınıf farklılığı ve çalışma koşullarının ağırlığı olduğunu görüyoruz” diyerek, Afrika’dan gelen göçmenlerin kötü çalışma koşullarını örnek verdi. Hidayettin, siyah nüfusun yüzde 50’den fazlasının bakım, temizlik ve hizmet sektöründe çalıştıklarını belirterek, “dolayısıyla salgında ölüm sayısı bu emekçi kesimde daha çok” dedi.

EN ÇOK ÖLÜMLER FAKİR BÖLGELERDE YAŞANIYOR

Brent, Croydon ve Kingston bölgelerindeki ölümleri karşılaştıran Hidayettin, Croydon ve Brent gibi fakir bölgelerde ölümlerin çok olduğunu, zengin bir bölge olan Kingston’da ise en az ölüm vakasına rastlandığını söyledi.

Hidayettin, bunun sebebinin ise, beslenme yetersizliği, toplu konutlarda çok sayıda insanın aynı ortamda iç içe yaşamak zorunda olmaları olduğunu göstererek, “bu ülkede eşitsizlik yeterince giderilmemiştir” dedi.

“Bugüne kadar hükümetler ırk eşitliği deyip durdular, fakat gerçek, bu konuda ciddi bir ilerleme olmadığıdır” diyen tecrübeli gazeteci, “gerek Muhafazakarlar, gerekse de İşçi Partisi iktidarları bu konuda herhangi bir çaba içinde olmadılar” diye konuştu.

Kıbrıslı ve Türkiyeli nüfusun bilimsel çalışmalara göre sanılandan daha az olduğuna dikkat çeken Hidayettin, Kıbrıslı Türk ve Rum nüfusu içinde yaklaşık 300, Türkiyelilerden de en az 40 kişinin hayatını kaybettiği bilgisini verdi. Hidayettin, bakım evlerinde bazı toplum üyeleri de dahil, genç çalışanların virüsten yaşamlarını yitirmesine karşın “salgında ölenler” arasında sayılmadığını anlattı.

“ASIL HEDEFLERİ SERMAYEYİ KORUMAKTIR”

Hidayettin, iktidarın, İngiliz devlet anlayışına kazınmış sömürgeci “dağları ben yarattım” tavrıyla halkın hayatını hiçe sayan ve sermayeyi koruyan bir stratejiyle salgına karşı koymaya çalışmasını sert bir dille eleştirerek, önlemleri gevşetme çabasının nedeninin, hükümetin 6 milyon kişinin maaşını ödemek istememesi olduğunu, şirketlerin çıkarını birinci plana aldığını ve halkın sağlığının ikinci plana atılmış durumda olduğunu söyledi.

“EŞİTSİZLİK POLİTİKASI ÖLÜMLERDEN SORUMLUDUR”

Eşitsizliğin Birleşik Krallık’ta ciddi bir sorun olduğunu vurgulayan Hidayettin, göçmenlerin iş, konut ve sağlık koşulların oldukça geri olduğunu belirterek, “Hükümetin eşitsizlik politikası göçmenlerin ölümüne neden oldu” dedi.

Kıbrıslı tecrübeli eğitmen, koronavirüs öncesi de böyle bir tablonun olduğuna dikkat çekerek, virüsün yayılmasıyla birlikte, bir kez daha göçmenlerin ilk etkilenen ve en çok kayıp veren grup olduğunu belirtti.

KAPİTALİZMİN GERÇEK YÜZÜ

Salgın süreci ile birlikte kapitalizmin gerçek yüzünün iyice açığa çıktığını söyleyerek, bir futbolcu ile sağlık emekçisinin maaşını karşılaştıran Hidayettin, profesyonel ligde oynayan bir oyuncunun uzman bir sağlık emekçisinden bin katı haftalık almasına karşın, salgından zarar görenlere herhangi bir destekte bulunmadıklarını söyledi. Hidayettin kendisinin ateşli bir taraftar olmasına karşın bu duyarsızlıktan dolayı futboldan soğuduğunu sözlerine ekledi.

Yer yer günde 16 saat çalıştırılan sağlık emekçilerinin bu kadar düşük maaş almalarının ve yüksek ücretli futbolculardan çok bankacılarla yatırımcılar gibi bazılarının da çok yüksek gelir ve maaşlarla hayatlarını sürdürmelerinin, kapitalizmin gerçek yüzü olduğunu belirten Hidayettin, Google ve Amazon gibi büyük tekellerin bir kuruş vergi vermemesine de dikkat çekti.

Hidayettin, programın sonunda eşitsizliğe karşı yerli toplumlarla birlikte hareket ederek ortak mücadele çağrısı yaptı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.