Viyana’da “Cumhuriyetine Sahip Çık” yürüyüşü

Viyana’nın Favoriten Mahallesinde Laxenburger Caddesi boyunca devam eden yürüyüş güzergahı Gürtel ve Prinz Eugen Caddesi boyunca devam ett.
Avusturya, Türkiye ve Aberbeycan bayraklarıyla yürüyen yürüyüşcüler, Almanca ve Türkçe pankart ve Atatürk fotoğrafları taşıdıkları görüldü. Yürüyüşçüler ellerinde “Yurtta Sulh Cihanda Sulh”, “Çağdaş ve Laik Türkiye”, “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz”, Silivri ve Hasdal’da bizi Esir Alamazsınız”, “Farklılık Zenginliktir” ve “Cumhuriyeti’ne Sahip Çık” ve “Ne ABD ne AB, tam bağımsız Türkiye” gibi parolalarla Prinz Eugen Caddesinde bulunan Viyana Türk Büyükelçiliği önüne kadar geldi. Büyükelçilik çnünde bütün Cumhuriyet şehitleri için bir dakikalık saygı duruşunda bulunduktan sonra, topluca İstiklal Marşı‘nı söylediler. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı söylendiği sırada Viyana Büyükelçisi Kadri Ecvet Tezcan’ın Büyükelçilik binasının balkonuna çıkarak hazırolda durduğu ve yürüyüşçüleri selamladığı görüldü.

Daha sonra şehir merkezinde bulunan Sovyet Meçhul Askeri anıtının bulunduğu Schwarzenberg Meydanına gelindi. Meydanda bitiş konuşması yapan Avusturya Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Erol Güçlü “Silivri ve Hasdal Ortaoyunu tutsaklarına” selam gönderdikten sonra, yürüyüşçüleri Cumhuriyet şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasına davet etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasından sonra Almanca ve Türkçe olarak yürüyüşün amacını içeren konuşmalar yapıldı.

Yürüyüş konuşmasında AADD Başkanı Erol Güçlü, Türkiye’nin emperyalistler tarafından işgale edildiğine, Ortadoğu ülkelerinde ABD tarafından sahnelenen oyunlara, Ergenekon ve Balyoz, sendikalar, öğrenciler ve aydınlar üstündeki baskılara dikkat çekti.

Yol boyunca dağıtılan ve bildiri yürüyüş bitiş konuşması olarak Güçlü tarafından okundu, okunan bildiride şu ifadeler dikkat çekmekteydi: “Demokratik ve laik cumhuriyeti hedef alan; AB ve ABD desteğindeki dinci, sahte dindar AKP hükümeti, şeriatçı cemaatlerle birlikte kurumsallaşıp, adım adım İslam maskeli faşizmi getirmek istiyor. Akademik demokratik haklarını aramak isteyen öğrenciler polis copuyla dövülerek, panzerlerle ıslatılıp sindirilmek isteniyor. Ekonomik ve demokratik haklarını almak isteyen işçiler ve sendikalar, cemaatçi polisi tarafından orantısız güç kullanılarak yıldırılmak isteniyor. Gazete ve televizyonların neredeyse yüzde doksanını ele geçiren AKP, kendisine muhalif gördüğü gazeteci ve yazarları, bilim insanlarını “taraf olan, bertaraf olur” tehditiyle kendilerine biat etmeye zorluyor, etmezlerse sanal suçlar yaratarak hapislerde çürütüyor. Kanıt: Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütünün son raporuna göre basın özgürlüğünde dünyada 138. sıradayız! Yurtsever subay ve generaller hayali darbe ve suikast iddialarıyla, tarihleri bile birbiriyle çelişik sahte belgelere dayanılarak tutuklanıyorlar.

Konuşmasının sonunda Ergenekon ve Balyoz Davaları’nın televizyonda naklen yayımlanmasını istedi. Konuşma metninin Almancasının da okunduktan sonra yürüyüş olaysız dağıldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

9 − three =