Westminister Parlamentosu’nda Türkiye paneli

Westminister Parlamentosu’nda Türkiye paneli

0
PAYLAŞ

Londra merkezli Türkiye Araştırmaları ve Kalkınma Merkezi (Centre for Turkey Studies and Development) tarafından Britanya Parlamentosu’nda düzenlenen, ‘Türkiye’de Demokratikleşme ve Değişim süreci’ konulu panelde, The Foreign Policy Merkezi Başkanı Adam Hug oturum başkanlığını yaparken, parlamentonun üst kanadı Lordlar Kamarası’ndan Lord John Alderdice, SOAS Üniversitesi’nden Akademisyen Gazeteci – Yazar Jonathan Fryer ve Gazeteci Firdevs Robinson konuşmacı olarak yer aldılar.

Kuzey İrlanda’da IRA ile yaşanan ayrılık sürecinin ardından, barış sürecini başlatan ‘Good Friday’ anlaşmasının mimarlarından Lord Alderdice, o dönemde taraflarin psikolojisini anlamak için çalışma yaptığını, ayrılığın ahlaki boyutunu incelediğini belirtti. Lord, her zaman Türkiye’yi Avrupa Birliği’nin entegre olmuş bir parçası olarak görmek istediğini belirterek, ‘Türkiye’de Kürt sorunu başta olmak üzere, AB ve diğer önemli süreçlerde akordiyon siyaseti yapılıyor. Süreç tam iyiye gitmeye başlamışken, çöküşler yaşanıyor. Adeta bir akordiyon gibi, politik süreç bir ileri bir geri giderek, açılıp kapanmalar yaşanıyor.’ dedi.

‘POLİTİKA, BİRBİRİNİ KATLETMEDEN FARKLI DÜŞENEBİLMEKTİR’

Politikada pek çok konuda hemfikir olmanın güçlüklerine değinen Lord, ‘Politika aslında birbirini katletmeden, farklı görüşleri açıklayabilmek ve tahammül edebilmektir’ dedi. Lord, AB konusuna gelince, gerçekçi bir bakış açısıyla incelendiğinde, AB’nin kendi sorunları içinde, bir varolma mücadelesi içinde olduğunu, Türkiye’nin de haliyle muhtemel üyelik konusunda, ‘Sorunlar mı getirir yoksa halen faydalı mıdır? sorusunu sorduğunu kaydetti.
“KÜRT SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ DE ÖNEMLİ”

BBC Dünya Servisinde Orta Asya ve Kafkaslar bölümünün eski editörü Firdevs Robinson ise konuşmasında, Türkiye’nin en önemli sorunu diye tanımladığı Kürt sorununun, reform girişimlerinin önündeki en büyük engeli oluşturduğunu, buna karşın, çözümünün de ancak köklü değişikler sayesinde gerçekleşebileceğini söyledi. .

Türkiye’deki önemli olaylara Kürt sorununun şekil verdiğini ifade eden Robinson, ‘Sorun, Türkiye’de hem Kürtleri hem de Türkleri militarizm ve ulusalcılık çemberine hapsediyor. Yaşanan süreci tehlikeli bir döngü olarak görüyorum. Toplumlar arasındaki güven her geçen gün yıpranıyor.’ ifadesinde bulundu. Ayrıca Robinson, Kürt sivil toplum örgütlerinin, Türk sivil toplum örgütleri kadar genişleyebilmesinin, çözüm sürecinde faydalı olacağını sözlerine ekledi.

Robinson, 1982 anayasasının ülkede bir görüş birliği sağlanarak (konsensüsla ) değiştirilmesiyle, Kürt sorunu başta olmak üzere Türkiye’nin önündeki pek çok önemli engelin kalkacağını savundu. “Günümüzde artık demokrasiler, çoğunluğa değil azınlığa nasıl muamele edildiğine bakılarak ölçülüyor” dedi.

Robinson, Türkiye’de basın özgürlüğü alanında karşılaşılan sorunlara da konuşmasında geniş yer ayırdı.Özellikle de uzun süreli gözaltı uygulamasının, kamuoyunun hassas konularda bilgilenme hakkını çiğnediğini, gazetecileri de oto-sansür uygulamaya zorladığını belirtti ve Bilgi Üniversitesinin kısa süre önce yayınlanan Medya’da Sansür raporunu örnek gösterdi.

Firdevs Robinson, konuşmasını, Türkiye’de kadına uygulanan şiddet konusuna değinerek ve yasal alanda boşlukların kapatılması, medyanın da soruna etik standartlar çerçevesinde daha yakından eğilmesi umudunu dile getirerek bitirdi.

YARGI ATMOSFERİ DRAMA KONUSU

Ortadoğu Uzmanı Akademisyen Jonathan Fryer, Türkiye’ye ilk olarak 40 yıl önce, öğrencilik yıllarında okul grubuyla gittiğini ardından ilerleyen dönemlerde tek başına sol görüşlü yazar Fikret Başkaya’nın davasına giderek gözlemde bulunduğunu, o dönemde bulunduğu duruşma salonunda, herkesten yaklaşık 8 metre yüksekte oturan yargıç ve savcının BBC drama servisine malzeme olabileceğini düşündüğünü aktardı.

Kürt sorununun askeri güçle çözülemeyeceğini belirten Fryer, Erdoğan’ı yetenekli, özgüveni yüksek fakat eleştiriye çok hassas bir lider olarak tanımlayarak, eleştiri hassasiyetinin, politik arenada iyi bir özellik olmadığını belirtti.

Oturum Başkanı Adam Hug, Türkiye’deki yeni anayasal yapılandırma ile, yasamada yaşanan siyasallaşmanın kontrol altına alınması ve ifade özgürlüğünün geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, medyanın devlet baskısı altında çalıştığına, gazetecilerin özgürlüklerinin olması gereken düzeyde olmadığına değindi.

Muhafazakar Partili Enfield North Milletvekili Nick De Bois de geceye ev sahipliği yaparak, kendi bölgesinde yaşayan yüksek sayıdaki Türkiyeli göçmen nüfus aracılığıyla, Türkiye toplumunun zengin kültürünü tanıma fırsatı yakaladığını aktardı.

Ana konuşmacı Yeni Safak Gazetesi Yazarı Ali Bayramoğlu, İstanbul’da ameliyat olması nedeniyle toplantıya katılamadı. Türkiye Araştırmaları ve Kalkınma Merkezi (Centre for Turkey Studies and Development) bir sonraki panelde Türkiye’nin önemli yazarlarından Cengiz Çandar’ı, 26 Ekim akşamı İngiliz Parlamentosu’nda halka açık bir toplantıda ağırlayacak.

BİR CEVAP BIRAK

5 × four =