‘Ya malını ya da canını alırız’ genelgesi!

‘Ya malını ya da canını alırız’ genelgesi!

0
PAYLAŞ

Geçtiğimiz Şubat ayında Başbakan Erdoğan’ın da videokonferans yoluyla katıldığı törenle temeli atılan Artvin’deki Yusufeli Barajına ilişkin Başbakanlık genelgesi yayınlandı. 8 Mayıs tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 28641 sayılı genelgeyle Yusufeli Barajı ve HES Projesi için DSİ tarafından yürütülen çalışmalara yeni düzenlemeler getiriliyor. Genelgeyi okuduktan sonra tansiyonunun yükseldiğini söyleyen İnşaat Mühendisi Mazlum Çoruh, genelgenin cumhuriyet tarihinde ilk olduğunu öne sürerek “utanıyorum, çocuklarımın yüzüne bakamıyorum” dedi.

Yusufeli Barajının kamulaştırma ve çevresel faaliyetleriyle inşaat çalışmalarının DSİ tarafından koordine edilmesini hükme bağlayan genelgede, DSİ’nin taleplerinin kamu kuruluşları tarafından öncelikle yerine getirileceğinin altı çizildi.

BARAJ SAHASINDA KAMULAŞTIRMA YETKİSİ DSİ’YE VERİLDİ

Eski yerleşim yerlerindeki kamu binaları ve sosyal donatıların, yeni yerleşim yerlerinde yapılmasının gerekmesi durumunda söz konusu taşınmazların, DSİ tarafından mevcut yapılara herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmeden, ilgili kurum tarafından DSİ’ye bedelsiz olarak devredileceği belirtilen genelgede, “yeniden yerleşim çalışmalarının aksamaması gerekli kamulaştırmalar DSİ tarafından yapılacaktır” ifadelerine yer verildi.

AÇILACAK DAVALAR HEMEN SONUÇLANSIN
Proje sahasındaki hazine veya devlete ait mera ve ormanlık alanlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazların tahsis, izin, irtifak veya terkin işlemlerinin hızla yürütülebilmesi için gerekli önlemlerin ilgili idarelerce alınacağı belirtilen genelgede gecikme yaşanmaması için alanda yapılacak kamulaştırmalara karşı açılacak davaların kısa sürede sonuçlanması için ilgili kurumların gerekli tedbirleri alacağı ve kamulaştırılacak taşınmazların değer tespitine yönelik DSİ ve mahkemelerin talep edeceği bilgi ve belgelerin en kısa sürede gönderileceği vurgulandı.

KÜLTÜR VARLIKLARI AYAĞA DOLANMASIN!

Proje kapsamında çevre mevzuatı gereğince alınması gereken izinlere ilişkin talepler ile bu taleplere ilişkin verilecek görüşlerin; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlarca ivedilikle sonuçlandırılacağı vurgulanan genelgede, proje sahasında ve göl alanında kalan kültür varlıklarına ilişkin çalışmaların da ilgili kurumlarca hızla sonuçlandırılması da isteniyor.

TOKİ EV YAPACAK, VATANDAŞ BORÇLANDIRILACAK

Yusufeli İlçesinin ve devlet eliyle iskân isteyen köylerin yeni yerleşim yerlerinde imar ve tüm altyapı işlerinin DSİ tarafından karşılanacağı ifade edilen genelgede, ilçenin yeni yerleşim yerinde yapılacak kamu binalarının yanısıra devlet eliyle iskana hak kazanan vatandaşların evlerinin de TOKİ tarafından inşa edileceği ve vatandaşlara borçlandırma sözleşmeleri imzalatılacağı kaydedildi.

KURUMLARA ‘BARAJLA İLGİLİ HER ŞEY HIZLA YAPILSIN’ EMRİ

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan genelgede, barajla ilgili her türlü plan, proje, yapım ve detay çalışmaları sırasında, işlerin hızlı ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi için DSİ’nin görevlendireceği kurum ve kuruluşların gerekli destek ve yardımı sağlanacağı vurgulandı.

‘GENELGEYİ OKUYUNCA TANSİYONUM YÜKSELDİ!’

Genelgenin yürürlüğe girmesinin ardından çarpıcı iddialarda bulunan Artvinli İnşaat Mühendisi ve ‘Kusursuz Enerji Planı’ kitabının yazarı Mazlum Çoruh, genelgeyi okuduğunda tansiyonunun yükseldiğini belirterek şunları söyledi: “Bu genelge tarihe geçecektir. Babam ve benim iş yaşamımın önemli bölümü, devletten aldığımız taahhütleri yerine getirmekle geçmiştir. Şimdiye kadar devleti ve kurumlarını yönetenlerin, bir projenin bir an önce yapılması için bu kadar kapsamlı düşündüklerine rastlamamışızdır. Var olan endişemin daha da derinleştiğini söylemeliyim.”

‘BUNUN ARKASINDA BASKIN GÜCÜN ZORLAMASI VAR’

Uzun yıllardır üzerinde çalıştığı projeye ilişkin ayrıntıları bildiğini ve ilgilileri uyardığını vurgulayan Çoruh, “bu genelgenin arkasında, kamuyu yönetenlerin arzusundan çok, başka bir baskın gücün zorlaması olduğunu düşünürüm. Devletimizi ve kurumlarını yönetenlerin hiç bir zaman böyle kapsamlı ve derinlikli bir telaş içinde kaldıklarına ne şahit oldum ne de duydum. Şimdiye kadar yaptığı yapılarla ülkeyi altından kalkılamaz borca batıran, en değerli tarım alanlarını yok eden çoraklaştıran bir kurumun emrine, devletin diğer kurum ve birimleri amade kılınmaktadır. Cumhuriyet tarihinde de olduğunu zannetmiyorum. Bu ne telaş!” diye konuştu.

‘BUNUN HESABINI VEREMEZSİNİZ!’

Kamuyu yönetenlerin, büyük Marmara depreminde bile bu kadar hızlı, kapsamlı ve derinlikli düşünmediklerini öne süren Çoruh, “Bu sebeple bu işin arkasında ülkemizi çok seven (!) baskın bir güç vardır diyorum. Bu genelgeyi okurken, yayınlayanın arkasında ‘Ya bunu yap; yoksa, canını alırız!’ gibi bir tehditte bulunan önlenemez bir kuvvetin varlığını düşünmemek mümkün değil. Allah’tan tek dileğim, Yusufeli Barajlı santralının yapımını isteyenlerin ve üstlenenlerin, bir an önce, Çoruh Enerji Planının ne planı olduğunu görüp bu ülkenin saygı değer yurttaşları olma haklarını kullanmalarıdır. Yoksa böyle bir projenin uygulayıcısı olmak gibi hesabını veremeyecekleri ağır bir sorumluluk altına girmiş olacaklardır” görüşünü savundu.

‘UTANIYORUM, ÇOCUKLARIMIN YÜZÜNE BAKAMIYORUM’

8 yıldır bu konuda çalıştığının da altını çizen Çoruh, 60 yaşından beri inşaat mühendisi olmaktan utandığını ve çocuklarının yüzüne bakamadığını dile getirerek, “Ama bu ülkeyi ve kurumlarını yönetenler gayet rahat icra-i sanat edip akşam evlerinde rahatça uyumaktadırlar. Ya ben deliyim ya da onlar. İki nehir, Fırat ve Çoruh üzerine peş peşe ve iç içe görevsiz barajların dizilişini açıklayacak bir aydın arıyorum” çağrısında bulundu.

BİR CEVAP BIRAK