Yalakalık vesaire…

Amiral gemisi Hürriyet’in dümeninde 20 yıl oturan değişmez kaptanı pop sosyolog Ertuğrul Özkök’in ayrılmasıylailgili tek satır yazmak niyetinde değildim.

Ama ayrlık sonrası hakkında yazı yazanları izlemek zorundaydım
Hele hele müthiş methiyeler düzenleri, Özal döneminde lakabı Özköşk’e çıkmış pop sosyoloğu nerdeyse gelmiş geçmiş en değerli yazar, bulunmaz “kazip şöhret” sayanları, ve “Allah başımızdan eksik etmeseydi” gibi deli saçması temennilerde bulunanları okudukça mesleğin nasıl hala çökmemiş olduğuna hayret ettim.

Tabii gidene “ağam” gelene “Paşam” diyenler ayrı…
Ertuğrul Özkök’ü dağa-taşa sığdıramayıp, geleceğini garantiye almak için yerini gelen Enis Berberoğlu’na bağlılık mesajları vermeler, mesleğin yüzkarası örnekleri…

Çok taze bir örnek vereceğim.
Hem de fırından yeni çıkmış bir yağcılık örneği:

Kendisi gibi İzmir’li olan ve bu bağı nedeniyle Ankara Temsilcisi iken yardımcısı yaptığı Fatih Çekirge’yi çok sever Özkök.
Kendisi Genel Yayın Yönetmeni olduktan sonra boş bıraktığı koltuğa oturan Çekirge’nin Ankara Temsilcisi iken ne kadar başarılı (!) olduğunu herkes bilir.
Bazı yolsuzlıuk haberleri “hoş” ve “boş” çıkınca, önce rakip gazete Sabah’a, sonra Star’a geçen bu değerli arkadaşımız, Uzan’ların iflasından sonra işsiz kaldı uzun süre.
Özkök bundan 2-3 yıl önce onu yine Ankara Temsilcisi yapmak istedi.
Bu isteğine ve kararına kimler direndi bilemem.
Ama hükümetin, bakanların buna karşı çıktıklarını biliyorum.
“28 Şubat çanakcı, o dönemde Genel Kurmay karargahında nöbet tutan, Çevik Bir Paşa’nın emir subayı gibi davranan biri sizi nasıl temsil eder” diyen AKP’li üst kademesinin bu baskısına Aydın Doğan’ın boyun eğdiği söylenir.
Ne kadar doğru bilemem ama Özkökdaha sonra ne yapıp yapıp Hürriyet Gazetesinin haber portalının başına Fatih’i getirmeyi başardı.

Bir açık kapıdan yine içeri aldı Çekirge’yi.
Çekirge de ilk iş olarak AKP üst yönetimi ve bakanların gözüne girmek için kendine ait portalda bir bin türlü atraksiyon yapmaktan geri durmadı.
Neyse bizim işimiz bu değil.

Hürriyet’in bugünkü ( 6 şubat 2010 Cumartesi) haber portalı sayfasında bir yazı döktürmüş Fatih Çekirge.
Pazartesi günleri yazdığı halde, dayanamamış, Cumartesi günükalemealmış.

İşte başlık, işte yazının giriş bölümü:

Başbuğ’un en kritik cevabı…

“ENİS Berberoğlu çok önemli bir gazetecilik yaptı…
Bildiğim kadarıyla bir Genelkurmay Başkanı ilk kez dönemin koşullarına göre TSK’nın da “açılım yapabileceği” işaretini verdi…
Konu Başbakan Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın türbanı nedeniyle GATA’ya alınmamasıydı…”
diye başlayan yazıda dört ayrı konuya temas edilmiş.
Daha doğrusu Berberoğlu ve yanındaki Hürriyetciler dört soru sormuşlar Başbuğ’a ama Genel Kurmay Başkanı hiç birine net ve kesin yanıt vermemiş. Hatta bazılarına hiç yanıt vermemiş.

Çekirge bu röportajı yere göğe sığdıramadığı gibi, alınmayan yanıtlardan yorum yapmış.
Görülmemiş bir yorum örneği.
Çekirge ne yazarsa yazssın umurumda değil ama “Enis Berberoğlu çok önemli bir gazetecilik yaptı” cümlesiyle yazıya girmesi harika (!) bir yazarlık örneği…
Eşi emsali görülmemiş bir cümle.

Çok iyi tanıdığım, gazeteciliğini takdir ettiğim, çok başarılı işlere ımza atan Berberoğlu’nun gazeteciğinden kuşkum yok.
Ama kendisinin dahi rahatsız olduğuna inandığım bu görüşmesinin “ Çok önemli gazetecilik” olarak görülmesina herhalde çok gülmüştür.
Ben de güldüm ama “ Bu kadarı da olmaz” demek zorunda kaldım.
Yalakalık bir sanat galiba.
Ayakta kalma sanatı olmalı.
Hacıyatmazlık gibi….
(mi) acaba?…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.