Yapılaşmaya açılan Kleopatra Koyu yargıya taşındı

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Antalya Kemer’de 29 yıllığına kiraya verilen Kleopatra Koyunu yapılaşmaya açan gelişme planının iptali için dava açıldı…
 
Antalya’nın Kemer ilçesinde 29 yıllığına özel bir şirkete kiralanan Kleopatra Koyunu da kapsayan Tekirova Tabiat Parkı Gelişme Planı’nın iptali için dava açıldı. Mimarlar Odası Antalya Şubesi ve Antalya Barosu’nun yanısıra Kemer ve  Tekirova’da yaşayan vatandaşların birlikte açtığı davada, Kleopatra Koyunu yapılaşmaya açan 6 Nisan 2018 onay tarihli gelişme planının iptal edilmesi talep edilirken planı hazırlayan Orman ve su İşleri Bakanlığı’nın yapılaşmayı onaylamaya yetkisi bulunmadığına işaret edildi. Bölgede yaşayan davacılar, 12 mahalle muhtarıyla birlikte basın açıkmalası yaptı. Kleopatra Koyunda tek bir yaprağa dahi dokunulmadan bütün insanlara hizmet verilmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, “Yetkililerden talebimiz alanın doğal haliyle kalması, halka ve doğaya bu şekilde hizmet etmesinin sağlanması, bahsi geçen ihalenin bir an evvel iptal edilerek halkın üzerindeki tedirginliğin kaldırılması ve ticari alana imkan sağlayan tabiat parkı statüsünün, milli park olarak yeniden düzenlenmesidir” görüşüne yer verildi.
 
Antalya’nın Kemer ilçesine bağlı Tekirova Mahallesi’nde bulunan Kleopatra Koyu, yöre halkının denizle buluştuğu ticarileşmemiş son koylardan biri. Dönemin Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından 2015 yılında ‘A Tipi Mesire Yeri’ ilan edilen koy, aynı yıl 29 yıllığına özel bir şirkete kiralandı. Ancak ihaleyi alan şirketin geri çekilmesi üzerine Kleopatra Koyunun da bulunduğu 120 bin metrekarelik alan, 20 Nisan 2016’da ‘Tekirova Tabiat Parkı’ olarak ilan edildi.
 
İKİ YIL ÖNCE ADI ‘TEKİROVA’ YAPILAN ŞİRKETİN SIRRI
Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın ‘Tekirova Tabiat Parkı’ ilanıyla ilgili kararın ardından aynı yıl İstanbul’da kurulan acak atıl durumda bekletilen bir şirketin isim değişikliğine giderek ‘Tekirova Kurumsal Turizm’ adını alması dikkat çekiyor. 2012’de İstanbul Pendik’te kurulan ‘Goldin Otelcilik Turizm A.Ş., 14 Aralık 2016 tarihinde İstanbul 3. Noterliğine başvurarak unvan değişikliği talep etti. Aynı gün şirketin yeni ismi ‘Tekirova Kurumsal Turizm Otelcilik Sanayi ve Tic. A.Ş.’ olarak tescil edildi. Adı değiştirilen şirketin yönetim kurulu başkanı Hasan Topaloğlu, ikinci başkanı ise Mahmut Güçlü oldu.
 
HASAN TOPALOĞLU KİM?
1994 yılından itibaren Pendik Belediyesi’nde Fazilet Partisi’nden iki dönem meclis üyeliği yapan ancak daha sonra AKP’ye destek veren Hasan Topaloğlu, Uluslararası Saraybosna Üniversitesi’ni kuran vakfın da başkanlığını yürütüyor. Topaloğlu’nun Başkanlığını üstlendiği vakfın yönetiminde Remzi Gür, Abdülkadir Taçyıldız, Nevzat Kor ve Adem Baştürk gibi isimlerin de bulunması dikkat çekiyor.
 
SON İHALE ADI İKİ YIL ÖNCE ‘TEKİROVA’ YAPILAN ŞİRKETE VERİLDİ
Tekirova Tabiat Parkı Haziran 2017’de bir kez daha ihaleye çıkarılmış, son dakikada ihaleye katılan sürpriz bir firmanın kazanması üzerine ise ihale bakanlık tarafından iptal edilmişti. Bu iptalin ardından Orman ve Su İşleri Bakanlığı henüz imar planı bile bulunmayan Tekirova Tabiat Parkı’nın kullanım koşullarını belirleyen ‘Gelişim Planı’nı 6 Nisan 2018 tarihinde onaylayarak yürürlüğe koydu. Bunun gemen ardından ise 30 Mayıs 2018 tarihinde Antalya’da yapılan son ihaleyle koy, 2016’da adını değiştiren Tekirova Kurumsal Turizm A.Ş.’nin de aralarında bulunduğu Teknik Katı Atık ve Sembol Turizm Otelcilik A.Ş. ortaklığına verildi.
 
İHALEYİ ALAN FİRMALARDAN İKİSİ AYNI KİŞİYE AİT
29 yıllığına koyu kiralayan şirketlerden Tekirova Kurumsal ve Teknik Katı Atık aynı kişiye, yani Hasan Topaloğlu’na ait. Sembol Turizm Otelcilik’in ise ihale şartnamesinde bulunan otelcilik işletmeciliği ve 3 yıllık ciro ortalaması gibi gerekçeleri yerine getirebilmek için seçilen oldukça düşük hisseli ve ‘sembolik’ bir ortak olduğu belirtiliyor.
 
KOYUN BÜYÜK BÖLÜMÜ KULLANIM ALANI OLARAK AYRILMIŞ
Bakanlığın hazırladığı Tekirova Tabiat Parkı Gelişim Planı, 120 dekarlık alanın büyük bir bölümünü kullanıma açıyor. Hazırlanan planda ‘Ekolojik Açıdan Bozulmamış Alanlar’ olarak belirtilen bölge ‘Kontrolü Kullanım Bölgesi’ olarak ayrılırken, geriye kalan kısımlar ise ‘Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi’ olarak belirlenmiş.
 
YÖRE HALKI, BARO VE MİMARLAR ODASI DAVA AÇTI
Koyu turizm amaçlı yapılaşmaya açması beklenen plana itiraz eden yöre halkı, Mimarlar Odası Antalya Şubesi ve Antalya Barosu ile birlikte konuyu yargıya taşıdı. Antalya İdare Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinde, kamu yararı ve planlama ilkelerine aykırı biçimde hazırlandığı öne sürülen Tekirova Tabiat Parkı Gelişme Planı’nın iptali talep edilirken, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın yapılaşma içeren planları tek başına yapma yetkisine sahip olmadığına işaret edildi.
 
‘GELİŞME PLANI İLAN EDİLMEDEN İHALE YAPILDI’
Uzun Devreli Gelişme Planlarının, korunan alanın sahip olduğu kaynak değerlerin korunup geliştirilmesini öngördüğüne değinilen dava dilekçesinde söz konusu alanlar için yapılan planların onay tarihinden itibaren 30 gün süreyle ilan edilmesi gerektiği belirtilerek, “Oysa dava konusu gelişme planı ilan edilmeden askıya çıkarılmadan sadece onay ile uygulamaya konulmuştur. Ayrıca Tabiat Parkına yönelik hazırlanmış 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli uygulama planı da bulunmamaktadır. Davalı idare, planlama sürecinde yasal düzenlemelere uymamış, henüz planlama süreci bitmeden uygulama imar planları yapılmadan anlayamadığımız bir çabuklukla alanı ihaleye çıkarmıştır. Planlama esaslarına uyulmadan yapılan plan, işlemi şekil yönünden sakatlamaktadır” ifadelerine yer verildi.
 
DAVACILAR VE 12 MAHALLENİN MUHTARI İHALENİN İPTALİNİ İSTEDİ
Açılan davanın ardından davacı vatandaşlar ve bölgedeki mahalle muhtarları ortak bir basın açıklaması yaparak ihalenin de iptal edilemesini talep etti. Kemer Merkez Mahallesi Muhtarlığının yanısıra Tekirova, Ulupınar, Beycik, Çamyuva, Beldibi, Arslanbucak Kuzdere, Kiriş, Yeni Mahalle, Ovacık ve Göynük mahalelerinin muhtarlarının da destek verdiği basın açıklamasında, turizmin ihtiyacının doğal alanları yapılaşmaya açmak değil, hizmet ve müşteri kalitesinin artması olduğuna değinilerek şöyle denildi:
 
‘KLEOPATRA KOYU TİCARİLEŞTİRİLECEK BİR YER DEĞİLDİR’
“Kleopatra Koyuna baktığımız zaman zaten turizme bütün doğal güzelliğiyle gelen misafirleri 365 gün ağırlayarak en güzel hizmeti bu haliyle vermektedir. Bunu yaparken de insanları parası olan yada olmayan diye ayıran bir mercii de yoktur ortada. Yerli olsun, yabancı olsun bütün halkımız dün olduğu gibi bugünde koyda eğlence ve dinlenme ihtiyacını giderebilmektedir. Söz konusu alan, ticari yapılaşmayla bağdaşacak bir yer değildir. İçerisi sık kızılçam ormanı, birçoğu yöreye has olmak üzere, onlarca bitki türü yetişmekte, onlarca çeşit kuş, böcek ve hayvanı barındırmaktadır. Doğal bir limanda olmasından ötürü, günde yüzlerce tekne burada demirlemekte, zaman geçirmekte, müşterilerine göstermektedirler.
 
‘TURİZMİN YENİ TESİSE VE YATAĞA İHTİYACI YOK’
Alan, en yakın mahalle olan Tekirova’ya 4 kilometre uzaklıktadır. Dolayısıyla bu mesafeden gelip alışveriş yapacak bir turist beklentimiz yoktur. Tekirova mahallesi, yer altı su kaynakları kıt olan bir bölgedir. Özellikle yaz aylarında içme ve sulama suyu sıkıntısı yaşayan bölgemiz bunu da kaldıramaz. Turizmin ve yörenin yatak sayısını arttıracak yeni yeni tesislere değil, mevcut tesisleri daha verimli değerlendirmeye ve pazarlamaya ihtiyacı vardır.
 
‘İHALENİN KİME VERİLECEĞİ ÖNCEDEN BİLİNİYOR MUYDU?’
İhaleyi kazanan firmanın adının ‘Tekirova’ olarak değiştirilmesinin de gündeme getirildiği basın açıklamasında, “bu durumun Tekirova’da bulunan Kleopatra Koyunun ileride tabiat parkı ilan edileceğini ve ihalesine katılacağını önceden biliyor olup olmadıkları, biliyorlarsa bunun nasıl mümkün olabildiği bizler için dikkat çekici, üzerinde düşündüğümüz bir durumdur” ifadelerine yer verildi.   
 
‘KOYDA TEK BİR YAPRAĞA DAHİ DOKUNULMASIN’
Davacılar ve mahalle muhtarları konunun takipçisi olacaklarını da belirttikleri basın açıklamasında, taleplerin ilgili bakanlık ve kurumlara da iletileceğine işaret edilerek şu görüşlere yer verdi: “Parkın doğaya ve insanlara en iyi hizmeti,  tek bir yaprağına dahi dokunmadan, zengin fakir ayırt etmeden gelen bütün insanlara kapılarını ardına kadar açarak vereceği, su götürmez bir gerçektir. Yetkililerden talebimiz, alanın doğal haliyle kalması, halka ve doğaya bu şekilde hizmet etmesinin sağlanması, bahsi geçen ihalenin bir an evvel iptal edilerek halkın üzerindeki tedirginliğin kaldırılması ve ticari alana imkan sağlayan ‘tabiat parkı’ statüsünün, milli park olarak yeniden düzenlenmesidir.”
 
KLEOPATRA KOYU İHALESİNDE DEVLET NEDEN ZARAR ETTİRİLDİ
Kleopatra Koyu, 2015’te mesire yeri olarak yıllık 495 bin lira kira bedeliyle başlayan ancak 3 milyon 800 bin liraya kadar çıkan ihaleyle kiraya verilmişti. Aradan 3 yıl geçmesine rağmen 30 Mayıs 2018’de Tekirova Tabiat Parkı olarak yapılan ihalede yıllık muhammen bedeli yalnızca 120 bin 800 TL olarak belirlenmesi dikkat çekiyor. İhaleyi kazanan Hasan Topaloğlu’nun şirketi, koy ve ormanlık alandan oluşan 120 bin metrekarelik  tabiat parkı için yıllık 505 bin lira kira ödeyecek.
 
‘MUHAMMEN BEDEL TESPİTİ TEFTİŞLİK BİR KONU’
Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz bir uzman, Kleopatra Koyu ihalesinde kamunun zarar ettirildiği görüşünü savunuyor. Olağan koşullarda ve bölgenin rayiç bedelleri göz önüne alındığında en az 3 milyon TL muhammen bedelle ihale edilemsi gerektiğine işaret eden konunun uzmanı, 120 bin TL’lik muhammen bedel tespitinin hangi kriterlere göre belirlendiği sorusunun yanıtlanması gerektiğine işaret ederek, “Bu, teftişlik bir konudur” diye konuştu.
 
 
Önceki haberNe ile cebelleştiğini bilmek!
Sonraki haberDört ay önce sit alanı ilan edilen ovaya termik santral izni!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 × 4 =