Yaptık Dizi, Lütfen İzleyin Bizi..

Yaptık Dizi, Lütfen İzleyin Bizi..

0
PAYLAŞ

Sonra, bir takım derin olayların gerçekleştiği diziler ilgi gördü. Hatta, o dizideki hemen hemen tüm materyallerin patenti bile alındı, kullanılmasın diye. Yine de Türk Halkı, hızlı çözümler üretir, çözüm üretirken de izin alma ihtiyacı hissetmez. Anadolu’da, o dizideki kavramların ismini taşıyan lokantalar ve kafeteryalar açıldı bile. Dizi furyası bitmez, zaten bizim bu yazıyı yazma amacımız da dizileri eleştirmek değil, acaba hangi konuda dizi yapabilirim diyen yapımcılarımıza ilham kaynağı olabilmek.


Zaman zaman, Çocuklar Duymasında görüyorduk bilgisayarı ve seviniyorduk. Her ne kadar internet denilince akla chat gelir söyleminin daha da yaygınlaşmasına neden olsa da. Sonra Seymen Ağa’nın bilgisayarını gördük. Hem evinde (konağında), hem de işyerinde bilgisayarı vardı. Ama evdeki biraz daha eskiydi de o yüzden çocuklara hediye etmişti. Sonra yenisini aldı kendisine. Bir de, tırla tüm yurdu gezerek bilgisayar anlatan gönüllüler yer almıştı yine Asmalı Konak’ta. Ve O zaman çok sevinmiştik.


Bu tarz faaliyetler de dizide yer alabiliyor diye. Bunun dışında da pek göremedik dizilerde bilgisayar veya bilgisayar öğretmeni. Psikologlar artık dizilerde baş konuk, hatta başrol oyuncusunun eşi. Aynı dizide, kötü amaçları olan bir yönetici bayan, şirket yönetim kurulu başkanının bilgisayarına girebilmesi karşılığında bir elemanı işe alıyor.


Elbette, bilgisayar denilince akla en başta gelen kavram: hackerlık mesleği. Bilgisayarcı arkadaşımız da; saçıyla, sakalıyla, endamıyla bilgisayarcı tanımına uyuyor. Hani, sinekkaydı traş olmuş, saçını güzelce taramış, ayakkabılarını boyatmış, takım elbise giymiş bir bilgisayarcı düşünülemez ya, o açıdan yani ?


Bir gün televizyonumuzu açsak ve yeni bir diziyle karşılaşsak. Bu dizide; Burak diye bir kahramanımız olsa. Babası bankacı, annesi doktor olan Burak, bilgisayarla sadece oyun oynanmadığını öğrense, baba ve annesinden. Okuduğu kitapların bilgisayarda hazırlandığını, polis amcaların suçluların robot resmini bilgisayarla çizdiğini, bankacıların onca karışık işlemleri bilgisayar sayesinde takip ettiğini, devre tasarımı yapılabildiğini öğrense bu dizide.


Burak bir gün annesinin muayenehanesine geldiğinde, hastasına ait verileri girerken görse annesini. Ve temel tüm bilgileri bu dizide yavaş yavaş öğrense.


Çocuklara, gençlere, kadınlara ve ihtiyarlara, kısaca tüm insanlara , bir yaşam tarzı olarak bilgisayar felsefesini anlatsa bu diziler. Rayting kaygısını bir kenara bırakıp, insanları bilgilendirme amacıyla bu çalışmalara imza atsak ne güzel olur değil mi?


Bir zamanlar, bilgisayar hikayesini gören bir yurt sorumlusu, bunu tüm çocuklara okuyorum. Artık, çocuklara tamamı hayal olan hikayeler yerine, işlerine yarayacak, bilgi edinmelerini sağlayacak bu hikayeyi anlatıyorum. Bu sayede geleceklerine de yatırım yapmış oluyorum diyordu. Acaba, çocuklarımıza bilgisayarı çizgi filmlerle öğretemez miyiz?


Neden olmasın? Ümit ediyorum ki, bu yazı bir yapımcımıza ilham kaynağı olur da, televizyon başında boş geçen vakitlerimiz daha dolu geçer.


____________


Hakan topuzoğlu yazdı…

BİR CEVAP BIRAK

two × one =