‘Yargısız infaz yapılıyor’

Manisa’da düzenlenen “AİHM Kararlarında Adil Yargılama” konulu toplantıda konuşan Özdemir Özok, hukuk, adalet ve hak gibi kavramların herkesin bir gün başvuracağı değerler olduğunu belirtti.

Özok, son dönemde ceza hukukunda “lekelenmeme hakkı” diye bir kavram ortaya çıktığını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), makul süre içerisinde yargılama hakkı diye bir şey ortaya koymuş. Bunları biz icat etmedik. Bunları söylemek, arkasında durmak mecburiyetindeyiz ama el insaf. Bunları ortaya koyduğumuz zaman, bizi kimi çeteleri savunan, kimi karanlık odaları savunan, kimi derin devleti savunan gibi hiç aslı astarı olmayan iddialarla suçlamak en azından insafla bağdaşmaz.

Ülkemizde hukukun egemen olmasını, hukukun üstünlüğünün egemen olmasını, hukuk devletinin bütün kurum ve kurallarıyla işlemesini, demokrasiyi, erdemli dürüst politikaların ve temiz toplumun öne çıktığı bir ülkeyi özlüyor ve bekliyoruz. Onun için yağma yok. Kimin canı sıkılırsa sıkılsın. Hiçbir ön yargımız yok. Türkiye’de kim suçluysa, suç işlemişse, kim bu ülkenin ağzının tadını bozacak eylem ve davranışlar içerisine girmişse, kamu adına, genel ahlak adına güvenlik güçleri, bağımsız yargı onun yakasına yapışsın ama bir koşulla, ilkelere uygun, hukuka uygun, kitaplarımızda yazan usule uygun bir biçimde.”

“YARGISIZ İNFAZ YAPILIYOR”

Özok, “sabahın dört buçuğunda” birisinin evinin kapısının polisler, televizyon kameraları ile açılmasını hükme bağlayan bir belge olmadığını belirterek, “Bana belge gösterin. Kimileri bizim bu söylemlerimizi günübirlik politikalarla, basit yaklaşımlarla söylediğimizi belirtiyor, asla değil. Böyle algılayanlar bir gün bu ve benzeri savunmalara ihtiyacı olduğu zaman yine bunları söyleyeceğiz” dedi.

Hakkında hüküm verilmemiş kişinin “suçlu” değil “sanık” olduğunu belirten Özdemir Özok, şunları kaydetti:

“Onu siz korumak mecburiyetindesiniz. Ne zaman? Kesinlemiş bir hükme bağlanıncaya, karar alıncaya kadar ama maalesef insanların kişiliği, kimliği hiçe sayılarak acımasızca yargısız infaz yapılıyor. Hele bir medya var, Allah bizleri korusun. Bir insanın tutuklanmış olması o suçtan dolayı mahkum olması demek değildir. Bunu hepimiz biliyoruz ve birilerine anlatmak mecburiyetindeyiz. Ama insanlar, birileri daha mahkum olmadan ezmek, birilerinin burnunu kırmak, burnunu sürtmek gibi çok ilkel duygularla hareket ediyor. Son derece tehlikelidir.”

TBB Başkanı Özok, demokratik sivil toplum örgütü yaratmanın kolay olmadığına inandığını kaydederek, şöyle devam etti:

“Yıllardır birçok konuda beyni, kafası ve aklı tutsak olan toplumu özgür bir dünyayla barıştırmak kolay olmaz. Kuşkusuz onların depresyonları ve çalkantıları olacak. Türkiye bu geçiş sürecini yaşamaktadır. Yıllardır büyük emekler verilerek elde edilen ve uluslararası belgelerde, anayasalarda, beyannamelerde hüküm altına alınan evrensel değerleri Türk halkından şu veya bu şekilde kıskanmak, engellemek, onların çağdaş, uygar toplum olma istemleriyle bu değerler arasında engel olmak mümkün değildir. Türk halkı, Anadolu insanı, çağın gereği olan bütün değerleri ile buluşacaktır.”

YEREL SEÇİMLER

Yaklaşan yerel seçimlerle ilgili değerlendirmede de bulunan Özok, “Yerel seçimlerden önce gördüklerimiz, duyduklarımız, popülizm adına halk dalkavukluğu, gerçekten bize yakışmıyor. Gerçekten bunları Türk halkı, Türk ulusu ve bizler hak etmiyoruz” dedi.

Özok, lider olma, toplumu yönlendirme ve şekillendirme iddiasındaki insanların daha duyarlı, daha demokrat ve daha insanca davranmak mecburiyetinde olduğunu kaydederek, şunları söyledi:

“Bu konuda hem ulusal hem de uluslararası ilişkilerde aklı ve bilimi Büyük Önder Atatürk bize rehber etmiş. Bizim tek rehberimiz akıl ve bilim olmalıdır ama maalesef gerek ulusal politikalarda gerekse uluslararası ilişkilerde hiçbir biçimde hak etmediğimiz davranışlarla karşı karşıya kalıyoruz. Ama inanıyorum ki yetişkin, donanımlı, bilgi birikimi olan belirttiğim değerleri yaşamak için çırpınan Türk halkı bunları mutlaka aşacaktır.”

“MASUM İNSANIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SINIRLIYORSUNUZ”

Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen ise herkesin özgürlük hakkı bulunduğunu, yasada belirlenen haller dışında kimsenin özgürlüğünden alıkonulamayacağını bildirdi.
Rıza Türmen, “AİHM hiçbir zaman iç mevzuata bakmaz, bunun tek istisnası 5. maddedir. 5. madde de iç ulusal yasaya uygun olup olmadığına bakıyor. Ayrıca ulusal yasanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun olup olmadığına da bakıyor” diye konuştu.

Tutuklanan kişinin suçu sabit oluncaya kadar “masumluk karinesinden yararlanan kişi” olduğunu söyleyen Türmen, şunları kaydetti:

“Masum insanın özgürlüğünü sınırlıyorsunuz. Bu da çok ciddi bir iştir. Bunun için çok sağlam güvencelere bağlamanız lazımdır. Bu maddede ikili bir amaç söz konusudur. Birincisi hangi durumlarda kişinin özgürlüğü sınırlanabilir, ikincisi özgürlüğü sınırlanan kişinin yararlanacağı haklar neler olmalıdır? Dünyada veya Türkiye’de 5. maddenin uygulanması için özgürlüğünün sınırlanması veya kısıtlanması yeterlidir. Güvenlik güçlerinin bir eve girip 6 saat boyunca arama yapmaları ve bu süreç içinde o kişilerin güvenlik güçlerince evde tutulması sizce nedir? İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal etmek midir yoksa değil midir?”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here