‘Yargıtay kararı tehlikeli eğilim’

‘Yargıtay kararı tehlikeli eğilim’

0
PAYLAŞ

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklama şöyle:


İbrahim Kaboğlu ve Baskın Oran’ın “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ettikleri suçlamasıyla yargılandıkları davada Yargıtay 8. Dairesi’nin verdiği karar Türkiye’nin demokratikleşmesi çabalarına yönelik engellerin katmerlenerek arttığını gösteren bir yeni örnektir. Söz konusu karar demokratik toplumsal düzenin temelini oluşturan düşünce özgürlüğüne çok ağır bir darbe indirmektedir.


Karardaki çoğunluk görüşünde “açık ve yakın tehlike” ölçütünün çarpıtılmıştır. “Açık ve yakın tehlike” ölçütü, demokrasinin temel ilkelerini özümsemiş yargı organları tarafından düşünce özgürlüğünün sınırlarını genişletici bir yorum kuralı olarak geliştirilmiştir. Bilindiği üzere, demokratik düzenlerin temel ilkelerinden birisi, şiddet çağrısı içermeyen düşünce açıklamalarının hiçbir şekilde sınırlandırılamamasıdır. Açık ve yakın tehlike ölçütü ise, bu temel ilkeye ek olarak, şiddet çağrısı içerir şekilde yorumlanabilecek düşünce açıklamaları dahi açık ve yakın bir tehlike yaratmadıkça sınırlandırılamayacağını öngörür. Tehlikenin açık ve yakın olmasından kasıt, o düşünce açıklamasıyla bir somut şiddet eylemi arasında doğrudan bir ilişki kurulabilmesidir. Yargıtay kararında, Kaboğlu ve Oran’ın düşünce açıklamalarıyla suç işledikleri iddia edilirken uygulanan kıstas, açık ve yakın tehlike ölçütü değil, faşizan McCarthy cadı avlarına destek vermek üzere ABD Yüksek Mahkemesi tarafından 1950’li yıllarda uygulanan “tehlikeli eğilim” ölçütüdür.


Düşünce özgürlüğünün sınırlarını genişletmek üzere geliştirilen bir ilkenin Yargıtay tarafından içeriği çarpıtılarak düşünce suçu yaratmak üzere kullanılması çok vahim bir olgudur. Demokratik düzenlerde birey hak ve özgürlüklerinin yasama ve yürütmenin sınırlayıcı işlemlerine karşı koruyacak tek güvencenin bireyi devlet karşısında kollama düsturunu benimsemiş bir yargı erki olduğu dikkate alınırsa, durumun vahameti bir kat daha artmaktadır. Bu Yargıtay kararı bir kez daha göstermiştir ki, ülkemizdeki yargı alt kültüründe demokratik ilkeler git gide unutulmakta, otoriter eğilimler baskın hale gelmektedir.


Demokratikleşme, salt anayasanın ve / veya bazı yasa metinlerinin değiştirilmesi olgusuna indirgenemeyecek bir süreçtir. Demokratikleşme sürecinin devamı açısından, yargı erkinin esas işlevinin ne olduğu konusunda net bir bakışa sahip olması çok önemlidir. Devleti bireye karşı değil, bireyi devlete karşı korumak ülkemiz yargı alt kültürünün ana düsturu haline gelmedikçe demokratikleşme yolunda hiçbir ilerleme kaydedemeyeceğimiz açıktır. Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği olarak, özgürlüklerine sahip çıkan bireylerin göğüslerini gere gere “Ankara’da yargıçlar var” diyebildikleri bir geleceğin umudunu taşıdığımızı bu vesileyle kamuoyuna duyururuz.


Ayrıca Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği ve katkı sunmak isteyen tüm kurumlar ile birlikte 18 Eylül Salı günü saat de 12.00 İstanbul Tabip Odası’nda bir basın toplantısı düzenleyecek…

BİR CEVAP BIRAK

two × 3 =