Yarın daha güzel olabilir…

Türkiye bir yandan ileriye doğru adımlar atmaya çalışırken, bir yandan da geçmişiyle hesaplaşma çabasında.

Tabii ki, Batıya göre ikiyüz yıllık gecikmenin sancılarıyla başbaşa kalması normal ve de doğal.

Sistem, yani demokrasi daha yeni yeni oturmaya başlıyor.
Cumhuriyet tamam.
Ayakları üstünde duruyor ve duracak.
Demokrasi ise henüz topallıyor.

Demokrasinin eksiklerini süratle tamamlamak, kaybedilen yılları bir ayda, bir yılda telafi etmek zor.

Şöyle dönüp biraz arkamıza bakalım.
Ben şahsen İkinci Dünya Savaşının ağır sıkıntısını çeken ve çocuklarını bırakın okutmayı, onların hayatta kalmasını sağlamak için mücadele veren rahmetli babamın gözlerinin içindeki çaresizliği yıllar sonra keşfettim.

Üniversitede okumak için yaşadığım küçük kenti terkedip, Başkent Ankara’ya gitmek için tahta bavulumun üstünde tren beklerken babamın “ Okumak çok güzel birşey evladım. Ama sana tek kuruş gönderecek durumda değilim. Gel bu hedefini ertele” şeklindeki sözleri hala hafızamda.
Akan gözyaşlarını saklama çabası da gözlerimin önünde.

Babamın yaşadıklarıyla, benim yaşadıklarım ve aldığımız mesafeyi düşününce, ertelenen nice şeyin geride kaldığını farkediyorum. Bu ertelemelerin telafisinin de mümkün olmadığını biliyorum.

Gaz lambası ışığında liseyi bitirme çabaları…
Eğer ağabeyim çabuk büyürse, ondan kalan pantolonun terzide üstüme göre yeniden biçilmesini bekleme günleri.
Lise son sınıfa kadar evin içine su getiremeyen, radyosu bulunmayan, gazete alacak parası olmayan dört kardeşten biri olarak, aklım hala 1950’lerde demokrasi denemesine takılır nedense.
Takılır da ihtilalin, darbenin neden yapıldığına hala aklım ermez.

Türkiye şimdi, milli hafızasını tazeleme derdinde.
Kimileri “Ulusal bellek” dese de…
“Milli Hafıza” saati geriye doğru çalıştırılırsa, geçmişle yüzleşilirse, demokrasinin sakat ayağına iyi bir protez yerine, her iki ayak yenilenirse gelecek günlerimiz dünden daha iyi olabilir.
Olacaktır da…
Eksiğimiz değil, fazlamız var.
Eğer çağın ruhunu yakalamak istiyorsak…
Eğer güzel günleri bu millet hak ediyorsa…
Gelin mevcut sistemi daha ileriye taşıyalım.
Çocuklarımıza haksızlık etmeyelim.
Açıkcası “vebal “ altında kalıp sonra da hayırlanmayalım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.