Yatakta ve ekonomide dürüst…

Arjantin’de Peroncu partinin iktidarını değiştiren geçen Ekim ayındaki seçimlerden sonra, yeni Başkan’ın ilk işi, Aralık ayında ülkeyi çamur deryasına çeviren sel felaketi üzerine olağanüstü hâl ilan etmek oldu.
Yeni Başkan adına, ¨Dakka bir, gol bir…¨ denilecek biçimde bir talihsizlikti, bu…
Halk, ¨Adam daha koltuğuna yeni oturdu, ne günâhı var!¨ demez, bütün kusuru yeni gelenden bilir.
Taze Başkan, enkaz edebiyatına kalkıştıysa da bu pek sökmedi, zira devlet kurumlarındaki ağır işleyişe rağmen bir şeyler yapmak zorundaydı.
30 binden fazla insanı evsiz bırakan sel felaketinin etkileri hâlen sürüyor.
Sol jargonuyla güyâ Solcu, fakat ziyadesiyle efsanevî liderlerden Eva Peron gibi halkçı-populist olan, sabık-dul bayan Christina E.Fernàndez de Kirchner‘in yerine merkez-sağ partiden seçilmiş Başkan Mauricio Macri’nin başı, sadece sel-seylap gibi sudan nedenler ile derde girmiş değildir.

Asıl derdi Arjantin’deki istatistik ölçümleme sonuçlarına, verilere aittir.
Başkan Macri, 2016 yılına adım atıldıktan bir hafta sonra, ulusal istatistiğe ait olağanüstü hâl ilan etti.
Dünya siyaset ve devlet yönetimi tarihinde, bildiğimiz kadarıyla, ilk kez böyle bir duyurum yapılıyordu.
Hükümet kuruluşlarının ikinci bir talimata kadar veri ilan etmesini, Ulusal İstatistik Dairesinin bu verileri toplayıp raporlaştırmasına son verildi.
Böylece hem dünya kamuoyunun ilgili tarafları, hem Arjantinliler milli gelir, enflasyon, gelir dağılımı, yoksulluk ölçümü, asgari geçim sınırı, para ve bütçe değerleri üzerine bundan sonra habersiz kalacaktır.
Başkan Macri bu kararı, ülkeyi dikta biçimi karanlığa sokmak, Büyük Birader tarzında bir gözetleme ağı kurmak, faşizan amaçlarla gerçekleri örtmek için almamıştır.
Tarafsız gözlemcilere bakılırsa, tam tersidir:
Arjantin’deki sayısal-istatistik değerlerin, bugüne kadar yansıtıldığı gibi gerçeği göstermediği, yanıltıcı ve hatta düpedüz yalan olduğunu açıklayacak kadar Macri dürüst devlet adamı ciddiyeti takınıp sorumluluğunu yerine getirmiştir.
Macri, halk arasında Kısrak [La Yegua] diye adlandırılan ve pek sevilen bir evvelki Başkan Christina iktidarına ait tüm rakamların kasıtlı yahut en azından hatalı olduğunu ilan etmesine, eski yöneticilerden bir cevap gelmedi; iddiaya sus pus kalındı, kös dinleniyordu.
Uluslararası Para Fonu-IMF ve Dünya Bankası’nın geçerli saymadığı ve itiraz ettiği eski rakamlar, istatistik değerlendirmeler böylece çöpe atılıyordu. Ülke bir anda sayılardan arındı, geçmişi sanki silindi.
Macri, İstatistik Dairesini resmen kapattı, yeniden oluşturulacağı ve düzgün sonuçlar vereceği zamana kadar Arjantin’i rakamsız yönetmeye karar verdi; büyük risk alıyordu! Fakat cesur bir karar…
Karmaşık ekonomik yapıları bulunan toplumların, sağlıklı rakamlar olmadan yönetilmesi olanaksızdır, Macri bunu görmüş bulunuyordu.
Bundan daha önemlisi halkın ve hiç kuşkusuz uluslararası tarafların Arjantin’deki rakamlara güven duymasını istemektedir.
Bir devletin resmî para kuruyla, piyasada işlem gören paranın arasında kur farkı varsa, o ülkenin emin ellerde olduğu söylenemez; Macri sanırım bunu da anlamış bulunuyordu.

Bankada işlem gören Amerikan Doları ile taksiciye ödenen Dolar arasında yüzde 25’e ulaşan fark, Arjantin’in uzun zamandır yalan üzerine kurulu bir istatistik-ekonometri ile idare olunduğunun işaretidir.
Señor Presidente Macri’nin akıllıca davrandığı apaçık görülüyor, zira G-20 ülkeleri arasında bulunan Arjantin’in bu listeye dahi giremeyecek kadar düşük kredi puanları vardır ve ülkesini yalan üzerine yönetmek yerine, gerekirse, 20-Gelişmiş Ülke sıralamasından çıkmayı dahi göze alacak kadar cesur bir adım atmıştır.
Kendi Merkez Bankasına ve parasına güveni olmayan bir halkın başkanı olmak yerine, ekonomide kararlı görünen ve yeniden doğru yazıp çizen istatistik dairesini açmak üzere adımlar atması ABD’nin para ve finans çevrelerinde derhal dikkati çekmiş bulunuyor.
Washington’daki yönetimin Macri’ye güven duyduğu bu yönüyle anlaşılıyor ki, Başkan Obama, bu yıl sonunda bitecek görev dönemi içinde ‘…mutlaka Buenos Aires’e gideceğini, ziyaret edeceğini’ açıklamada gecikmedi.
Buenos Aires’in dedikodu kazanı ise başka türlü kaynıyordu:
Christina yanlısı popülist adaya karşılık ucu ucuna seçimi kazanmış Macri’nin bu kararından çok, Başkan’ın karısı La Primera Mujer-First Lady hakkında yaptığı itiraf her şeyin üstüne çıktı.
Başkan, 41 yaşındaki, Oxford mezunu Bayan Juliana Awada‘nın ¨Yatakta doyumsuz olduğunu, seksi çok sevdiğini, kolayca beraber olduklarını¨ açıklaması üzerine, halk ¨Yorgan altındaki şeyleri anlatacak kadar dürüst ve açık sözlü Başkan’ın istatistik ve ekonomi üzerine yalanlara elbette başvurmayacağı¨ bir gerçek olarak kabul etti.
Suriyeli bir göçmen ailesinin kızı olan Juliana’nın seks yaşamına ait bu itiraf üzerine bir süreliğine gazetecilerin önüne çıkmaması bir yana, kocasına kızıp yatağı geçici olarak protesto edeceğine dair şakalar sokaktaki Arjantinli arasında, şimdi, gırla gidiyor.
Başkan’ı kutlamak lâzım!
Çok şükür ki, sık sık başı ağrıyan, içi sıkılan, oramı buramı elleme gıdıklanıyorum diyen, of pof eden, sırtını dönüp yatan bir karısı yoktur…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.