Yavru vatanda Ankara düşmanlığı

isminin Ankara Çağlayan Parkı olarak değiştirilmesi gündeme geldi ve bazı Kıbrıslı gazeteciler bu değişiklikten rahatsızlıkları ortaya koydular. Ankara düşmanlığının arkasında Türkiye düşmanlığı olup olmadığını bilmiyoruz, ancak bir park isminden bu kadar rahatsız olanlarını anlamak kolay değil.


KKTC siyaset sahnesinin en saygıdeğer kesimlerinde Ankara sokaklarının kokusunu almış çok sayıda değerli Kıbrıslı Türk var. Bunlardan birisi de Ankara’da eğitimini ODTÜ’de tamamlamış KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat. Dışişleri Bakanı Sayın Turgay Avcı, Ankaralı güzel ve akıllı bir bayan olan Özlem Avcı ile evli. KKTC Maliye Bakanı Ahmet Uzun, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye bölümünü bitirdi. Benim de mezun olduğum Mülkiye’nin mermer merdivenlerinin hoş kokusunun burnunda tüttüğünden eminim. KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Sayın Salih Usar, Ankara’da hukuk eğitimini tamamladı. KKTC Tarım Bakanı Sayın Önder Sennaroğlu, Ankara’da Ziraat Fakültesi’nden mezun oldu. KKTC Milli Eğitim Bakanı Sayın Canan Öztoprak, Ankara’da ODTÜ’de psikoloji eğitimini tamamladı. KKTC’de Bakan olarak hizmet eden bu değerli isimlerin ve daha önce de hizmet yapmış bir çok değerli Kıbrıslı Türkün, bir parka Ankara isminin verilmesinden rahatsız olduklarını hiç sanmıyorum.


KKTC’de gazetecilik yaptığını sanan bazı kendini bilmezler, Lefkoşa’daki Çağlayan Parkı’nın “Ağlayan Park” olduğunu yazmak cüretini gösterecek kadar saldırganlaşmış durumda. İçindeki Türkiye düşmanlığını açığa çıkarmak için bundan iyi bir fırsat olur mu?


Konuyu saptırmanın yararı yok. Demagoji yapmayalım. Kimse, Kıbrıslı Türklere Türklük dersi vermeye kalkmıyor. Kıbrıslı Türkler, Türk olduklarını hiç unutmadı ve unutmayacak. Bir avuç Türklüğünü unutana da bir şey dediğimiz yok. Onlar ne olduklarını kendileri düşünsünler.


Kıbrıs Türkleri, Türkiye ile sıkı bağlara dayanan tarihsel bağlarını unutacak aşamaya hiçbir zaman gelmedi. Ne var ki,bu yönde propaganda yapan birileri olduğunu da çok iyi biliyoruz. Rum lideri Hristofyas’ın askeri olmayı içine sindirip de Türklüğünden utanan zavallılara diyecek sözümüz bulunmuyor.


KKTC gazetelerinde yazan bazı kendini bilmezlerin mazerete bakın ki, KTC’nin değerli sanatçılarının isimleri parklara verilmiyormuş. Ne güzel bir saptama. Ay başında çekini aldıkları bazı belediye başkanlarına bir ricada bulunsunlar da Kıbrıslı Türk sanatçılarının ismini koyabileceği parklar yapsın ve hepimiz de bu güzel davranışı alkışlayalım desek, bundan alınacak bazıları olacaktır. Ben burada hiç kimseyi kastetmiyorum, o zat kendisini çok iyi biliyor.


Demokrasi nutukları atarken kimseye meydanı bırakmayanları, KKTC Lefkoşa Türk Belediye Başkanı Sayın Cemal Bulutoğlulları’nı doğru yaptığı işler için alkışlamak cesareti gösteremedikler için değil, siyasal hırsları ve nefretleri gözlerini bağlamış birkaç kendini bilmez oldukları için de değil, Türkiye ile en küçük bağlarımızdan rahatsız oldukları için eleştirmek istiyorum.


KKTC lefkoşa Çağlayan Parkı, Ankara Çağlayan Parkı olarak yaşamaya devam ettiği sürece, Kıbrıs Türklerinin bundan rahatsız olacağını hiç sanmam. KKTC’de kendilerini Türk olarak görmeyenlerin bundan rahatsız olmaları da kendilerini ilgilendirir.


KKTC devletinin tek büyükelçiliğinin bulunduğu Ankara’ya nefret duymanın anlamını çok iyi bilmekteyiz. Bu sevimsiz tepkilerin kaynağını da çok çok iyi algılıyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.