Yazarımız sanatçı Metin Şenergüç’ü yitirdik

Ressam Metin Şenergüç’ü (58) kaybettik. Londra’da yaşayan sanatçı Açık Gazete’ye de köşe yazıyordu.

Metin Şenergüç (Fotoğraf: Faruk Eskioğlu)
Metin Şenergüç, Mehmet Taş, Faruk Eskioğlu ve Cavlı Çulfaz (Fotoğraf: Meltem Aydın)

Şenergüç ile 2 yıl önce söyleşen Faruk Eskioğlu, Şenergüç’ün yaşam öyküsünü şöyle kaleme almıştı:

Sürgün yaşamında ressam oldu: Metin Şenergüç

Metin Şenergüç sürgün yaşamında çocukluk hayali sanatçı olmayı başardı. İngiltere’nin en iyi sanat okullarında üniversite ve lisans üstünü bitiren Şenergüç, toplumdaki bir elin parmaklarını geçmeyen ressamlar arasında. Şenergüç toplumda köşe yazarlığı ile de tanınıyor.

1960’da İzmir’de işçi çocuğu olarak beş kardeşin üçüncüsü olarak doğar. İlkokuldan liseye kadar başarılı bir eğitim yaşamından sonra “Yaşamımın başlangıç noktası” dediği politikayla lisenin son yıllarında tanıştığını anlatan Şenergüç, “Politika her yönüyle yaşamımı belirledi ve yön verdi” diye konuşuyor.

TKP davasından 2 yıl yattığı cezaevi yaşamında üniversite sınavına girer, 12 Eylül darbesini koğuşunda karşılar. Cezaevinden tahliye olduktan sonra tekrar tutuklanacağını anlayınca kaçak yollarla Yunanistan’a gider. Yunanistan’da kendisi gibi pek çok politik Türkiyeli göçmenle karşılaştığını anlatan Şenergüç, “Garip bir şekilde bugün de Yunanistan göçmenler için hâlâ ilk ama son durak değil. Yunanistan’ın tarihsel rolü olsa gerek” diyor.

Yunanistan’da 4-5 yıl politik sığınmacı olarak kaldığını belirten Şenergüç, 1987’de Belçika’nın başkenti Brüksel’de yaşamaya karar verir. Orada yaşayan Türkiyelileri “Çok muhafazakar” olarak tanımladığı Brüksel’de 2 yıl kadar kaldıktan sonra tekrar Yunanistan’a döner, daha sonra bir süre Almanya’da yaşamayı dener.

Üniversite okumak için 1990’de Londra’ya gelen ve sığınma isteyen Şenergüç, toplumun yoğun olduğu Hackney ve Haringey’i mesken edinir. Üniversite öncesi kursları tamamladıktan sonra 1994’de Camberwell School of Art’ın Güzel Sanatlar Resim bölümüne girer. 1998’de de master için St. Martins School of Art’a başlar ve iki yıl sonra mezun olur.

Çocukluk yıllarında ressam ya da mimar olma hayalini fırtınalı ve sürgün politik yaşamına rağmen gerçekleştiren Şenergüç, “Politikanın yanında ikinci bir element daha eklendi. Sanat da yaşamımı belirlemeye başladı, iki ayağım üzerinde yükseldim” diye konuşuyor.

Şenergüç sanatını şöyle anlatıyor:

“İzm’ler hiç bir zaman beni ilgilendirmedi. Yani onlara bir kılavuz gibi bakmadım. İçimden geldiğini, sezgilerimi kovalamayı seçtim. İzlediğim stratejiyi ‘aynılıklar içinde farklılıklar aramak’ olarak özetleyebilirim. Bir ‘şey’i tekrar ediyorum. Bir elin hareketiyle ortaya çıkmış bir çizgi, bir şekil, sembol ya da başka bir şey de olabilir bu. Tekrarlanan şey taaa ki değişime uğrayıncaya kadar. O anı, tekrarlanan neyse onun dönüştüğü noktaya gelince anlayabilirsiniz zaten. İngilizce’de ‘Mark Making’ denilen herkesin eli, çizgisi farklıdır. Onu arıyordum belki de.”

Metin Şenergüç (Fotoğraf: Vehbi Koca)

İngiltere, Yunanistan ve Türkiye’de sergilere katıldığını belirten Şenergüç, “Sanat günümüzde yüzde 20 yaptığın işlerle ilintili, kalanı kendini pazarlamakla… Kapitalist bir ülkede yaşıyoruz. Sanatın metaya dönüşmesi yeni bir şey değil ama sanatçının da bir birey olarak metaya dönüştüğünü görüyorsunuz artık. Galeri sahibi ya da küratör sanatçının yapıtlarını görmeden daha sanatçıyla konuşurken veya sadece CV’sine bakarak bile karar verebiliyor, eğer kendinizi iyi pazarlıyorsanız. Bu açıdan çok yeteneksizim” diyor.

Şenergüç, BK’deki toplumun sanata ilgisi ve toplum içinden çıkan sanatçı oranı ile ilgili sorumuzu da şöyle yanıtlıyor:

“Türkiye’deki toplumsal yapıyı biraz yansıtıyor galiba… Londra’da yaşayan Türkiyeli toplumun oranına göre aslında sanatçı sayısı az değil. Belli bir düzeyde eğitim almış insanlar, eğitimli kesimin bile sanata ilgisi yüzeysel, bilinçli değil. Ancak yüzde 10’unun ilgili olduğunu söyleyebilirim. Bu kesim, sanatsal üretimi satın alma konusunda da sorunlu. Sanatçının haliyle ürettiğini gösterme yanında satma gibi bir sorunu da var. Ne yazık ki ürettiği sanatı ile yaşamını sürdüren bir sanatçı bizim toplumda tanımıyorum. Sadece bizim için değil, genelde sanatçının ‘kaderi’ bu diyebilirim. Bu anlamda bir İngiliz sanatçıyla kaderimiz farklı değil. Sadece sanat üretimiyle yaşayamıyorsun. Ek iş yapmak zorunda kalıyorsun. O zaman da sanat üretimine ayırman gereken zamandan çalındığını hissediyorsun. Bu da insanda tahta-zımpara misali bir yıpratma yaratıyor…”

Açık Gazete’nin de içinde bulunduğu bazı demokrat medyada köşe yazan Şenergüç, “Bazen okuyup yazıyorum, sonra geri çekilip resim yapmaya başlıyorum. Yazmak da yaratıcı sürecin bir parçası benim için” diyor.

___________________

ŞENERGÜÇ’ÜN SON KÖŞE YAZISI: Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor; ‘Gezi’ hayaleti
https://www.acikgazete.com/ingiltere-avrupada-bir-hayalet-dolasiyor-gezi-hayaleti/

AÇIK GAZETE: Metin Şenergüç dostumuzu erken yitirmenin acısı içindeyiz. Türkiye ve İngiletere’deki toplumumu için çok büyük bir kayıp. Metinsiz hep eksik olacağız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.