Yazın haşema, kışın heşofman

Bazen öğlenleri biraz hareket olsun diye Fatih’e yürüyorum. Bu yürüyüşlerim sayesinde tesettür giyimdeki yılın modasını ilk öğrenenlerden biri olduğumu söyleyebilirim. Dün buradaki mağazaların birinde tesettürlü hanımların rahat spor yapabilmeleri için tasarlanmış eşofman benzeri bir giyim gördüm. …ve tesettür modasının sınırlanın ne kadar genişlediğine tanık oldum.


Gerçi birkaç hafta önce televizyon kanallarından birinde adı “heşofman” olan bu giyimin tanıtımı yapılmıştı. Sanırım bir haber programıydı. Heşofmanı tasarlayıp üreten firmanın sahibi “Çok talep var, internet üzerinden acayip sipariş alıyoruz” demişti.


Ana teması örtünme olan heşofmanın değişik tasarımları, değişik renkleri var. İğne kullanmadan başı örtecek pratik bir türbanı ve üst kısmının dize kadar uzun olması sayesinde tesettürlü hanımların her yerde spor yapmasına olanak tanıyor. Tesettürlü sportif hanımları spor salonlarında ve sokaklarda artık heşofmanlarıyla göreceğiz.


Bu yeni tesettür giyimi bana sevgili hocam Metin Erksan’ın bundan yedi sekiz yıl önce Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan “Türban ve Yeniçeri Ocağı” adında bir yazısını hatırlattı. Yazısında türban olayının ardında yatan ekonomik nedenlere deyiniyordu, bunu da Yeniçeri Ocağı örneğiyle anlatıyordu. Yazıdan alıntı yapmadan önce kısa bir hatırlatma yapmak istiyorum. Tarihe ilgisi olanlar bilirler; Yeniçeri Ocağının yerine Nizam-ı Cedit ordusunun kurulması, Yeniçeri Ocağının ve bu ocaktan beslenenlerin ekonomik düzenini bozduğu için Kabakçı Mustafa önderliğinde Yeniçeri isyanı başlamıştır. Şimdi yazıda verilen örneğe dönelim. Örnek şöyleydi:


“…Nizam-ı Cedit ordusunun kurulması Yeniçeri Ocağının ve Yeniçeri Ocağının çevresindeki çıkarcıların ekonomik düzenini yok etmiştir. Ekonomik düzeni bozulan Yeniçeri Ocağı 25 Mayıs 1807’de Yeniçeri askeri Kabakçı Mustafa önderliğinde bir isyan başlatır. Bu isyanın gerekçelerinden biri çok anlamlıdır. Şöyle ki; ‘Nizam-ı Cedit askerinin giyimi kafir taklididir. Bu giyim Şeriat karşıtıdır.’


III. Selim devletin içinde bulunduğu savaş durumunu düşünüp eşsiz bir vatanseverlik yaparak Nizam-ı Cedit askerini kullanıp Yeniçeri isyanını bastırmaz. Yeniçeri Ocağı ve ulema 28 Temmuz 1808’de III. Selim’i öldürür. Yeniçeri Ocağı ve irtica, devlet savaşlarla uğraşırken, İstanbul büyük yangınlar içinde kül olurken kargaşayı sürdürür.


II. Mahmut saltanat döneminde çok yaşamsal bir karar verip 15 Haziran 1826 günü Yeniçeri Ocağını yok eder.


Türban ve İslami giyim üstünde oynanan ‘Şeriat düzeni getirme’ oyunu bana Yeniçeri Ocağı’nın bozuk düzeninden çıkar sağlayan ekonomik çevreyi, esame alım satımını, ocak bezirganlarını, sarraf faizcilerini anımsattı.” der Metin Erksan o yazısında.


Bu yazı bana bugün yaşananların dünden farklı olmadığını gösteriyor. O günün koşullarında Yeniçeri Ocağının yıkılmasıyla belli bir çevre ekonomik olarak sarsılmış ve ülkenin içinde bulunduğu kötü koşullara aldırmadan, sadece kendi çıkarları için isyan başlatıp ülkeyi daha da dar bir boğaza sürüklemiştir.


Günümüz koşullarına gelirsek, görünen o ki, tarih tekerrürden ibaretmiş. O gün Yeniçeri Ocağının yıkılmasıyla ekonomik olarak zora düşen kesim, Nizam-ı Cedit ordusunun kıyafetini kafir kıyafeti olarak görüp isyan başlatırken, bugün de türban tartışmalarını dinsel malzeme olarak göstererek ekonomik ve siyasal çıkar sağlayan bir kesim ülkeyi krizin eşiğine getirmekten çekinmemektedir.


Bugün türban ve İslami giyim için her yıl trilyonlarca para ödeniyor. Tesettür için yapılan akıl almaz boyuttaki ödeme birilerinin ekonomik çıkarıdır ve bu dev birikim dinle ilgisi olmayan türban ve tesettür propagandası yapanlar tarafından kullanılmaktadır.


Birileri tesettür giyim adı altında korkunç paralar kazanmaktadır. Her yıl tesettür defileleri yapılarak yılın modası belirlenmektedir ve bu kişiler bu dev potansiyelin kaymağını yiyebilmek için pazarlama stratejileri belirlemektedir.


Son yıllarda, eskiden olmayan yeni tesettür kıyafetlerinin türemesinin nedeni budur. Örneğin yaz aylarında haşema denilen tesettür mayosundan birileri büyük kazanç elde etmiştir ve etmektedir. Son günlerde çıkan heşofman da aynı amaç için tasarlanmıştır.
 
Tesettür giyim sayesinde çok büyük rantların döndüğü geniş bir sanayi ve ticaret kapasitesi oluşturulmuştur. Bu çok büyük bir para gücüdür. Bu sanayinin ve ticaretin yaşayabilmesi için türban ve diğer İslami giyim objelerinin var olması gerekmektedir. Dinselliğin siyasallaştırılmasının altında yatan etkenlerden en büyüğü işte budur. Bu paranın gücüdür.


 


*Yazarın diğer çalışmaları için www.birsenaltiner.com


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.