Yemekteyiz!

Kamera önünde programa katılanlar dedikodu yapıyorlardı, sonra dedikodu yaptıkları kişinin yüzüne gülüyorlardı. İşte ülkemin insanı! Masadan kalkan kim olursa olsun, onun arkasından konuş, üstelik tanımadan!
 
Yemekteyiz programı bir standardı içinde barındırıyor. (Program yurtdışından ithal edilmiştir, çünkü yurtdışında da değişik ülkelerde benzer programlar var. Son yıllarda yurtdışından program alıp, bize uyarlamak moda oldu. Düşünmeden ithal et, ‘garantili’ rating listesine gir!) Çatal şöyle olacak, şurada duracak. Tabaklar şöyle konulmalı gibi bir sürü kural. Kim belirlemiş bu sofra kültürünü? Elbette köylü Mehmet ağa değil, dışarıda bir kültürün ürünü olarak doğmuş ve gelişmiş. Bizim için yabancı bir durum. Yabancı olduklarımıza ne kadar çabuk alıştık ve benimsedik. Hatta o kadar benimsedik ki, kendi ulusal değerimiz ilan ettik. Kuru fasulye öyle olmadı mı? Milli içkimiz olan rakımız, o kadar çok milli değerimiz var ki, çoğu bize ait değil! Olsun, milli oldu ya, onları savunmak can borcumuzdur.
 
Yemekteyiz programı milli yemeklerimizi de sofraya getirilişini, yapılışını kameralar aracılığı ile izliyoruz. En azından evde yemek yapan erkek resmi ekrana yansıması bile güzel. Erkek imajını bozuyor, bu durumda milli erkeklerimiz neden itiraz etmediler anlamadım! Erkek ancak ve ancak yemek yapmayı ya asker ocağında yapar ya da lokantada! Kadın aşçı olmaz, o yüzden oraları erkeklere kalmıştır! Hatta bir kasabanın erkekleri potansiyel aşçı olarak görülür, oradan nedense başka meslekler çıkmaz! (Öyle olup olmadığını bilmiyorum elbette, latife olsun diye öyle yazdım, fazla ciddiye almayın efendim!) Lokantalar demek ki eskiden sadece erkelere aitti! (Bizler erkek toplu değimliyiz, bazı şeyler bizi bozar diyerek nara atan sokak kabadayıları yok mu oldular? Bozulduk, çok bozulduk, değer filan da kalmadı!)
 
Yemekteyiz programı bizim ne kadar insanın arkasından konuşan bir millet olduğumuzu gösteriyor. Yemek eleştirisi yapmayı bilmeyen ne yapar, adamın hareketlerini eleştirir, o yüzden program yemek yapmaktan çok, nasıl misafir ağırlanıra doğru geçiş yapıyor. Bir de ne kadar bencilleştiğimizi de gösteriyor, çünkü başkasını beğenmeyen bir tipoloji ortaya çıkarıyor. Sadece kendi yaptığının en güzel olduğunu düşünen bencil olmazda ne olur?
 
Yemekteyiz programı bilmeden gerçek yüzümüzün ekrana yansıması olmasın! Gerçi, yemekteyiz programına bakamıyorum, çünkü o saatlerde başka kanallarda izlediğim diziler var. İzlemek için ekranın karşısında oturduğumda, beklediğim diziler haber verilmeden yayından kaldırılmış oluyor son dönemde, o yüzden yerine konan filmlere bakar oldum.
 
Yemekteyiz programı ucuz bir programdır, fazla kurguya gerek duyulmayan, en az insan ile yapılan bir çalışmadır. Oraya konuk olanlar acaba programa katılmak için bir ücret ödüyorlar mı? Fakat benim gördüğüm, ekranlar artık ucuz ve seyirci çeken programlar medya sahipleri tarafından isteniyor, bu sayede kasalarından para çıkmış olmuyor diye düşünüyorum.
 
Yemekteyiz programı bakalım hangi yüzümüzü ekrana taşımaya devam edecektir?!



http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

10 + 12 =