Yeni bir karmaşaya doğru

Ortada bir metin dolaşıyor. Ancak nereden çıktığı, kimin hazırladığı, ya da hangi aşamada olduğuna ilişkin bir bilgi yok. Alt alta yazılmış bazı maddeler sadece. Bu metni sahiplenen, evet biz hazırladık diyen de yok.

Şimdi bu metin dolaylı yollarla, sosyal tarafların eline de geçmiş olabilir. Ve mutlaka üzerinde de, ciddi olarak çalışıyorlardır. Ancak nasıl bir açıklama yapacaklar. Bizler kadar, onlar da herhalde ne yapacakları konusunda tedirgindirler.

Bu metin resmen ellerine ulaştırılmış olsa, görüş belirtecekler. Ancak ulaştırıldığına ilşkin bir açıklama dahi yok. Peki bu metin üzerinde bir açıklama yapsalar. Bu metin nerden çıktı bizim haberimiz yok açıklaması ile karşı karşıya gelebilirler.

Yineliyelim. Bir kez daha yineliyelim. Genel gerekçesi ve madde gerekçeleri belirtilmiş, maddeleri düzenlenmiş, bir Bakanlık Tasarısı Taslağı yine YOK.

Ortalıkda dolaşan metne bakıyoruz. Neresinden ele alalım ki. İş Yasası’nda değişiklik yapıyor. İş Mahkemeleri Yasası’n da değişiklik yapıyor. Sosyal Güvenlik Sistemi’n de değişklik var. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası’n da değişiklik var. Başka yasalarda da değişiklikler var.

Bu değişiklikler ne amaçla, nereye varılmak için yapılıyor belli değil. Okuyunca ne anlama geldiği ve uygulamaya nasıl yansıyacağına ilişkin, farklı farklı yorumlara gidebilirsiniz. Hukukçular ise bu metinleri, çelişkilerinden dolayı hallaç pamuğu gibi atabilirler

Yani sorun çözülmüyor. Daha karmaşık ve işin içinden çıkılmaz hale geliyor. Sistem dışı arayışlar var olan sistemi de, neredeyse arar hale getirebilecek.

Her geçen gün artan taşeronluk uygulamalarına ilişkin, sorunu çözümlemek amacıyla, bir yasa çıkarılmak isteniyor mu. Ne yapılacak.

1. Önce KARAR verilecek. Bir yasa değişikliği yapacağız.

2. Sonra, amaç belilenerek GEREKÇE yazılacak. Biz bu yasayı, uygulamadaki şu sorunları gidermek için çıkarıyoruz diye.

3. Bu amaca ulaşmak için, MADDELER belirlenip, düzenlenip, yazılacak ve bu maddelerin gerekçeleri belirtilecek.

4. Bu metin sosyal taraflara iletilerek, GÖRÜŞLER alınacak. Bu görüşler çerçevesinde metin yeniden düzenlenecek.

5. Sonra bu metin, diğer Bakanlıkların görüşlerine sunularak, ÖNERİLERİ ve KATKILARI alınacak.

6. Bu aşamada da Bakanlık, gelen öneri ve görüşleri, katkıları değerlendirip, değişikliklerle, TASARI TASLAĞI hazırlayacak.

7. Tasarı Taslağı’nı, Başbakanılğa gönderecek. Başbakanlık uygun görürse, Bakanlar Kurulu’nun GÜNDEM’ine, görüşülmek için koyacak.

8. Bakanlar Kurulu’nun yapacağı değerlendirme ve değişikliklerden sonra, yeni metin oluşacak ve TBMM’ne gönderilecek, metin artık TASARI olmuş olacak.

9. TBMM bu metni işleme alıp, komisyonlara iletmesi ile, bu metin açıklanıp, kamu oyunun bilgisine de basın yoluyla sunulmuş olacağından, sosyal taraflar, akademisyenler ve ilgililer tarafından da tartışıp değerlendirilecek.

Şimdi bunların hiç birisi yapılmadan, TBMM’ne bir metin Tasarı veya Teklif olarak iletildiğinde, bir torba yasanın içine konularak geçekleştirilme durumunda mı olacak.

TBMM, bu Yasa’yı kabul edip, Cumhurbaşkanlığı’na gönderdiğinde, onaylanırsa, Resmi Gazete de yayımlanır ve Yasa yürürlüğe girer.

Uygulama ile birlikte biz de tartışmaya başlarız. Yeni bir karmaşanın içinde kendimizi bulur, sonra bunu nasıl düzelteceğiz, nasıl değiştireceğiz diye, yeniden tartışmaya başlarız.

Çalışma yaşamını düzenleyecek yasalar, bu şekilde “ben yaptım” anlayışı ile uygulama alanı bulamazlar. Bu karmaşadan kendimizi korumak gerekir. Bir sürprizle karşılaşmayız umarım. Ama bir şeyler gelecek gibi bir hava estiriliyor. Aman DİKKAT.

__________________

* Ankara. 13 Mayıs 2014. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

eleven − 3 =