Yeni Meclis’de sendikacılar olacak mı?

İSMAİL BAYER – Seçim var, seçim. Gündemin baş konusu seçim. TBMM’nde 450 değil, 600 Milletvekili olacak. Siyasi partilerin aday listeleri belli oldu. Şu an TBMM’ nde çoğunluğu iktidar partisinden olmak üzere, 20′ yi aşkın sendika ve konfederasyon başkanı, yönetici, uzman veya değişik görevleri olan sendikacılar var.
Bu sendikacıların etkinliğini bir yana bırakalım. Yeni dönemde, bu denli sendika kökenli, milletvekili TBMM’ nde görev alabilecek mi? Bu soruya yanıt arayalım.
İktidar olan AK Parti’den başlayalım. Hak-İş ve Memur-Sen Konfederasyonlarında başkanlık yapmış TBMM’nde olan sendikacılar, bu dönem aday gösterilmedi. Bu konfederasyon ve bağlı sendikalarda, seçilmiş olarak yöneticilik yapan, uzman olarak çalışan, akademisyen olarak görev alan, bir çok sendika kökenli milletvekili de, yeni dönemde aday gösterilmedikleri için, artık TBMM’nde olamayacaklar.
Şu anda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak görev yapan bayan Bakan, yeniden TBMM’ nde görevde olacak. AK Parti içinden tek sendikal kökenli Milletvekili olma görevini sürdürebilecek. Ankara Milletvekili olarak görev yapan Bakan, bu kez Adana Milletvekili olarak TBMM sıralarında yer alacak. Bir dönem, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu ‘nda uzmanlık yapan, sonra bir işçi konfederasyonu olan Hak-İş Konfederasyonu’ nda da uzman olarak görev yapan, bu konfederasyona bağlı bir sendikanın Başkanlığını da yapan Bakan, sendikal kökenli bayan olarak da, ikinci Bakan olma sıfatını da taşıyor.
AK Parti içinde, sendikal kökenden gelen başka milletvekili adayı, bu dönem listelerde bulunmamaktadır. Bakan’ın seçilecek bir sırada olması sonucu, sendika kökenli olarak, bu kez Milletvekili konumu ile yeni dönemde, TBMM’nde tek olarak,  AK Parti’den ve bayan Milletvekili olarak izliyeceğiz.
Sınırlı sayıda olsa da, CHP içinde de şimdi TBMM’nde görev yapan, Türk-İş ve DİSK kökenli üç sendikacı da bu dönem yeniden aday gösterilmedi.
CHP aday listesinde, bu gelecek dönem için sendika kökenli tek kişi, DİSK Genel Başkanı aday gösterildi. TBMM’nde görev almak isteyen ve aday adayı olarak seçime katılmak isteyenler de, aday listeleri açıklandığında listelerde isimlerini göremediler. Görevlerinden istifa ederek aday adayı olan bu sendikacıların tümü listelere bile giremenin sıkıntısını, doğal olarak çekiyorlar ve tepkilerini de belirtmekten geri kalmıyolar.
CHP sıralarında yeni dönemde, sendika kökenli tek milletvekili olarak, istifa eden DİSK Genel Başkanı’ nı izliyeceğiz.
MHP’ ye gelince, saptayabildiğimiz kadarıyla bu dönemde milletvekili olmadığı gibi, yeni dönem için listelerde yer alan sendika kökenli Milletvekili adayı isimlere rastlıyamadık.
Yeni kurulan İYİ Partiye gelince, önceden Türk-İş Genel Başkanlığı da yapan, uzun bir sendikacılık deneyimi olan bir sendikacı da, listelerde kendine yer bulamadı. Yine saptayabildiğimiz kadari ile sendika kökenli milletvekili olmak isteyen isimlere de, listelerde rastlanmadı.
Yeni dönemde bu durumda, TBMM’nde iki sendika kökenli milletvekili görev alacak.
AK Parti’den yeniden Milletvekili olacak olan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile ilgili olarak, Bakanlık dönemini değerlendirmeyi bir başka yazıya bırakarak, yeni dönem içinde başarılar dileyelim.
CHP sıralarında olacak olan tek sendikacı DİSK Genel Başkanı için ise yeni bir dönem başlıyor. Başarılar dileyelim.
Ancak, DİSK Genel Başkanı’ na, CHP’den milletvekili olması isteminin bireysel olarak iletilmiş olması, Başkanı’ nda bireysel olarak istifa edip, aday adayı olması ve listelerde seçilecek yerde olmasına karşın, tartışmalar da bitmiyor.
Şöyle ki, DİSK Yönetim Kurulu’ nda bu konunun görüşülerek adaylığına onay verilmesi bir yana, kararın verilmesinden sonra, Yönetim Kurulu’nun haberdar olması ciddi olarak eleştiriliyor. Ve izleyebildiğimiz kadarıyla, DİSK’in bu konuda destek olma konusunda, açık bir tavır sergilemediğini de görüyoruz.
DİSK Yönetimi içinde, seçilerek görev yapan ve TBMM’ nde CHP’den ön seçimi de başarı ile atlatarak gelen Milletvekili’nin, bu dönem aday bile gösterilmemesi ve o bölgeden DİSK Genel Başkanı’nın aday gösterilmesi de diğer bir eleştiri konusu olarak gündemde yer alıyor.
CHP sıralarında TBMM’ nde milletvekili olarak görev yapacak olan, eski DİSK Genel Başkanının işi bu nedenle biraz zor diyebiliriz.
Bu zorluklar, başka bir açıdan değerlendirildiğinde başarı için hem de önemli başarılara imza atmak için bir avantaja dönüşebilir.
Önümüzde ki yıllarda, çalışma yaşamının yoğun olarak gündeme geleceğini şimdiden belirtebiliriz. Bu konularda sendikacı kökenli milletvekili olarak yapacağı çıkışlar, eleştiriler ve öneriler çok önem kazanacaktır.
Burada bir başka önemli konuyu da açıklıkla belirtmekten kaçınmayalım. Bir tercih yapılması gerekiyor. Öne çıkacak kimlik, sınıfsal bir kimlik mi olacak, yoksa etnik bir kimlik mi olacak. Bu tercih çok ama çok önemli.
Yarım asırlık bir döneme kısaca bakarsak, Türk-İş, DİSK ve HAK-İŞ’den Başkan olarak ya da bağlı sendikalarda görev alan bir çok sendikacı milletvekili olduğu gibi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı da oldu. Ama iz kim bıraktı, yada sendikal kimliklerine ters bir çok karara nasıl imza attılar. Söylemleri ne oldu. Dönemlerinde nasıl bir gelişme yada geriye dönüş gerçekleşti. Bunları öncelikle değerlendirmesinin yararlı olacağı düşüncesindeyiz.
CHP sıralarından çalışanlar ve çalışma yaşamına ilişkin yapılacak çıkışlar, değerlendirmeler ve öneriler, CHP’ne de önemli katkı sağlayacaktır. Ak Parti kanadından, geçen 15 yıla baktığımızda, olumlu gelişmeler, ileriye  yönelik adımlar atılması konusunda, ne yazık ki pek iyimser olamıyoruz.
Bu durum çok önemli. Ve TEK SES olmanın hakkını vermek gerekiyor.
CHP sıralarında, sendikacı kimliği ile görev yapan, bir dönem Çalışma Bakanlığı da yapan, ışıklar içinde olsun BAHİR ERSOY’un şu sözünü özellikle hatırlatmak istiyoruz.
“Ben milletvekili, bakan olmadan önce, asıl kimliğim sendikacılık, bunu hiç bir zaman ikinci planda tutmadım”
_________________
İsmail Bayer. 22 Mayıs 2018. İstanbul.  ismail.bayer1@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here