Yeni Rum Dışişleri Bakanı ile ‘birleşik Kıbrıs’ öldü

Son 15 yılın Kıbrıs Rum Dış İşleri Bakanı Yorgos Yakovou, AKEL’in temsilcisi olarak atandığı Papadopulos hükümetinde, bir nevi yumuşatıcı rolü oynuyordu ve Papadopulos’un aşırı şövenist isteklerini ve eylemlerini frenleyebiliyordu.


Bu yumuşatıcı Yakovou faktörüne rağmen Papadopulos Cumhurbaşkanı seçildiği günden beri Türklere karşı aşırı milliyetçi ve olumsuz tavrını sürdürdü,  24 Nisan 2004 tarihindeki referandumda “HAYIR” dediler ve Üniter Rum Devleti istediklerini de her fırsatta ortaya koydular.  


Tassos N. Papadopoulos, dış ilişkilerin başına en güvendiği çalışma arkadaşlarından birini getirdi. Şimdi sahnede Yorgos Lillikas var.


Lillikas nihayet muradına erdi ve “Dışişleri Bakanı” olarak atandı. Görevini resmen  13 Haziran günü devralacak. Zaten uzun zamandan beri fiilen Papadopulos’un has adamı olarak perde arkasından sürdürdüğü Dışişlerinin başında artık resmen kendisi olacak. Perdeye gerek kalmadı.


Daha evvel perdenin önünde sahte barış şarkıları söyleyen AKEL vardı ve  Dış politikada Yorgo Yakovou üstünden cılız da olsa bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Şimdi o da bitti.
Bence “Perde yıkıldı eyledi viran”. Yakın gelecekte ne perde kalacak ne de tiyatro.


Lillikas daha çok değil birkaç yıl evvel hızlı bir solcu ve Kıbrıs’ta “Federasyon” isteyen en önemli simalardan birisiydi. Bütün mücadelesi Türklerle ortak devlet kurmak istemeyen, federasyona sempatik bakmayan Papadopulos’un partisi DIKO ve Glafkos Klerides’in partisi DISY’lilerleydi. Hayatı onları ikna etmekle geçiyordu.


Sonra ne olduysa oldu, 2003 yılının Şubat ayında DIKO adayı Papadopulos seçimi kazanınca aniden bizim hızlı solcu ve Federasyonist Lillikas, sağcı ve milliyetçi oldu.


Kısa zamanda da milliyetçi cephenin elle tutulan, güvenilir siyasetçilerinden biri haline geldi. Çoğu fırıldakta görüldüğü gibi, kısa sürede kraldan daha kralcı oldu ve daha dün kavga etmekten çekinmediği milliyetçiler nezdinde itibarını artırmayı başardı ve göze de girdi.


Lillikas’ın büyük oynadığını da rahatlıkla söyleyebilirim. Gözü Papadopulos’un yerinde. Zaten Papadopulos’un Şubat 2008 seçimlerini görebileceği de şüpheli. Sağlığı çok iyi değil. Çok yönlü kanser tedavisi görüyor ve böbrekleri de neredeyse iflas etmiş durumda.


Lillikas, referandum süreciyle ilgili olarak “bizim için önemli olan ülkemizi kurtarmaktı ve bunu başardık.” demişti. Ülkesini azınlık tabir ettiği Türklerden kurtarmıştı. Aynı zamanda Kıbrıs’ın AB üyeliğini de savaşta düşmandan ele geçirilen bir mevziiye benzetiyor. Çarpıştığı düşman da “Türkiye”.


Bence Lillikas, yaptığı evlilik ve beş parası yokken edindiği akıl almaz servetten sonra bu düzenin bozulmaması için, Rum toplumunu adanın bölünmesine doğru sürükleyecek ve o yönde çalışacak.


Bilin bakalım Lillikas ilk resmi ziyaretini nereye yapıyor. Tabi ki Atina’ya. Lillikas 22 Haziran’da Dışişleri Bakanı olarak ilk ziyaretini Atina’ya gerçekleştirecek ve Dora teyzesinden talimat alacak. Ya da onu işleri çıkmaza sürmeye yönlendirecek. Siftah COREPER’de.


______________


* Prof. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fifteen + 7 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.