Yeni yıl…

Her geçen yıl bir sonraki yıla daha donanımlı girmemizi sağlıyorsa, bir önceki yılda dost sayımız artmışsa, arkada bıraktığımız yıl eğer  bizleri daha hoşgörülü yapmışsa  illüzyonist etkisi bilinen zamanı iyi kullanmışız demektir.

Bu geri bıraktığımız yıl içinde her anımızı iyi değerlendirmişiz demektir.
Zamanın güzel tılsımını yakalamışız demektir.
O güzellliğin tadını çıkarmayı başarmışız demektir.

Geçtiğimiz yıl sonuç olarak geride kaldı.
Gelelim yeni yılımıza.
Falcılık yapmıyorum.
Tam bir yıldır burada yazıyorum.
Krizin patlak verdiği günden bu yana, yani son iki yıldır ülkemizde ekonomik önlemler açısından bir tek çivi çakılmadı.
Önlemler alınmayınca krizin etkisi daha yüksek dozda kendisini hissettirecek.

Ve 2009 yılı oldukça sancılı geçecek.
Bu biliniyordu.
Dünyada başgösteren bu  kapital krizi, bir şekilde gezegenimizdeki süregelen ekonomik dengeleri bozdu.
Doğaldır ki kalkınmakta olan ülkeleri daha fazla etkisi altına aldı.

Zaten başımıza ne geliyorsa zengin ülkelerin şımarıklığı ve arsızlığı ve açgözlülükleri  yüzünden geliyor.
Bu kez da dünya finansını yönetenler, süper zengin ülkelerin dev şirketlerin yöneticileri ve bu sistemin tüm püf noktalarını bilen açgözlü Ceo’ları krize neden oldular..
Onlarca milyon dolarları (ayda 60 veya 70 milyon dolar, hatta yılsonu primleri ile yıllık kazançları bir milyarı bulanların olduğu iddia ediliyor) ceplerine koyan Ceo’ların sihirbaz olduğunu sananlar, şimdi yana yakıla yanıldıklarını söylüyorlar ama iş işten geçmiş durumda.
Sistemin dipten gelen sarsıntısını hissettiler belki ama bu egoist Ceo’lar bile bile felakete çanak tuttular.
Sonunda sistemin tgemel taşları yerinden oynadı ve serbest ekonomi  şimdi dünyada tartışılır noktaya taşlındı.

Tabii Türkiye’yi yönetenler, üretmeden tüketim çılgınlığına izin verdikleri, hatta teşvik ettikleri için kıtkanaat geçinenleri bataklığa sürüklediler.
İhracat gelirleri, iştahları kabarttı.
Çin’de üretilip sofralarııza sunulan ucuz sarmısak ithaliyle nereye gidildiğini farketmediler.
Sonunda lastik patladı.
Üretmeden tüketmeye yönelen halkımız kredi kartlarına sarıldı.
Dahası kredi kartı bataklığına saplandı.
Krizin ilk dalgası gelip dolar zirve yapınca, gece 100 lirayla yatan fakir fukara, sabah kalktığında parasının 60 liraya indiğini farketti.
Geçmiş olsun.
Milyonlarca insan bir gecede fakirleşti.

Demem o ki..
Yeni yıl acıların artttığı yıl olabilir.
Bizler bu acılardan ders çıkarma yanında, yüksek moralli olmak zorundayız.
Beklemekten başka yapacak fazlaca bir şey yok.
Sadece yorganımızın ölçüsüne bir kere daha göz atacağız.
Ayağımızı yorgana uyduracağız.
Ve sevgiyi rehber edineceğiz yıl boyunca kendimize.
Parasız kalsak da sevgi biriktireceğiz.
Sevgi stoğunun artması ferahlık sağlar.
Bu, ruhumuza iyi gelir.
Emin olun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twelve + nine =